
Hannover’de son yılların en büyük Newroz’u... Hafta içinde organizatörler, Almanya’nın dört bir yanından geçen senenin neredeyse iki katı otobüs tutulduğunu aktarıyordu; bu bilgi, Cumartesi günü teyit edildi. Kesk û sor û zer kıyafetleriyle analar, şal û şepîkleriyle gençler, boyanmış yüzleriyle çocuklar... Uzunca bir yürüyüş ardından Newroz alanı, on binlerce insanın kendi rengiyle katkı sunduğu bir gökkuşağına dönüyor, yine.
Vakur bir irade beyanı
Newroz, Kürt halkı için hiçbir zaman yalnızca bayram olmadı. Baharın gelişi, karların erimesi; doğanın uyanışıyla birlikte gerillanın devreye girmesini, mücadelenin bir önceki seneden bir adım ileriye taşınmasını da çağrıştırıyordu. Biri eksik kalsa, Newroz olmazdı. Bu sene de öyle... Ama geçtiğimiz yıllara göre daha fazla “vakurluk” çarpıyor göze. Alanın farklı noktalarında halaylar, yine var; öyle ya, halay çekmek de sadece halay çekmek değil! Fakat insanların genel tavrı, şenliksiz bir irade beyanı.
‘Mehmet Tunç dönemin Mazlum’u’
Yine her Newroz’un “dönemin ruhuna uygun” bir sloganı, ağırlık noktası olur; bu Newroz, özgün motivasyonu belki de en yüksek Newroz olarak geçti. Sahne, Kürdistan’ın güncel kahramanlarının fotoğraflarıyla donatılmıştı: Cizîr Halk Meclisi Eşbaşkanı Mehmet Tunç ve Silopî Halk Meclisi Eşbaşkanı Pakize Nayır başta olmak üzere öz yönetim direnişlerinde yaşamını yitiren Kürtler... KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık’ın sinevizyon aracılığıyla yaptığı konuşmasındaki sözleri, aslında katılan herkesin ortak duygusuydu: “Mehmet Tunç, dönemin Mazlum Doğan’ıdır.”
Genç yoğunluğu
Avrupa’daki eylemlerde Kobanê Direnişi döneminden bu yana giderek belirginleşen bir durum var: Genç yoğunluğu. Newroz’da da öyleydi. Yürüyüş kortejinin önünde, miting alanında, hatta sahne alan koroda... Stuttgart’tan gelen bir grup genç ise PKK’nin Almanya’da yasaklı olan bayrağını polisin bütün engelleme girişimlerine rağmen yürüyüş boyunca taşıdı, yasak denilen sloganları avaz avaz haykırdı.
Eylemlerdeki bu genç yoğunluğu, bir ihtiyaca defaatle vurgu yapıyor: “Potansiyele” yaraşır gençlik örgütlenmesi. Zira Newroz alanını kesk û sor û zer’e bezenerek dolduran, ülkesine sloganlarla selam gönderen, yasaklara boşverecek cesareti de bulan bu gençlerin çok büyük bir kısmı derneklerin çağrısına uyup eylemlere katılmak dışında örgütsüz... Keza Avrupa’daki gençlik örgütlerinin stantlarında da bu yoğunluğa karşılık gelen bir nitelik yok. Alanda belki on binlerle ifade edilebilecek sayıda genç var; ama gençlik örgütü standında tek bir dergi ve anahtarlık, telefon kabı gibi gereçler... Gençliğin özgün sorunlarına, duruşuna ve ihtiyaçlarına karşılık gelen materyal çeşitliliğini, yaratıcılığı, ne yazık ki görmek mümkün değil. Newroz, bu kapsayıcılık sorununun aşılması ve “potansiyelin örgütlenmesi” gerekliliğini bir kez daha ortaya koydu.
Kıl çadırda kilamlar
Bütün Newroz ve festivallerde gelenek oldu: Kurulan kıl çadırda geleneksel Kürt kıyafetleri ve yayık gibi artık tarihe karışmış günlük yaşam gereçleri sergileniyor; dengbêj divanları kuruluyor. Newroz’da da bu gelenek sürdürüldü. Üstelik kıl çadırda dileyen herkes kilamını, stranını söyleyebiliyor; mesajını iletebiliyordu. Newroz boyunca hemen her yöreden onlarca kilam, stran okundu; çadırın önünde yoğunluk eksik olmadı. Bazı analar ise doğaçlama kilamlarıyla dahil oldu seremoniye: Hepsine damga vuran, öz yönetim direnişleriydi. Mehmet Tunç ve diğer öz yönetim direnişçileri için ağıtlar yakıldı, oracıkta destanlar yazıldı. Umarım hepsi videolara kaydedilmiştir!
Dönemin şarkıları...
Arada Yeni Özgür Politika’ya da yazılar yazan İstanbul Kürt Enstitüsü’nden Cihad İlbaş, bir Facebook gönderisinde yazmıştı: “Eylül’den bu yana süren direnişe dair sanatsal üretim bulmak, çölde avokado bulmaktan daha zor.” Hannover’deki Newroz alanındaki bir eksiklik de, doğal olarak bu. Sahne alan müzisyenlerin performansına diyecek yok: Hepsi niteliklerini, halkın ilgisiyle de teyit ettiler şimdiye dek. Ama yazık ki, Bayık’ın konuşmasında “dönemin Mazlum Doğan’ı” olarak ifade ettiği Mehmet Tunç’u da içeren Kürdistan tarihinin belki de en büyük, en kapsamlı ve en karakteristik direniş dönemine dair halen ciddi bir üretim söz konusu değil. Newroz şarkıları da eski Newrozlara dair...
Almanya’ya tepki
Kürdistanlıların eylemlerinde “Alman tankı, Kürdistan’dan defol” ya da “Almanya finanse ediyor, Türkiye bombalıyor” gibi sloganlar, her zaman oldu; fakat Newroz’da bu sloganların eskiye göre yoğunlaştığı ve daha fazla gerekçe kazandığı söylenebilir. Sloganlara coşkulu katılımın artmasından ve taşınan pankartlardan da anlaşılabilir bu. Almanya’nın “mülteci pazarlığı” vesilesiyle Kürt savaşına ortak olması, Avrupa Birliği’nin siyaseti ve yargısıyla Kürtlere yönelik vahşete gıkını çıkarmaması, Kürtlerin yaşadıkları ülkelerin devletlerine yönelik öfkesini giderek artırıyor. Bu bahiste Strasbourg ve devam eden Brüksel eylemlerinin etkisinden de bahsedilebilir. Bu vakıa da not edilsin: Eylemler, yakında bu açıdan sonuç alma hedefini daha çok içerecek gibi görünüyor.
OSMAN OÐUZ/HANNOVER