
Başbakan Erdoğan’ın „Ramazan bayramından sonra barış farklı olacak, iyi niyet beklemesinler“ yönündeki açıklamasından sonra, Öcalan’ın avukatları ile görüşmeleri çeşitli gerekçelerle engellenirken, askeri ve siyasi operasyonlara da hız verildi. Öcalan ile görüşmeler 54 gündür engellenirken, bölgenin neredeyse tamamında askeri operasyonlar devam ediyor. Yine Medya Savunma Alanları’na yönelik hava operasyonları düzenlendi. Hava operasyonlarında 4’ü çocuk 7 sivil yaşamını yitirdi. Operasyonlara karşı alanlara çıkan Kürtler, sınır bölgelerine „Canlı Kalkan“ eylemi düzenlerken, Hakkari’nin Çukurca (Çelê) İlçesi’nde bir canlı kalkan ateşli silah sonucu yaşamını yitirdi. Baskılara karşı en ufak bir etkinliğin ve açıklamanın bile yasaklandığı bu dönemde son iki yıldır zaten devam eden gözaltı ve tutuklamalara hız verildi. 14 Nisan 2009’da „KCK“ adı altında başlayan ve şimdiye kadar 3 bine yakın Kürt siyasetçinin tutuklandığı operasyonlar, Erdoğan ile ve hükümet yetkililerinin açıklamalarından sonra ise arttı. Son bir ay içinde 300’den fazla kişi gözaltına alınırken 148 kişi de tutuklandı.
İstanbul’da 67 gözaltı, 43 tutuklama
Başlatılan gözaltı furyasından en çok nasibini alan metropollerden birisi İstanbul oldu. İstanbul’da bir ay içerisinde birçok ilçede katıldıkları demokratik eylemlilikler gerekçe gösterilerek 67 civarında kişi gözaltına alındı 43 kişi ise tutuklandı. BDP ilçe yöneticileri ve insan hakları savunucuları ile birlikte tutuklananlar arasında 5 de çocuk bulunuyor. İstanbul Kent Konseyi tarafından Taksim’de düzenlenmesi yapılmak istenen açıklamaya polisin müdahalesi sonucu onlarca kişi gözaltına alınırken, 1 Eylül Dünya Barış günü nedeniyle Kadıköy’de yapılması planlanan „Barış Mitingi“ne yapılan polis müdahalesinin ardından ise 55 kişi gözaltına alındı, bunlardan 38’i tutuklandı. Sultanbeyli İlçesi’nde yapılan ev basınlarında gözaltına alınan 12 kişiden 3’ü çocuk 5 kişi tutuklandı. Öte yandan BDP tarafından düzenlenen hemen hemen tüm etkinlikler, basın açıklamaları ve yürüyüşlere ya müdahale edildi ya da izin verilmedi. Son olarak „Sivil Cuma“ namazlarına da yasak getirildi.
Mersin ve Adana nasibini aldı
Gözaltı ve tutuklama furyasından nasibini alan diğer metropoller ise Adana ve Mersin oldu. Aralarında BDP yöneticilerinin de bulunduğu birçok eve yapılan baskınlarda Adana’da toplam 42 kişi gözaltına alınırken 15 kişi tutuklandı. Mersin’de de toplam 37 kişi gözaltına alınırken, 28 kişi tutuklandı. 8 Eylül’de Adana’da yapılan ve „KCK“ adı altında yürütülen operasyonlarda aralarında gazeteciler, BDP yöneticilerinin ve imamların da bulunduğu 17 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasından 11 kişi ise tutuklandı. Adana ve Mersin’de yapılan ev baskınlarında Ağustos ayı içerisinde gözaltına alınan 20 çocuktan 10’u tutuklandı.
Kürdistan’da 200’e yakın gözaltı
Van, Hakkari, Muş, Mardin, Şırnak, Siirt başta olmak üzere bölge illerinde de Kürt siyasetçilere yönelik gerçekleştirilen siyasi operasyonlarda, aralarında Eğitim Sen ve BDP’li yöneticilerin de bulunduğu 133 kişi gözaltına alınırken, 62 kişi de tutuklandı.
Hafta sonu Şırnak ve Cizre İlçesi’nde evlere ve BDP binalarına yapılan baskınlarda 35 kişi gözaltına alındı. Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararıyla gözaltına alınanlar hala polis sorgusunda.
Mersin’de 8 BDP’li tutuklandı
Mersin’de 13 Eylül’de “örgüt adına eylem düzenlemek” ve “örgüte eleman kazandırmak” iddiasıyla gözaltına alınan BDP yöneticileri Nurettin Atuğ, Osman Aka, Akdeniz Belediye Meclis üyeleri Selim Ekinci ve Hasan Arık, Necmettin Pala, Nasır Özmen ve Cuma Takır, çıkarıldıkları Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce “örgüte üye olmak” ve “örgüt adına faaliyetlerde bulunmak” iddiasıyla tutuklandı. BDP PM Üyesi Seyithan Kaya ve DÖKH aktivisti Bedriye Bükte ise bırakıldı.
ÇAÐDAŞ KAPLAN - DİHA/İSTANBUL