HDP Sözcü Ebru Günay, hükümetin basına sızdırdığı yasaya bakılırsa eşitlik ilkesinden çok uzak infaz yasası geleceğini belirterek, Kürt tutsaklara yönelik nefrette dikkat çekti.

İnfaz yasasının önümüzdeki hafta komisyona oradan da Meclis Genel Kurulu’na getirilmesinin planlandığını anımsatan Günay, her konuda olduğu gibi infaz yasasında da eşitlik istedikleri söyledi. Günay, şunları kaydetti: "Her alanda olduğu gibi AKP burada da yaşam hakkını korumaktan ve tehlikenin ciddiyetinden uzak davranmaya devam ediyor. Yaşam hakkının salgın karşısında tehlikede olduğu bu günlerde amaç, belirli tür suçları affetmek değil, devletin gözetim ve denetimi altında olan mahpusların sağlık ve yaşam haklarını güvence altına almak olmalıdır. Cezaevlerinde kalan bütün tutuklu ve hükümlüler açısından başta risk grubunda olanlar hasta ve yaşlı mahpuslar olmak üzere tüm mahpuslar bir an önce serbest bırakılmalı… Kaldı ki BM’nin de bu yönlü çağrıları oldu! Cezaevlerinin ne durumda olduğunu gayet iyi biliyoruz.

Cezaevlerinin hijyen koşullarını ve yine sağlık hakkına erişimde yaşanan sorunları düşündüğümüzde gerçekten de büyük bir facianın eşiğindeyiz. Devlet cezaevinde kalan herkesin can güvenliğinden sorumludur. İnfaz yasası düzenlemesine gelince; herkesi kapsamalı, politik mahpuslar asla kapsam dışında bırakılmamalı. Biz bunun mücadelesi içinde olacağız. Şu haliyle sunulması planlanan infaz planı eksik ve adaletsizdir. 84 yaşında ağır hasta bir mahpus, üç aylık ömrü var raporuna rağmen cezaevinde kalmaya devam edecek. Nasıl bir kin ve nefrettir bu? Bunun neresinde vicdan var? Neresi eşitlik bunun?

Cezaevlerinde kalan siyasetçiler, gazeteciler, yazarlar, bırakılmayacak ama mafya baronları çıkacak. Cinsel istismardan hüküm giyenler serbest bırakılacak. Bunun neresi adalet? Elinde rapor olan hasta mahpusların günler öncesinden serbest bırakılması gerekiyordu, bize göre geç bile kalındı. Cezaevleri büyük bir felaketin eşiğindedir. Korona ile mücadele ederken de tedbir paketleri çıkarırken de infaz yasası çıkarırken de eşitsiz ve adaletsiz bir sistem var. Siyasi tutsakları, ölüme terk etmek hiçbir vicdana sığmaz. Asla kabul etmeyeceğiz böyle bir yasayı. Tekrardan vicdan sahibi tüm siyasilere, sivil toplum kuruluşlarına ve tüm siyasi partilere çağrımız şudur; virüs salgını bütün insanlık için büyük bir tehdit, bu yüzden insani ve ahlaki değerlerde buluşarak, toplumsal barışa hizmet edecek, herkese eşit uygulanacak bir yasal düzenleme için var gücümüzle mücadele edelim."