
Van, Bitlis, Muş, Ağrı, Kars, Iğdır ve Ardahan’dan yola çıkan aralarında BDP Van Milletvekili Aysel Tuğluk ve Özdal Üçer’in de bulunduğu binlerce kişi önceki gün Çukurca ilçesine 10 kilometre kala Yeni Köprü Jandarması tarafından durdurulmuştu. Geceyi orada geçiren Canlı Kalkanlar dün sabah yürüyüşlerine kaldıkları yerden devam etmek istedi fakat tekrar engellendi. Oturma eylemi yaparak askerin tutumunu protesto eden Canlı Kalkanlar „Operasyonlar derhal durdurulsun gençler ölmesin“, „Dün Halepçe bugün Kandil“ pankartlarıyla yürüyüşe geçti ancak 500 metre uzakta tekrar durduruldu. Askerler, Hakkari Valisi Muammer Türker’in „kitle dağılmazsa müdahale edilecek“ açıklaması ardından çoğunluğunu kadınların oluşturduğu kitleye gaz bombası ve silahla saldırdı. Göğsünden ağır yaralanan 35 yaşında 2 çocuk babası Van İl Genel Meclis üyesi Yıldırım Ayhan yaşamını yitirdi. Ayhan’ın cenazesi Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırıldı. Aile fertleri fenalık geçirirken hastane önünde BDP’li yetkililerinde bulunduğu yüzlerce kişi toplandı.
Panzerden ateş açıldı
Saldırı esnasında Ayhan’ın yanında olan BDP Çaldıran İlçe Başkanı Metin Adugit, panzerden direkt üzerlerine ateş açıldığını söyledi. Adugit, „Asker ve polislerin olduğu noktadan panzerden direkt üzerimize ateş açıldı. Bulunduğumuz noktaya üç mermi isabet etti. Bunlardan biri Ayhan’ın göğsüne isabet etti“ dedi.
Canlı Kalkanlara yönelik ikinci bir saldırı daha gerçekleşirken bir çocuğun da yaralandığı öğrenildi. “Gözlüklü şişman bir Binbaşı Aysel Tuğluk’u hedef alarak gaz bombası attı. Bomba çocuğun boğaz altındaki göğsüne çarptı. Kanlar içinde kaldı“ bilgisi verildi.
Saldırıda onlarca kişi gaz bombasından etkilenirken, BDP ve DTK’li yetkililerinin resmi yetkililerle saldırıya ilişkin yapmak istedikleri görüşme taleplerine de cevap verilmedi. Sınır hattındaki Canlı Kalkanlar Ayhan’ın cenaze törenine katılmak için eylemlerine son vererek Van’a döndü.
DİHA/HAKKARİ
Habur’a da yürüdüler
Saldırıları, 10 gündür Şırnak sınır hattında Canlı Kalkan eylemiyle protesto eden anneler, barikatları aşarak Habur Sınır Kapısı’na yürüdü.
DTK’nin çağrısıyla iki günlük yürüyüş ardından Şırnak’ın Silopi İlçesi’ne bağlı Başverimli (Tılqebin) Beldesi’nde önceki gün bir araya gelen binlerce kişi tüm engellemelere rağmen dün Habur Sınır Kapısı’na yürüdü. En önde Halepçe Katliamı’nın fotoğraflarının, „Saddam’ın Halepçe Katliamı“ ve Federal Kürdistan bombardımanında yaşamını yitiren 7 sivilin parçalanmış cenaze fotoğraflarının yer aldığı „Tayip’in Kandil katliamı“ pankartı ile anneler yer alırken, erkekler arka kortejlerde yer aldı.
BDP’li vekiller Gültan Kışanak, İbrahim Binici ve Nursel Aydoğan ile DTK Koordinasyon Kurulu üyesi ve BDP’li milletvekili Ayla Akat Ata, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir ile bölge belediye başkanları da yürüyüşteki yerini aldı. Zırhlı askeri ve polis araçları tarafından kurulan barikat ile yürüyüşe izin verilmedi. Görüşmeler sonucunda sadece kadınların yürümesine izin verildi. Yüzlerce anne yürüyüşe devam ederken, kitlenin geri kalanı çadırların bulunduğu alana geri döndü.
İlerleyen yaşlarına rağmen 45 derece sıcaklıkta yürüyen anneler, başlarında beyaz tülbentleri ve ellerinde beyaz bayrakları ile dikkat çekti. Anneler, alkış, zılgıt ve sloganlarla yürüdü. Oruçlu olmalarına ve havanın sıcak olmasına rağmen gelen araçlara binmeyen annelere, BDP’li vekiller ve belediye başkanları da eşlik etti. Habur Sınır Kapısı’na gelen anneler burada açıklama yaptı. Açıklamayı yapan Barış Anneleri İnisiyatifi aktivisti Hava Kıran, „9 gündür savaşı durdurmak için direniyoruz. Biz barış dedikçe onlar savaş diyor“ dedi. Asker annelerine seslenen Kıran, „Siz de sesimizi duyun“ dedi. „Erdoğan’ın sistemi, Kürtleri tutuklayarak, öldürerek bitiremez“ diyen Kıran, „Asker anneleri uzattığımız eli tutsun. Yazıktır bu askerlere“ dedi. Devlet ve hükümet yetkililerine „Niye barıştan korkuyorsunuz?“ diye soran Kıran, „Erdoğan, annelerin alanlara çıkma sebebidir. Savaş yok diyorlar, peki bu savaş uçakları nereye gidiyor?“ diye sordu. Açıklamanın ardından anneler araçlara binerek eylemin yapıldığı alana geri döndü.