
Amed’in Lice ilçesine bağlı Mişref (Bağlan) köyünün, önceki akşam askeri helikopter tarafından taranması sonucunda Celal Yıldırım, Bedran Yıldırım ve Münir Serin yaralandı. Saldırının olduğu sırada Diyarbakır Valiliği 4 köyde, ”Sokağa çıkma yasağı” ilan ettiğini duyurdu. Helikopterin taradığı Yıldırım’ın durumu ağır, oğlu ve Serin ise gözaltında. Diyarbakır Valiliği de tıpkı Hakkari Valiliğinin SİHA’ya köylüleri vurduktan sonra açıkladığı gibi ”işbirlikçi” etiketi kullanarak, saldırıyı normalleştirmeye çalıştı.
Olay sırasında köyde olan Celal Yıldırım’ın kardeşi Mehmet Yıldırım, yaşananları anlattı. Köyde sokağa çıkma yasağı olduğu için telefonla görüştüğümüz Mehmet Yıldırım, saat saat 22.00’de gerçekleştiğini kaydetti. Yıldırım, şunları söyledi: ”Ağabeyim Celal ve Bedran, traktörle köye geliyordu. Köye yakın bir yerde birden tarandılar. Celal 58 yaşında 13 çocuğu var, Bedran 3 çocuk babası. Ağabeyim kafasından ve bacağından yaralandı. Yaralıların, saatlerce köyde bekletilerek hastaneye götürülmeleri engellendi. Yaralılar ancak saat 01.00’de hastaneye kaldırıldı. Ağabeyimin durumu ciddiydi.”
Yaralılar ilk olarak Lice Devlet Hastanesi’nde yapılan ilk müdahalenin ardından Selahaddin Eyyübi Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. Başından ve bacağından ağır yaralanan Yıldırım’ın hastanede tedavisi sürüyor. Hafif yaralanan Serin ise tedavisinin tamamlanmasının ardından araması olduğu gerekçesiyle hastanede gözaltına alındı. Gözaltına alınan Serin’in nereye götürüldüğü konusunda herhangi bir bilgiye ulaşılamadı.
Evleri bastılar
Yasağın sürdüğü köyde, yaralıların hastaneye kaldırılmasının ardından evler basıldı. Türk askerleri evleri tek tek arayarak, GBT kontrolü yaptı. Köylüler, arama sırasında askerlerin kendilerine hakaret ettiğini aktardı.
Yaralı halde işkence
Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi yoğun bakım ünitesinde polis ve asker denetiminde tutulan Yıldırım, “araması var” gerekçesiyle ailesiyle görüştürülmüyor. Celal Yıldırım’ın oğlu Bedran Yıldırım ise gözaltına alındı. Aile gözaltı hakkında da bilgilendirilmedi.
Hastane önünde bekleyen aile bireyleri, ”Celal ve Münir yaralı halde olmasına rağmen askerler, onları çıplak soyup işkence yapmış. Sırtlarında ve yüzlerinde morluklar var. Aldığımız bilgiler korkunç şeylerdir. Celal’in dişlerini kırmışlar, işkence etmişler. Bunu kabul etmemiz mümkün değil. Celal sivil 13 çocuk babası nasıl terörist olabilir” diyerek tepki gösterdi.
Konuya dair internet sitesinde açıklama yapan Diyarbakır Valiliği, söz konusu yaralıları “teröristlerin işbirlikçisi” olarak tanımladı. Hakkari Valiliği de kentte bağlı Talê (Oğul) köyü kırsalında geçen hafta SİHA taramasında ölen katledilen sivil için “işbirlikçi” tanımlaması yapmıştı.
Vekiller köye gidebildi
Gece izin verilmeyen HDP milletvekilleri, dün öğleden önce köye girebildi. Heyet, gözlemlerini ve incelemelerini HDP Amed İl binasında kamuoyuyla paylaştı.
Hakkari’de SİHA tarafından katledilen Mehmet Temel’in ardından Türk İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun açıklamalarını hatırlatan HDP Amed Milletvekili Ziya Pir, ”Bu tür hatalar olabilir, şeklinde yapılan açıklamadan sonra sivil katliamlar için açık çek verilmiştir. Biz bunu duyduktan sonra Önümüzdeki günlerde yine katliamlar olacak’ dedik, 24 saat geçmeden haberler gelmeye başladı” diye konuştu.
Yasak köylülere bildirilmemiş
Köye gittiklerinde halkın hala yaşananların şokundan dolayı sokağa çıkamadığını ifade eden Pir, gözlemlerini de şöyle aktardı: ”Bizi gördükten sonra sokağa çıkmaya başladılar. Saat 20.00’den itibaren köyün iki noktasına helikopterlerle indirme yapılmış. Daha önce yasak ilan edildiğinde halk aranarak bildirilirmiş ama dün akşam yasaktan sonra köylülere haber verilmemiş. Dolayısıyla köylüler hala tarlalarında ve sokaklarındalar.
Yaralılar yerde bekletiliyor
İndirme yapıldığı an itibarıyla yıllardır köyde yaşayan, 13 çocuk babası Celal Yıldırım ve o sırada traktör kullanan 3 çocuk babası emlakçı Bedran Yıldırım aracın üzerindeyken taranmış. Baba Celal kafasından ağır yaralı ve şu an yoğun bakımda. Oğlu ise tedavisi yapılması gerekirken şu an karakolda. 300 metrelik uzaklıktaki diğer noktada ise Münir Serin tarlasını sulamadan dönerken arkadan taranıyor. Bu yaralılar sokaklarda bekletiliyor. Köylüler müdahale etmek istiyor ama askerler izin vermiyor.”
Irkçı küfürler eşliğinde
Daha sonra teker teker bütün evlerin aranarak GBT’lere bakıldığını söyleyen Pir, ”GBT yapılırken, aramalar yapılırken çocuk, kadın, anne, erkek dinlemeden hepsi yüzüstü yere yatırılıyor ve Kürt olmalarından dolayı hakaret ve küfürlere maruz kalıyorlar. Kamuoyunun duyarlılığının ardından yaralılar saatler sonra hastaneye sevk ediliyor. Köylülerin ifade ettiğine göre askerler bir ceset getiriyor. Şu anda bildiğimiz yaralılar Celal, Bedran ve Münir isimli yurttaşlar. Getirilen cesedin kimliği hakkında bize bir bilgi ulaşmış değil” dedi.
Süleyman Soylu’nun talimatı
Nusaybin’de de ”yasak” ilan edildiğini hatırlatan HDP’li Ziya Pir, şöyle konuştu: ”Aynı katliamın olmasından korkuyoruz. Adeta Süleyman Soylu’nun talimatıyla Kürt köylerinde askeri tatbikatlar uygulanıyor. Bu canlı tatbikat dediğimiz olayda sivillere mermi sıkılmaktadır, bunun adı savaş suçudur. Bu savaş suçunun önünü 2014 senesinde Recep Tayyip Erdoğan ‘Çocuksa çocuk, kadınsa kadın, ne gerekiyorsa yapın’ diyerek açmıştı. Süleyman Soylu’nun açıklaması da ‘Kürtler sahipsizdir, onları istediğiniz şekilde öldürebilirsiniz’ anlamındaydı. Böyle bir İçişleri Bakanı normalde o koltukta bir dakika oturamaz. Başka ülkelerde olsa Savunma Bakanı bir dakika oturamaz, çoktan istifa ederlerdi. Ne Kürtler bu ülkede bitebilir ne de HDP bitebilir.”
Münevver Yıldırım anlattı
Eşi Celal ve oğlu Bedran’ın askerler tarafından yaralanmasına tepki gösteren Münevver Yıldırım, köyde operasyon sırasında yaşananları anlattı. Yıldırım, bayram ziyareti yaptığı sırada eşi ve oğlunun traktör ile tarlayı sulamak için giderken köye helikopterlerle asker indirildiğini gördüğünü söyledi. Dakikalar sonra silah sesleri duyduğunu belirten Yıldırım, traktörün üzerinden dumanların yükseldiğini gördüğünü ve hemen o yöne doğru koşmaya başladığını ifade etti. Askerlerin kendisinin üzerine de ateş açtığını söyleyen Yıldırım, şans eseri kurtulduğunu aktardı.
Metrelerce sürüklediler
Olayı uzaktan izlemek zorunda kaldığını dile getiren Yıldırım, “Oğlumu ve eşimi metrelerce yerde sürükleyerek köyden uzaklaştırmaya çalışıyorlardı. O sırada işkence ediyorlardı. Oğlumun atletini ve eşimin takma dişlerini onlar gittikten sonra yerde buldum. Traktöre üç mermi isabet etmiş. Eşimin nasıl yaralandığını dahi bilmiyorum. Yol boyunca kan izlerini gördüm. Eşimi ve oğlumu sürükleyerek götürdükleri için kan izleri helikoptere bindirdikleri yere kadar görülüyor” diye konuştu.
Bayram için gelmişti
Aynı anda onlarca asker tarafından evinin arandığını belirten Yıldırım, kapı ve pencerelerinin kırıldığını evinin darmadağın edildiğini söyledi. Yaralanan oğlunun Amed’de emlak işi yaptığını söyleyen Yıldırım, “Oğlum Diyarbakır’dan bayram dolayısıyla köye gelmişti. Köyde olduğu sırada babasına yardım etmek için birlikte tarlaya gitti. Sonra başımıza bunlar geldi, çok zor bir gündü gerçekten” ifadelerini kullandı.
Köylüleri öldürmeye gelmişlerdi
Bacağından ve üst baldırından yaralanan Münir Serin’in kardeşi Menduh Serin, her şeyin on dakika içinde geliştiğini belirterek, kardeşinin bahçede sulama yaptığı esnada taranarak vurulduğunu dile getirdi. Serin, kardeşine ulaşmaya çalıştığı esnada kendi üzerine de ateş edildiğini kaydeden, “Resmen sivilleri öldürmeye gelmişlerdi. Benim de üzerime ateş açıldı. Ardından kadın çocuk fark etmeksizin hepimizi yere yatırarak arama yaptılar” dedi. Lice’de sürekli sivil halkın hedef alındığını ifade eden Serin, yaşananlara tepki gösterdi.
AMED