Zindana sığmayan sesler...

Tutsakların en temel hakları, ihlal üstüne ihlal eklenerek tamamen keyfi uygulamalarla yok edilmiş ve yeni düzenin gereği olan her şey devreye sokulmuştur. Tüm hapishanelerde aşağı-yukarı benzer deneyimlerden geçen tutsakların en çok zorlandığı hapishanelerden biri şüphesiz Kandıra Hapishanesi. Kandıra Hapishanesi’nde “Darbe Girişimi”nden sonra başlatılan yoğun tutuklama dalgasıyla tutsak yoğunluğu artmış ve hapishanede neredeyse yatacak yer kalmamıştır. Kandıra 2 No’lu Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndaki Kamil Turanlıoğlu, hapishanede birçok tutsağın yerde, betonda yattığını yazdığı mektubuna Bakanlık tarafından şu cevabı almış: “Beş yıl içinde yeni cezaevleri açılacak ve bu sorunlar çözülecek.” Bakanlık bu sorunu çözmek yerine, sorunu daha da kalıcı hale getirmiş. Önümüzdeki beş yıl bu yoğunluğun katlanarak devam etmesine maruz kalacak tutsaklar belli ki... Kamil Turanlıoğlu ve arkadaşları insanlık dışı muameleye çözüm bulmak için ek ranza, strafor gibi geçici çözümler istemişler ve nihayetinde kantine strafor getirilmiş. Ancak bir parçası 30 lira olmak kaydıyla… Aylık rutin aramalar dışında Turanlıoğlu ve arkadaşlarının hücrelerine sık sık baskın yapılmaya başlanmış ve bu baskınlarda tutsakların özel eşyaları yerleri atılmış, defterlerine el konulmuş. Geçtiğimiz aylarda İzmir Şakran Hapishanesi’nde bu rutin dışı baskınlar esnasında bir tutsağın 30 yıldır yazdığı öykülerini biriktirdiği defterleri yırtılmış, yırtılmayanlara ise hapishane yönetimince el konulmuştu, hatırlayalım.

Hapishanenin bir diğer uygulaması ise yine kantinde kendi sattığı eşyaları toplamak olmuş. Turanlıoğlu’nun zorunlu insani ihtiyaçlarımız dediği bıyık makası, cımbız gibi eşyalarına gardiyanlar tarafından el konulmuş, Turanlıoğlu bu duruma itiraz ettiği için de hakkında "Cezaevine yasak madde-eşya satmak ve bulundurmaktan" disiplin cezası verilmiş. Turanlıoğlu cezayla ilgili şöyle diyor: “Kendilerinin bize satmış olduğu bıyık makası ve cımbız yine bize karşı bir saldırı ve baskı aracı olarak dönmektedir. Bu ahlaki değil, adil değil, insan hakkı ihlali, işkencedir.” Turanlıoğlu aynı zamanda hasta bir tutsak. Wernicke-Korsakoff hastası olmasının yanı sıra beyin sendromu, uyku apnesi, damar ve dolaşım sistemi, karaciğer ve böbrek rahatsızlıklarını da yaşıyor. Sol bacağında ise 2009 yılından beri protez var.

Hapishanelerde, 15 Temmuz 2016 tarihinden önce sohbet hakkı haftada 5 saate çıkarılmıştı. Normalde, yani yasaya göre, bu sohbet hakkı haftada 10 saate kadar çıkarılabiliyor. OHAL'den sonra tutsakların sohbet hakları ayda üç kez, ayrı haftalarda 2,5 saat uygulanmaya başlandı ve anayasal hakları olan sohbet haklarının yarısı gasp edildi. Söylenene göre OHAL kaldırıldı; ama aynı hak gaspları sürüyor, tutsaklar hâlâ yasadaki sohbet haklarını kullanabilmiş değil. Keza diğer iletişim hakları aynı şekilde. Turanlıoğlu’nun yazdığı mektuplar aylar sonra yazdığı insanlara ulaşıyor ve Kürtçe mektuplarına ayrı bir gecikme uygulanıyor...

Mektup Adresi:

Kamil Turanlıoğlu

Kandıra 2 No’lu F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu /  Kocaeli