Bu kadar zulüm görülmedi

4 Kasım 2021 Perşembe - 20:30

Sabiha Aslan

Sabiha Aslan

  • Öcalan ile birlikte İmralı’da tutulan Veysi Aktaş’ın kardeşi Sabiha Aslan, “Ben orada bir saat kaldım, günlerce unutamadım. Bir kuş sesi bile gelmiyordu. Bu kadar zulmü hiçbir peygamber görmedi, hiçbir ırk görmedi, hiçbir insan görmedi” dedi.

 

İmralı Adası’nda tutulan Veysi Aktaş’ın kardeşi Sabiha Aslan, İmralı’da müthiş bir direnişin olduğunu belirterek, herkesi tecride karşı harekete geçmeye çağırdı. 

İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde 23 yıldır tutulan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın üzerindeki ağırlaştırılmış tecrit sürüyor. Öcalan ile devlet arasında 2013-2015 yılları arasında diyalog yürütülen süreçte 15 Mart 2015’te “Sekretarya” olarak İmralı‘ya götürülen Ömer Hayri Konar, Hamili Yıldırım ve Veysi Ataş da ailesi ve avukatlarıyla görüştürülmüyor. Konar, Aktaş ve Yıldırım, İmralı’ya götürülmelerinden bugüne aileleriyle sadece 5 Haziran ve 12 Ağustos 2019 ile 3 Mart 2020’de görüşme sağlayabildi.

Öcalan ve İmralı’da bulunan diğer tutsakların aileleri ile müdafiliğini yürüten Asrın Hukuk Bürosu’nun yaptığı tüm başvurular, ya yanıtsız bırakılıyor ya da reddediliyor. Aile ve avukatların “koster bozuk” ve “hava muhalefeti” gerekçesiyle engellenen görüşmelerine, Bursa 1. İnfaz Hâkimliğinin 20 Temmuz 2016’da aldığı ve her 6 ayda bir yenilediği kararla, aile, avukat, vasi ve her türden ziyaretçi kabulünün yasaklandı, mektup, telefon, faks ve her türden yazışmalar kesildi. Daha sonra Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi ve Bursa 2. İnfaz Hakimliği’nin 23 Eylül 2020 tarihli kararıyla, Öcalan, Konar, Aktaş ve Yıldırım’a 6 aylık avukat yasağı kararı aldı. Bu karara ise 2005-2009 yılları arasında verilen hücre cezaları ile Öcalan’ın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) sunduğu 156 sayfalık “Yol Haritası” gerekçe gösterildi. Bu yasağın ardından Ocak’ta Öcalan hakkında yeni bir disiplin kararı gerekçesiyle görüşmelerin engellendiği ortaya çıktı. Ancak bu karar avukatlara tebliğ edilmedi. Son olarak Öcalan’ın 10 Eylül’de spor faaliyetleri sırasında “volta attığı” gerekçesiyle açılan soruşturmada, 14 Eylül’de üç aylık aile görüşü yasağı getirildiği ortaya çıktı.

Disiplin cezaları bahanedir

Görüş engeline gerekçe yapılan disiplin cezalarının bitmesine rağmen İmralı’da görüş yasağı sürüyor. İmralı Adası’nda tutulan Veysi Aktaş’ın kardeşi Sabiha Aslan, MA’dan Mehmet Erol’a endişeli olduklarını söyledi. Aslan, yakınlarıyla ilgili bilgi verilmemesinde Adalet Bakanlığı kadar Sağlık Bakanlığı’nın da sorumlu olduğunu belirterek, “Sağlık Bakanlığı da bu hukuksuzluktan sorumludur. Görüşemiyoruz, sağlık durumlarını merak ediyoruz. Durmadan disiplin cezası veriliyor. Orada ne kadar özgürlük alanı var ki disiplinsizlik yapsınlar ya da kuralların dışına çıksınlar. Ellerinde herhangi bir hak ve hukuk yok ki onu yapsınlar. Bunlar bahanedir” diye konuştu.

En son Öcalan’a “volta attığı” gerekçesiyle verilen disiplin cezasını anımsatan Aslan, “İmralı sistemi çöktü. Bir insanın yürüyüşüne sen nasıl ceza veriyorsun. Bu kadar hukuksuzluk dünya tarihinde yok. Bu devlet kendini zaten bitirdi. Bundan dolayı her yere, her bireye saldırıyor” dedi.

Bu kadar zulüm görülmedi

 “Öcalan’ın ve diğer tutsakların oradan derhal çıkarılması lazım, orası bir cehennem” diyen Aslan, İmralı’daki koşullara dikkat çekerek, “İnsanın kalabileceği bir yer değil. Ben orada bir saat kaldım, günlerce unutamadım o bir saati. Orada bir kuş sesi bile gelmiyordu. Bu kadar zulüm dünyanın hiçbir yerinde yok. Bu kadar zulmü hiçbir peygamber görmedi, hiçbir ırk görmedi, hiçbir insan görmedi” şeklinde konuştu.

Onları güçlü tutan düşünce

 İmralı duruşuna vurgu yapan Aslan, şunları söyledi: “İmralı’da müthiş bir direniş var. Orada bir saat bir görüş yaptım. Hep aklıma gelir. Onları bu kadar güçlü tutan düşünce nedir, diye sorarım. Doğaüstü bir düşünceleri var ki bu kadar güçlü durabiliyorlar. Ben onların bu düşüncesi önünde milyonlarca kez eğiliyorum, saygı duyuyorum.” 

Herkes harekete geçmeli

Aslan, İmralı’da yaptığı görüşmede ağabeyinin “Hiç kimse görevini yapmıyor. Önderliğin diyeceği bir şey kalmadı, fikrini, düşüncesini, felsefesini anlattı. Diyeceği her şeyi dedi. Bundan sonrası halkın yapacağı şeylerdir” sözlerini hatırlatarak, İmralı’daki tecridin sonlandırılması için herkesi harekete geçmeye çağırdı.  AMED

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.