Dêrsim’de PKK gerillalarının gömüldüğü mezarların paramparça halini görünce, insanlığın hangi noktaya geldiğine cevap dahi bulamıyorum.

Kobra tipi helikopterlerle bombalanması, mezarlık içinde bulunan cemevinin askerler tarafından içine yerleştirilen patlayıcılarla havaya uçurulup yerle bir edilmesi ve mezarlıkların da tanklarla bombalanarak yıkılması nasıl bir vicdandır? Nasıl bir kindir? Nasıl bir insanlıktır? İnsanlık mıdır? 

Kürdistan’da sivillere yönelik katliamlarla gerilim zaten yükseltilirken, şimdi de mezarlıkların tahrip edilmesi, cemevlerinin yıkılması öfke ve gerilimi büyütmekten başka ne işe yarar? Yaşanan manzara akıllara IŞİD’in işgal ettiği bölgelerde halkın kutsal olarak kabul ettiği mekanları yıkması geliyor. Bugün de özel harekat timlerinin aynı yöntemle mezarlıkları ve kutsal mekanları yıkması IŞİD zihniyeti değil midir? Ne farkı var? 

Sadece Dêrsim’de gerilla mezarlarını yıkmıyorlar. Kürdistan’ın genelinde bunu yapıyorlar. Zırhlı araçlarla, iş makineleriyle mezarlıklar tahrip edilirken, mezarlıkta bulunan cami, cemevi ve taziye evleri yıkılırken, bununla da yetinmeyen özel hareket timleri ölenlerin isimlerinin yer aldığı mermerleri de dipçikler ve tekmelerle kırıyorlar. Mezarların yıkıldığını duyan halk mezarlığa doğru yürüyüşe geçtiğinde zırhlı araçlarla halkın önünü kesip üzerlerine ateş açıyorlar. 

Dünyadaki bütün savaşlara bakalım, hiçbir savaşta mezarlıklara bu yönlü saldırı olmamıştır ve bugün bu halka yapılan vahşet, sözde "Müslüman" olduğunu söyleyen bir devlet tarafından yapılıyor. 

Ne ölüye, ne diriye saygıları olmadığı gibi korkunç bir vandalizm uyguluyorlar. 

Varto’da Ekin Wan isimli kadın gerilla özel hareket timleri tarafından işkenceyle katledildikten sonra çırılçıplak soyulup köy meydanına atıldı. Bir de utanmadan Ekin’in bedenine postalları ile basarak teşhir edilmek istendi. 

Yine, Hacı Lokman Birlik isimli genç bir sivil işkenceyle katledildikten sonra panzerin arkasında korkunç bir şekilde sürüklendi. 

Sadece Ekin ve Hacı’ mı? İti, MİT’i, JİTEMCİ’si de zamanında ele geçirdikleri birçok gerillaya ve sivillere aynı vahşeti yapıyorlardı. Bugün yaşananlarda o alçak zihniyetin devamı değil mi? 

Davutoğlu Van’da, "AK Parti iktidardan indirilirse buralarda beyaz Toroslar dolaşacak." Dedi. Yani AKP’ye oy vermezseniz burnunuzdan fitil fitil getireceğiz. 90’larda olduğu gibi gözümüzü kırpmadan sizi öldüreceğiz. Ayağınızı denk alın demek istiyor. Ancak Davutoğlu’nun atladığı şu: Bugün belki beyaz Toroslarla değil ama son model lüks cipleriyle doldurmuşlar Kürdistan’ı. Bir zamanların beyaz Toroslarının görevini bugün o cipler yapıyor. 

Aynı Davutoğlu, "Canınıza, malınıza, namusunuza kast edenlere karşı sizi kimsesiz bırakmayacağız. Bu ülkeye barışı sadece Ak Parti getirir" dedi. 

Sırf şu dört ayda özel hareket timleri, polisler, askerler tarafından yüzlerce sivil katledildi, insanlar yerlerinden, yurtlarından oldu, evleri yakıldı, yıkıldı. Anneler çocuklarının ölü bedeni kokmasın diye buzdolabında saklamak zorunda kaldı. Kürdistan’da tam bir safari avı başlatıldı. Kim kimin canına, malına kast ediyor diye sormazlar mı adama? Bu özel harekatçılar kime bağlı çalışıyor? AKP böyle mi barış getirecek bu topraklara? 

AKP’nin barıştan anladığı tek başına iktidar olmak, bunu da gizlemiyorlar zaten. Seçim sonrası "400 vekil verilseydi durum çok daha farklı olurdu" demeleri de boşuna değildi. Ya da "400 vekil verin, bu iş huzur içinde çözülsün" demeleri de…

Ondandır kendilerine oy vermeyen halka bu kadar saldırmaları. Bi bu halkın diri ve ölü çocuklarına bu kadar kin ve öfke ondandır. 

Bu muktedirler devlet postalı altında bu halkın çocuklarını katlediyorlar. Unutmasınlar; o güzel çocukları bu halk size yem etmez.