
Alataş, yeni modellerinin sığınma evlerine takılıp kalan bir modelden ziyade, sığınma evi öncesi kadının pozisyonu, mücadelesi ve öz savunmasıyla yaratılacak bir model olduğunu söyledi. Oluşturmak istedikleri modelin adını Özgür Yaşam Alanları koyduklarını ifade eden Alataş, çerçevesini ise "Özgür Yaşam Alanları sadece şiddet gören kadınları barındıran bir yer olmayacaktır. Kadınların ekonomik, sosyal ve kültürel hayatta güçlü durmaları sağlanacaktır. Bunun için de kadının öz savunmasını geliştirme, kooperatiflere gitmeyi yaygınlaştırma, kadınları irade ve öncü olarak öne çıkartmayı hedefleyecektir. Bütün bunların toplamında ise Özgür Yaşam Alanları dediğimiz alanlar ortaya çıkacaktır" şeklinde tarif etti.
Kadın öz savunmasını yaratacak
Sığınaklarda kadınların hapsedildiğinin altını çizen Alataş, "Biz kadınları sığınaklarda hapsetmek istemiyoruz. Çünkü kadın şiddetten kaçınca çözüm yolunu bir tek sığınaklarda buluyor. Hem şiddeti görünür kılacaksınız, hem şiddete karşı mücadelenizi yürüteceksiniz. Bir yandan da kadın geldikten sonra ve bundan sonraki hayatını kendi iradesiyle kurmuş olacak. Bunun için de yeni özgür yaşam alanlarını yaratacağız. Bunun üç adımı vardı ve biz çalıştayda bu üç adımı tartıştık. Birinci adım; kadın ne istiyor? Hayatıyla ilgili nasıl bir karar vermek istiyor? İkinci adım; biraz daha kalabilecek ve tüm adımlarda dayanışmanın mutlak olması. Üçüncü adımda ise, kadını tamamen şiddet ortamından kurtulmuş, kendi özgür iradesiyle hayatını nasıl yürüteceğine karar vermiş, tamamen politik kimliğe sahip olan, kimliğinin farkında olan bir kadın yaratmaktır. İşte bu öz savunmadır. Eğer kadın tüm bu kimlikleri elde etmiş ise ve bununla birlikte erkek egemen sisteme karşı, eril düşünceye karşı mücadelesini yürütüyorsa bu kadın öz savunmasıyla var olmuştur. Bizim önerdiğimiz sistem ve yeni modeller dünyanın hiçbir yerinde yoktur" dedi.
Kooperatifçiliği çok önemsiyoruz
Alataş, çalıştayın sonucunda yeni bir model üzerinde hemfikir olunmasıyla bu modelin 15-16 Kasım tarihlerinde Mersin'de yapılacak ana çalıştayda tüm kesimlerle paylaşılmasını hedeflediklerini kaydetti. Alataş, kadınlar için somut projelerinin de olduğunu, fakat her şeyden önce kadın mücadelesini yükselterek devam ettirmeleri gerektiğini söyledi. Kadının toplumda ekonomik, sosyal, kültürel hayata etkin katılımını sağlamak, toplumsal cinsiyet eşitsizliği ortadan kaldırmakla ilgili çalışmalar yürüttüklerini belirten Alataş, "Kadınları ekonomik alanda geliştirmek için kooperatifleri çok önemsiyor ve kadınların kooperatifçiliğe gitmesini yeni bir ekonomik güç yaratma konusunda çalışmalar yürütüyoruz" şeklinde konuştu.
DİHA/AMED