• Türk devletinin onlarca savaş uçağı ve SİHA'yla dört saatten fazla Dêrik, Şengal ve Mexmûr'u bombalayarak 10 Kürt'ü şehit edip onlarcasını yaralamasını görmezden gelen, hatta zemin hazırlayan KDP, Kürt tarihinin utanç sayfalarını büyütmekte beis görmüyor.
  • Saldırının üzerinden bir gün bile geçmeden Ankara'ya getirilip huzuruna çıkarıldığı Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan ile poz verdirilen Federe Kürdistan Başkanı Neçirvan Barzani'ye tepki gösterildi. Kuzey Kürtleri, bu utanç pozunu kabul etmeyeceklerini vurguladı.

Türkiye'nin saldırılarına ortak tepki gösteren DTK, HDK, TJA, DBP ve HDP,  "Kürt halkı düşmanlarıyla ortaklık Kürtlere hiçbir şey kazandırmaz" dedi. HDP Sözcüsü Günay, "İşte o fotoğraf Kürtlere saldırıya onay vermenin fotoğrafıdır. AKP’nin savaş siyasetine, Kürt düşmanlığına, sınır ötesi diye gerçekleştirdiği bütün savaş, yok etme ve katliam politikalarına onay fotoğrafıdır" dedi.
Demokratik Toplum Kongresi (DTK), Halkların Demokratik Kongresi (HDK), Özgür Kadın Hareketi (TJA), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Halkların Demokratik Partisi (HDP), DBP Genel Merkezi’nin Amed'de bulunan İrtibat Bürosu’nda açıklama yaptı. Açıklamada konuşan DTK Eşbaşkanı Berdan Öztürk, Türkiye'nin Kuzey-Doğu Suriye kenti Hesekê'de DAİŞ'i yeniden dirilmek istediğini, ancak amaçlananın gerçekleşmediğini belirtti. Bu amacın gerçekleşmemesi üzerine Mexmûr, Şengal ve Dêrik'in eş zamanlı bombalandığını ifade eden Öztürk, "Bu saldırılar kabul edilemez" dedi. 
 
Kürt düşmanlığıyla ortaklık olmaz 
Federe Kürdistan Başkanı Neçirvan Barzani’nin saldırılardan bir gün sonra AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'la Ankara'da yaptığı görüşmeye dikkat çeken Öztürk, "Bu saldırıların hemen ardından Sayın Barzani, Saray'da Cumhurbaşkanı ile görüştü. Güney halkı ve siyasi partiler şunu iyi görmeli; şu an yapılanlar Kürt düşmanlığıdır. Mexmûr, Şengal ve Rojava halkı büyük bedeller ödeyerek, DAİŞ'e kaybettirdi. Bugün eğer bu görüşmeleir yapıyorsanız bu saldırıların sizden habersiz olmadığını söyleyeceğiz; siz de sorumlusunuz. Dêrik'te, Mexmûr'da ve Şengal'de katliam yapılacak. Siz de hemen ertesi gün gelip görüşme yapacaksınız. Bu kabul edilemez. Kürt halkı düşmanlarıyla ortaklık hiçbir şey kazandırmaz. Bu saldırıları yeniden kınıyoruz. Uluslararası kurum ve kuruluşlar da bu saldırılara ses çıkarmalı" şeklinde konuştu.
 DBP Eşbaşkanı Saliha Aydeniz de Türkiye'nin saldırılarla Kürtlerin kazanımlarını hedeflediğini belirtti. Aydeniz, " Bütün bu saldırıları şiddetle kınıyoruz. Kürt halkının kazanımlarından vazgeçmeyeceğini ve kazanımlarını kalıcı hale getirene kadar mücadele edeceğini vurguluyoruz. Bu saldırılar, tükenmişliğin saldırısıdır" dedi.

AKP'yi de bekleyen son
 HDK Eşsözcüsü Cengiz Çiçek ise saldırıları kınayarak konuşmasına başladı. Kürt sorununun çözümsüzlüğünün bir yandan ülkede iktidarların ömrünü uzattığını, ancak diğer yandan iktidarları çöküş sürecine götürdüğünü kaydeden Çiçek, şöyle konuştu: "Bu son AKP’yi de bekleyen bir sondur ve kendileri bunun farkında. Biz Amed’den, Kürdistan’ın kalbinden, Türkiye halklarına sesleniyoruz; Kürt meselesi sadece Kürtlerin meselesi değildir. Kürt meselesinin çözümsüzlüğü Türkiye halklarının, emekçilerinin yoksulluğu demektir. Kalkan her savaş uçağı, her bombalama elektrik faturalarına zam olarak yansımaktadır. Kürt meselesi çözümsüz kaldıkça Türkiye halkları açlığa, yoksulluğa, sefalete mahkum bırakılmaktadır.
Kürt meselesinin çözümüne toplumsal çözüm perspektifi geliştirmediğimiz sürece, Türkiye halklarının, sosyalistlerinin, devrimcilerinin müdahalesi geliştirilmediği sürece, Kürt meselesi Türkiye’de iktidarların ve devletçi yaklaşımların tekelinde kaldığı sürece çözümsüzlüğe mahkum edilecektir. Çözümsüzlük girdabından aynı zamanda Türkiye halkları ve emekçileri de kaybedecek. Bu saldırılar bizleri Türkiye demokrasi ve özgürlük güçlerini birleşik ve ortak mücadele etrafında yan yana gelmeye zorluyor. Sadece direnerek değil, birleşerek kazanacağımızı biliyor ve buna inanıyoruz. Bu saldırılar bizim Türkiye’de demokratik devrimci mücadelemizi eşitlik ve adalet temelinde büyümesine hizmet edecek, biz bu saldırılara Türkiye cephesinden böyle karşılık vereceğiz. Bu saldırılar aynı zamanda bizim demokrasi ve özgürlük mücadelemizi büyütmeye evrilecektir." 

Türk devletinin saldırılarının hemen ardından Saray'da poz verdirilen Federe Kürdistan Başkanı Neçirvan Barzani'nin kabulüyle ilgili sadece fotoğrafını paylaşan Türk Cumhurbaşkanlığı, üstelik sıfatına da "Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY)" şeklinde uydurdu, içeriğe dair tek satır duyurulmadı.  Türk tarafı bu fotoğrafla saldırılarına"Kürtlere karşı olmadığı" şeklinde meşruiyet devşirirken Federe Kürdistan Hükümeti’nden yapılan açıklamaya göre; taraflar arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin güçlendirilmesinin önemi ve arzusuna vurgu yapıldı. Diğer iş birliği alanları, Irak'taki siyasi durum ve genel olarak bölgedeki son gelişmeler da ele alındı.

Saldırıya onayın fotoğrafı
HDP Sözcüsü Ebru Günay ise dün parti Genel Merkezi’ndeki basın toplantısında bu konunun da üzerinde durdu. Katlimacı zihniyetin iş başında, katliamlar yapmaya, Kürtleri katletmeye, Kürtlere düşmanlık yapmaya devam ettiğini belirten Günay, “Buradan hayatını kaybedenlere ve insanlık değerlerini savunan 121 kişiyi anıyor ve Kuzey-Doğu Suriye halklarına başsağlığı diliyoruz. Aynı zihniyet Federe Kürdistan'daki BM denetimindeki Mexmûr Kampı'na, Şengal bölgesi ve Kuzey-Doğu Suriye topraklarındaki Dêrik kentine saldırılar gerçekleştirdi. Bu saldırıların hepsi aynı zihniyet, hepsi birbirinden güç alan zihniyetin ürünüdür. Bizler HDP olarak bu katliamları, arkasındaki bütün güçleri kınıyoruz” dedi. 
 
Savaş ve insanlık suçu
 AKP sözcüleri ve iktidar yetkililerinin “terör” adı altında saldırılarına meşrutiyet kazandırmaya çalıştığını aktaran Günay, şöyle devam etti: “Herkes çok iyi biliyor ki; AKP-MHP iktidarı sivil yerleşim yerlerini bombalıyor. Sivil yerleşim yerlerinde sivil katliamlar gerçekleştiriyor. Savaş ve insanlık suçu işlemeye devam ediyor. Hiçbir ahlak, hukuk ve siyasi ilke meşruiyet kazandıramaz. Sivil katliamları hiçbir hukukta kabul edilemez. AKP iktidarı savaş suçu işlemeye devam ediyor. 
 ­­­Tüm bu saldırılar gerçekleşirken Federe Kürdistan yönetimi ise sessizliğini koruyor. Bu saldırılar devam ettikten hemen sonra Neçirvan Barzani, Türkiye’ye bir ziyaret gerçekleştirdi. Saray’dan bir fotoğraf verdi. İşte o fotoğraf, Kürtlere saldırıya onay vermenin fotoğrafıdır. AKP’nin savaş siyasetine, Kürt düşmanlığına, sınır ötesi diye gerçekleştirdiği bütün savaş, yok etme ve katliam politikalarına onay fotoğrafıdır. O fotoğraf, zımmi desteğin açık göstergesidir ve asla kabul edilebilir değildir. Burada Federe Kürdistan yönetimine sesleniyorum; tavrınızı, AKP’nin savaş siyasetinden, Kürt düşmanlığından yana değil, Kürt halkının geleceğinden, kazanımlarından ve barışından yana kullanın."
ANKARA