Demokratik Suriye Güçleri (QSD), ‘Fırat’ın Gazabı’ adıyla DAİŞ çetesinin başkent olarak ilan ederek, sisteminin pilot kenti haline getirdiği Reqa’nın özgürleştirmesi hamlesi başlattı.

QSD Genel Komutanlığı, dün düzenlediği basın açıklamasıyla “Fırat’ın Gazabı (Xezeba Firatê)” adıyla başlattıkları hamlenin kapsamı ve amacı hakkında bilgilendirme yaptı. Reqa’nın kuzeyinde bulunan Eyn Îsa kasabasına bağlı bir bölgede Cîhan Şêx Ehmed tarafından okunan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Demokratik Suriye Güçleri Genel Komutanlığı olarak, dünyanın başına bela olan terörün temsilciğini yapan DAİŞ çetesine karşı, sözde hilafetin merkezi olarak adlandırdıkları Reqa’ya karşı özgürleştirme hamlesi başlattığımızın müjdesini veriyoruz.

5 kasım gecesi başladı

Özgürleştirme hamlesi 5 Kasım gecesi başladı. Reqa’nın özgürleştirilmesi hamlesi esnasında güçlerimizin koordineli bir şekilde ilerlemesi için ‘Fırat’ın Gazabı Eylem Odası’ oluşturuldu.

Bu vesileyle demokratik güçlere, bölge halklarına, Suriye halklarına ve özellikle Reqa halkına operasyonumuz başarıyı garantileyene kadar mücadele edeceğini ve terörün başkentinde çeteleri çembere alarak ardından düzenleyeceğimiz operasyonlarla özgürleştireceğimizi belirtiyoruz. 

Kobanê, Girê Spî, Hesekê, Hol, Şedadê ve Minbic’de nasıl başardıysak Reqa’da da başarağız.

QSD çatısı altındaki kahraman Kürt, Arap, Türkmen savaşçıları, YPG/YPJ savaşçılarının ve Uluslararası Koalisyon güçlerinin aktif katılımı ile başarılı bir şekilde tamamlanacaktır.

Bir kez daha uluslararası güçlere, DAİŞ çetesinin işgali altında olan bölgelerin özgürleştirilmesi hamlelerinde  yer alarak bu onurlu mücadeleye lojistik, askeri ve manevi destek sunarak katılmaya çağırıyoruz.

Yine insan hakları ve insani yardım örgütlerinin Reqa halkının DAİŞ çetesinin işgali altından kurtarmak için görev ve sorumluluklarını yerine getirmeleri çağrısında bulunuyoruz.

Son olarak, kahraman halkımızın, çetelerin bulunduğu alanların güçlerimizin ve Koalisyon güçlerinin hedefi olacağından kaynaklı bu alanlardan uzak durmaları, kurtarılan alanlara kendilerini ulaştırmaları ve güçlerimize katılarak bizlere destek sunmalarını istiyoruz.”

İki aşamalı olacak

QSD Sözcüsü Telal Silo da AFP’ye yaptığı açıklamada, operasyonun iki aşamalı olacağını, ilk olarak Reqa’nın kırsal bölgelerinin kurtarılıp kentin izole edileceğini, sonra da kentin kontrolünün ele geçirileceğini söyledi. QSD’nin Reqa operasyonu için ABD liderliğindeki Koalisyon’dan tanksavar füzeleri de dahil olmak üzere yeni silahlar aldığını söyleyen Silo, “Savaş kolay olmayacak ve kesin, dikkatli operasyonlar gerektirecek. Zira DAİŞ, Reqa’yı kaybetmesinin Suriye’de işinin bittiği anlamına geleceğinin bilinci ile kalesini savunacak” dedi.

Reqalılar çoğunlukta

QSD Komutanlarından Cîhan Şêx Ehmed, basın açıklaması sonrası basın mensuplarının sorularını da yanıtladı. Hamleye katılan savaşçıların çoğunluğunun Reqa ve çevresinden olduğunu kaydeden Şêx Ehmed, diğer bölgeleri hatırlatarak, işgalden kurtarılan kentin kendi halkı tarafından yönetileceğini vurguladı. 

QSD’nin tüm bileşenleri ve elbette YPG/YPJ ile Uluslararası Koaliasyon güçlerinin aktif olarak katılacağı hamleye, QSD çatısı altında katılacak şu güçlerin özellikle altını çizdi: Lîwa Siqûr El-Reqa, Lîwa El-Tehrîr, Lîwa Şuheda El-Reqa, Tugaya Şuheda Hemam El-Turkman, Lîwa Ehrar El-Reqa, Siwaar Til Ebyed olmak üzere  çok sayıda Türkmen, Arap ve Kürt güçleri katılıyor.

Hamlenin ilk mermisi

Savaşçıların operasyonunun startını verdikleri ilk köy, El-Leqta oldu. El-Leqta köyü, Reqa’nın 45 km kuzeyine düşüyor. Köy, DAİŞ elemanlarının Eyn Îsa kasabası ve Girê Spî kentine dönük saldırılarını gerçekleştirdiği yer olması nedeniyle önem taşıyor.

11 kilometre ilerledi

QSD komutanı Rojda Felat, önceki günden beri yaşanan çatışmaların, dün öğleden önce itibariyle bilançosunu açıkladı. Eyn İsa kolunun Reqa’ya doğru 10 kilometre ilerlediğinin; Silûk kolunun ise 11 kilometre ilerleyerek birçok köy ve mezrayı denetim altına aldığını paylaşan Felat, şöyle devam etti: “Operasyonlarda Wehîde, Um Sefa köyü ve Qirtaca, Westa, Heran, Cera mezraları başta olmak üzere çok sayıda köy ve mezra özgürleştirildi. Bu bölgede, güçlerimize dönük bombalı araç saldırıları engellendi. Araçlar içindekilerle birlikte imha edildi.”

Bölgedeki ANHA muhabirlerinin verdiği bilgilere göre, dün öğle saatlerinde Leqta köyündeki kontrol noktası ve köyün tamamı DAİŞ’ten temizlendi.

Hilafetin sonu

Rojda Felat, halkın rüyasını gerçekleştirdiklerini belirterek, “Bu tarihi hamle halkların kardeşliğini temsil eden ve federal sistemi destekleyen bir atılım olduğu için DAİŞ’e büyük bir darbe vuracak ve hilafetinin sonunu getirecek. YPJ’nin QSD çatısı altında güçlü bir katılım gösterdiğini ve aynı zamanda en ön cephede yerini alacağını kaydeden Felat, “Bu hamle bir önceki hamlelere de benzemeyecek. Çünkü bu hamle, çeteleri bölgede silip süpürecek ve Ortadoğu’da DAİŞ’in karanlık dönemini kapatacak” diye konuştu.

Savaşçılar ne dedi?

Xalid adlı savaşçı, DAIŞ’e karşı savaşmak için bütün hazırlıklarını tamamladıklarını belirterek, “Reqa yeniden özgür yaşayacak” dedi. 

Mihemed Menşûr adlı savaşçı ise operasyonun önemine dikkat çekerek şöyle konuştu: “Hedefimiz, Suriye halklarının barış ve güven içinde yaşayabilmesi için, DAİŞ terörüne son vermek ve Demokratik Ulusu inşa etmektir. Bu da QSD sayesinde olacaktır.”

Suhad Abdullah adlı savaşçı da, DAİŞ çetesinden Reqa halkının intikamını alacaklarını belirtti.

Büyük bir moralle operasyona yer alan Izet Mihemed Mihemed adlı savaşçı, anaların ve çocukların intikamını alacaklarını söyledi.

Ehmed El-Omer adlı QSD savaşçısı ise Reqa’nın özgürleştirilmesiyle Arap bölgelerinin çetelerden temizleneceğini ve bölge halklarının barış içinde yaşayacaklarını ifade etti.

ABD Kürtleri dinledi

Amerikan Savunma Bakanlığı Sözcüsü Peter Cook, 1 Kasım’daki açıklamasında, DAİŞ’e karşı Reqa operasyonu için Musul’daki operasyonun bitmesinin beklenmeyeceğini söylemişti. Cook, “Reqa operasyonu haftalar içinde başlayacak” demişti. ABD’nin Irak’taki Askeri Kuvvetleri Komutanı General Stephen Townsend ise Reqa’yı uşatmak için yapılacak operasyona YPG’nin öncülüğündeki QSD’nin katılacağını belirtmişti. Townsend, Türkiye’nin operasyonda yer almayacağını duyurmuştu. Bunun üzerine harekete geçen Türkiye, kendisi pazarlamanın yanı sıra tehdit ve şantajlarını ileri sürmüştü, ancak ABD Başkanı Barack Obama, bizzat Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yapılacak operasyonu ve Türkiye’nin sınırlarını aktarmıştı.

Ankara’ya dün geldi

Reqa hamlesinin duyurulduğu dün de ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Joseph Dunford, resmi ziyarette bulunmak üzere Ankara’ya geldi. Dunford, Türk Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ile Genelkurmay Başkanlığı Karargahında görüştü. Genelkurmay’dan yapılan açıklamaya göre, ABD tarafının talebi üzerine, ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Dunford, Türkiye’ye resmi ziyarette bulundu. Haber hazırlanırken görüşme devam ediyordu.   


izlenim AMED DİCLE  Sadece askeri bir hamle değil

Bir süredir başlaması beklenen operasyonu izlemek için bölgedeyiz. Bir grup gazeteci olarak Kobanê’den yola çıkarak operasyonun başlayacağı bölgeye hareket ediyoruz.

Vardığımız nokta Girê Spî’nin (Tel Abyad) güneyindeki Eyn Îsa kasabası. Burası ile DAİŞ’in işgalindeki köyler arasında takriben 5 km’lik bir alan bulunuyor. Kasaba YPG’nin denetiminde. Bölge ‘Askeri Alan’ ilan edilmiş. Riskli ve mayınlı bir arazi olarak tanımlanıyor.

‘Fırat’ın Gazabı’ operasyonu iki ana koldan başladı. Silûk ve Eyn Îsa köyleri, çevredeki köyleri özgürleştirerek bir noktada birleşecek.

Eyn Îsa’nın güneyindeki operasyon noktasına vardığımızda, Kürt ve Arap savaşçılar toplanmışlardı. Operasyonu yürüten komutanlar önceden hazırladıkları taktik ve planları savaşçılara aktarıyorlar. Savaşçılar arasında çok sayıda Reqalı var. Aileleri esir alınan, kaçırılan savaşçılar da var. Özellikler Reqalı Kürt savaşçılar çok heyecanlı. Yaşadıkları kenti bir an önce kurtarmak istiyorlar. 

Bulunduğumuz nokta, YPG ve QSD’nin son noktası. Operasyon güçlerinin karşıdan görünmemesi için bir kalkan oluşturulmuş. Çevreden yoğun havan sesleri geliyor. Civardaki YPG savaşçıları, dağınık durmamızın ve karşıdan görünmemizin tehlikeli olduğunu söylüyorlar. Söylenenlere dikkat ediyoruz. Ancak bir süre sonra karşıdan olup biteni izleme merakından dolayı biraz yüksek yerlerde oturuyoruz. Bizi uyaran bir savaşçı, ‘çoktandır mayınlı alandasınız, oradan hemen inmeniz gerekiyor’ diyerek bizi uyarıyor.

Operasyonun başlayacağı noktada bir süre sonra bazı Amerikalı askerler de geliyor. Amerikalılar daha çok hava istihbaratı amacıyla burada bulunuyorlar. ‘Burada kaç kişisiniz’ diye sorduğum bir ABD’li asker, ‘sayıyı bilmediğini, çatışmalara katılmadıklarını, sadece hava saldırılarını organize etmek için burada bulunduklarını’ söylüyor. QSD komutanları, hava saldırıları için koordinatları Amerikalı askerlere veriyorlar. ABD uçakları ise verilen koordinatlara göre hava saldırısı gerçekleştiriyor. Operasyon bölgesinde bir grup İngiliz asker de bulunuyor. İngiliz ve ABD’liler koordineli çalışıyor.

Eyn Îsa cephesindeki operasyonu gücüne YPJ’li Rojda Felat komutanlık yapıyor. Amerikalı yetkili asker bir ara Rojda Felat’la görüşerek operasyon hakkında bilgi alıyor. Daha sonra küçük bir keşif uçağı uçurularak çevreden görüntü alınıyor. Ardından bazı noktalara havan atışları yapılıyor. Gözlemlediğimiz DAİŞ mevzilerinden herhangi bir kıpırdama yaşanmıyor. Ancak savaşçılar havan atışları, mayın ve suikast tehlikesine karşı sürekli gazetecileri uyarıyor.

Bizler, kalabalık halinde bir saldırı beklerken komutanlar başka bir taktik devreye koyuyor. Önce operasyonun başlayacağı nokta ile DAIŞ’ın mevzileri arasındaki 5 km’lik alanın nasıl kontrole alınacağı planlanıyor.

Söz konusu arazi dümdüz bir çöl. Tek bir ağaç yok. Karşıdan görünen ise DAİŞ’in işgalindeki köyler. Üç savaşçı yanımızdan ayrılarak DAİŞ’in mevzilerine doğru hareket ediyor. Savaşçılar, aynı hizada 20 metre aralıkla yaklaşık 1,5 km kadar gidip bir noktada duruyorlar. Ardından bir greyder savaşçıların gittiği yoldan gidiyor ve aynı noktada çalışmaya başlıyor. Bir süre sonra Doçka yüklü bir araç aynı yoldan greyderin arazide açtığı çembere gidiyor. Sonra 5 kişilik bir savaşçı grubu daha yanlarına ulaşıyor. Doçka takriben 3 km ötedeki DAİŞ mevzilerine ateş açıyor. Bu arada patlayıcı uzmanı bir grup bölgedeki mayınları temizlemek için harekete geçiyor. Bir süre sonra diğer savaşçılar da harekete geçerek Eyn Îsa’nın 5 km güneyindeki Wehid köyünü kuşatmaya alıyor ve çatışmalar başlıyor.

Burası Reqa kent merkezine tam olarak 48 km uzaklıkta. Bölgenin ayrıntılı haritası operasyon komutanlarında mevcut. İpad üzeri gereken bilgiler alınıyor, koordinatlar veriyor, savaşçıların geçecekleri güzergahlar belirleniyor.

Operasyonun birinci önceliği bu bölgedeki onlarca köyü temizlemek ve Reqa’yı Fırat’ın kuzeyinden çembere almak. Yetkililer, operasyonun kısa bir sürede bitmeyeceğini ancak zamana da yayılmayacağını belirtiyor.

 Fırat’ın Gazabı operasyonunun askeri ve siyasi sonuçları oldukça önemli olacak. ‘Fırat Kalkanı operasyonu’ da Fırat’ın Gazabına uğradı ve stratejik olarak çöktü.

ABD’li yetkililer bir süre önce Rojava’ya gelerek operasyon hakkında bazı görüşmelerde bulundu. Yaklaşık iki hafta önce yapılan ziyarette Obama’nın temsilcisi Brett McGurk de bulunuyordu. Rojava ve Kuzey Suriye Güçleri, Suriye’de siyasi güç olarak tanınmak istiyor. Reqa operasyonu, Rojava-Kuzey Suriye Güçlerinin sadece askeri değil siyasi muhatap olarak tanınmalarına da ivme kazandıracak. Her iki alandaki gelişmeler senkronize bir şekilde devam edecek. Bu sebeple, Reqa’ya yapılan operasyonu sadece askeri olarak değil siyasi bir hamle olarak da yorumlamak mümkün. Suriye’nin kaderini belirleyecek olan bu operasyonun önümüzdeki yıla da sarkması bekleniyor.


2 yıldır başkentleri

Reqa, 2011’de iç savaşın başlamasından iki yıl sonra, 4 Mart 2013’te çetelerin eline geçen ilk şehir oldu. Bir kaç kez el değiştiren şehir, 14 Ocak 2014’te tamamiyle DAİŞ’in kontrolüne geçti.

DAİŞ’in fiili olarak başkenti. Yönetici kadrosu ağırlıklı olarak bu kentte barınıyor. Kendi hilâfetini ilân ettikten sonra, dünyanın dört bir tarafındaki sempatizanlarını kendi yönettiği bölgelerde yaşamaya çağırmıştı. Bu çağrıya uyanlar, özellikle aileleriyle birlikte gelenler Reqa’ya yerleştirildi. Yani kentte sayısı bilinmemekle birlikte yabancı çete elemanı da çok. DAİŞ, yerli halkın şehirden ayrılmasına da izin vermiyor. Hristiyanlardan cizye vergisi alıyor.

DAİŞ için önemi

Reqa, Fırat nehri üzerine kurulu. Tarım açısından önemli bir alan. Tabka Barajı, hem Reqa’nın hem de Halep’in elektrik ve su ihtiyacını karşılıyordu.Bir çok yolun da kesişme noktası. Irak’a yakın olması nedeniyle DAİŞ’in Irak ve Suriye arasında hareket ettirmesini de kolaylaştırıyor.

“İslam Devleti’ iddiasındaki DAİŞ çetesi, Reqa’da kamu yönetimi örneği de oluşturmuş durumda. Kentte, ticaretten adalete, eğitimden ulaştırmaya kadar bir çok alanda yönetimsel düzenlemeler yaptı.

Reqa’da kimler var

İç savaştan önce Suriye’nin altıncı büyük kentiydi. Nüfusu 2004 sayımına göre 220 bindi. Ancak, iç savaşın başlamasıyla birlikte, zorla yerinden edilmiş kişilerin gelişiyle 800 bine çıktı. Ancak kent DAİŞ işgaline uğradıktan sonra nüfusta değişiklikler yaşandı. Şehri iç savaştan önce, BAAS’a sâdık aşiret reisleri yönetiyordu ancak bir süre sonra taraf değiştirdiler.

Kenti işgal ettikten sonra kendisine muhalefet edecek özellikle aşiretleri hedef alan ve liderleri öldüren DAİŞ, kentte sokak ortasında infazlar gerçekleştirerek, halkı da kontrolüne aldı. Kentin demografik yapısıyla oynandı. Özellikle Kürtler, sistematik kıyıma uğradı.


 REQA