Bir yandan bu talepler sıralanırken diğer taraftan aynı hükümet, DAİŞ üzerinden Kürt halkını ortadan kaldırmak için acımasızca saldırılarını sürdürmektedir. Türkiye sınırları içerisinde savaşın olmamasını kendi kazanımları olarak görürken, bununla Kürt halkını oyalayarak iktidarlarını daha da sağlamlaştıracaklarını düşünmektedir. Kürt sorununun çözümü için Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın başlatmış olduğu ve tek başına yürüttüğü çözüm sürecine devletin ve AKP Hükümetinin hiçbir olumlu yanıt vermemesine karşın, hep Kürt Özgürlük Hareketinden adım atmasını bekleniyor. Çözüm sürecinin AKP Hükümetince çok dillendirilmesine rağmen hiçbir somut adım atmaması üstüne üstelik sürecin başladığı günden bu güne kadar Kürt halkıyla hep bir savaşım içinde oldu. Türk devleti, Kürt sorununda çözümü istiyorsa Kürtleri parçalama politikasından vazgeçerek, savaş kışkırtıcılığı yapmamalıdır. Kobanê’de yaşananlar tam da buna denk gelmektedir.
15 Eylül’den bu yana DAİŞ’in Kobanê’ye saldırıları aralıksız olarak sürmektedir. Bu saldırıların bu kadar amansızca yürütülmesinde DAİŞ’e en aktif desteği Türk devleti vermektedir. Diğer yandan da kuzey halkının sınırın diğer tarafı Kobanê’de katliamla yüz yüze olan akrabalarına destek vermesine bile tahammül etmeyerek halka vahşice saldırmaktadır. Kürt halkına karşı savaşı kendi sınırları dışında sürdürerek, Kürt özgürlük hareketini zayıflatmak tek hedefleri olmaktadır.
DAİŞ’in ortadan kaldırılması için yapılan koalisyona girmemesinin en önemli nedeni hedefin Kürtler olmasıdır. Son anda bu koalisyonda yer alacağını belirtmesi de sınırda tampon bölge oluşturarak, Kürtleri daha da sıkıştırma planlarını yapmaktadır. Burada amaç DAİŞ’e karşı savaş değil, yıllardır yapmak istediği ama bir türlü gerçekleştiremediği sınırda tam hakimiyet kurarak Kürt halkının birlik olmasını engelleme ve Rojava Devrimini, Kürtlerin iradesini kırma çabasıdır.
Türk devleti ve DAİŞ’in ortak saldırıları Kürt Özgürlük Hareketini ortadan kaldıramayacağı gibi her geçen gün Kürtlerin birlikteliğini daha da güçlendirecektir.
Kürt halkı Kobanê’de yürütülen bu savaşın sadece Kobanê’ halkına yönelik bir saldırı olmadığının bilincindedir. Aynı zaman da Kobanê’de sürdürülen savaş sadece burası ile sınırlı olmamaktadır. Kürtlerin varlığına karşı Kürdistan’ın dört parçasında sürdürülen bir savaştır. Bunun için Kobanê’ye destek sunmak yerine Kobanê’yi sahiplenmek gerekmektedir. Örgütlü direniş karşısında kırılamayacak hiçbir saldırı yoktur. Onun için şimdi, Kobanê direnişine örgütlü katılmak tarihi bir sorumluluktur. Bu gün sahiplenilmeyen Kobanê, yarın kaybeden Kürdistan olabilir.
Bu ne yüzsüzlük?