
Uluslararası Kürt Kültür Festivali’nin 22. Cumartesi günü Almanya’nın Düsseldorf kentinde, Kaiser-Wilhelms-Ring’de gerçekleştirildi. Almanya Demokratik Kürt Toplum Merkezi (NAV-DEM) tarafından organize edilen festivale, Avrupa’nın dört bir yanından Kürdistanlılar otobüsler ve özel araçlarla akın etti. Festivale, Marksist Leninist Komünist Parti (MLKP), Sol Parti (Die Linke) Almanya Marksist Leninist Partisi (MLPD), Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu (ATİK), Almanya Asuri Federasyonu, Nor Zartonk, Êzîdî Dernekleri Federasyonu (FKÊ), Kürdistan İslam Toplumu (CÎK), Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) ve farklı kesimlerden onlarca örgüt de destek verdi.
Ey Reqîp’le başladı
Festivalin ana sahne programı, Saarbrücken Demokratik Kürt Toplum Merkezi Çocuk Korosu’nun söylediği “Ey Reqîp” marşıyla başladı. Marş ardından NAV-DEM Eşbaşkanı Yüksel Koç, açılış konuşması yaptı.
Avrupa’da yaşayan Kürdistanlıların Şengal ve Rojava’daki direnişin sahibi olduğunu kaydeden Koç, şunları söyledi: “Halk olarak her zamankinden daha güçlüyüz. Gücümüzü haklılığımızdan ve direnişimizden alıyoruz. Dün olduğu gibi bugün de Şengal direnişini savunacağız. Ne IŞİD ne de yardakçıları Kürt halkının özgürlüğüne engel olabilir. ABD ve AB ülkeleri de iki yüzlü politikalarından vazgeçerek PKK yasağını kaldırmalıdır. Bu yasağın hiçbir meşru zemini yoktur. Batılı devletler IŞİD’e karşı Kürtlere gerçekten destek olmak istiyorlarsa, destekçi ülkeler üzerinde baskı kurmaları ve PKK yasağını kaldırmaları gerekiyor.”
‘Özgürlük sevdası her silahı yener’
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ da mitingde bir konuşma yaptı. Rojava’da bir kahramanlık destanı yaratıldığını belirten Yüksekdağ, tüm demokratik çevrelere Rojava’ya daha fazla destek çağrısı yaptı.
Yüksekdağ, sözlerini şöyle sürdürdü: “Rojava’da doğan güneş, tüm Ortadoğu’yu aydınlatmaya devam ediyor. Direniş, Türk halkının özgürlüğü için bir vesile olacaktır. Kürt halkının eliyle ilmek ilmek örülen demokratik konfederal sistem, bölgedeki tüm azınlıkların güvencesidir. Bunu ne IŞİD, ne de uzantıları yıkabilir. Bu özgürlük sevdası, bu kahramanca direniş her silahı yener, her zulme boyun eğdirir.”
Avrupa ülkelerine de seslenen Yüksekdağ, “Sizin yasakladığınız PKK, Ortadoğu coğrafyasında halkların tek teminatıdır. Ortadoğu’da vahşete ve barbarlığa karşı insanlık değerlerinin tek savunucusudur. Terörist arıyorsanız, kendi suretlerinize bakınız. Asıl terörist PKK değil, uluslararası emperyalist güçlerdir. Terörist olan, Kürt halkının temsilcisi PKK mi, yoksa IŞİD terör örgütüne her tür yardımı yapan AKP Hükümeti ve Türk devleti mi? PKK yasağını bir an önce kaldırın ve Kürt halkından özür dileyin. Kendinizi ancak böyle affettirebilirsiniz” diye konuştu.
Konuşmasında sürece de değinen Yüksekdağ, “Bugün bir kez daha ilan ediyor: AKP Hükümeti müzakere sürecinin sorumluluklarından kaçamayacaktır” dedi..
Ulusal birlik şart
Kürdistan Ulusal Kongresi (KNK) Eşbaşkanı Tahir Kemalizade ise “ulusal birlik” çağrısı yaptı. Çetelere karşı zaferin er ya da geç Kürt halkının olacağını vurgulayan Kemalizade, ulusal konferansın geciktirilmemesi çağrısını da yineledi.
Sol Parti Federal Milletvekili Andrej Hunko, partisinin dayanışmacı selamlarını aktardıktan sonra IŞİD’in Alman devleti tarafından geç de olsa terör örgütü ilan edilmesinin önemli olduğunu kaydetti. “Avrupa ülkeleri IŞİD üzerinde daha fazla baskı oluşturmalı“ diyen Hunko, çetelere destek veren ülkelere de diplomatik baskı yapılması gerektiğini belirtti.
‘Tarihimizi yeniden yazıyoruz’
Daha sonra söz alan Demokratik Birlik Partisi (PYD) Eşbaşkanı Salih Muslim’in konuşması vardı. Muslim’in konuşması, sık sık alkış ve sloganlarla kesildi.
Ortadoğu coğrafyasında özgürlüğü için mücadele eden tek gücün Kürt halkı olduğunu kaydeden Muslim, “Halk olarak bugüne kadar onur ve özgürlüğümüz için çok bedel verdik. Bizler baş aşağı giden bir tarihimizi yeniden yazıyoruz” dedi.
Şengal’in Kürdistan’ın ruhu olduğunu belirten Muslim, “Ne Şengal Kürdistansız, ne Kürdistan Şengalsiz olur. Êzîdî halkımızı bundan sonra kimseye kırdırtmayacağız” diye belirtti. Almanya Êzîdî Dernekleri Federasyonu (FKÊ) Eşbaşkanı Ali Atalan da Şengal’e yönelik saldırılarla ilgili konuştu. Êzîdîlere yönelik saldırıların bir “soykırım” olarak kabul görmesi talebini dillerin Atalan konuşmasında binlerce Êzîdî’nin katliamdan kurtulmasını sağlayan gerillalara da teşekkür etti.
‘Dayanışma bayrağını yükseltelim’
Avrupa Demokratik Toplum Kongresi (KCD-E) Eşbaşkanı Murat Ceylan ise Avrupa’daki Kürdistanlılara “kültürel asimilasyona karşı ulusal değerleri sahiplenme” çağrısı yaptı. “Halkımız kurumlarına daha çok sahip çıkarak asimilasyon politikasına set çekebilir” diyen Ceylan, IŞİD çetelerine karşı mücadelenin yolunun da ulusal birlik olduğunu belirtti.
Ermeni örgütü Nor Zartonk’un aktivisti ve Avrupa Barış ve Demokrasi Meclisi temsilcisi Alexis Kalk da festivalde kısa bir konuşma yaptı. Kürt halkının mücadelesinin diğer halkların devrimci mücadelesine de ilham olduğunu belirten Kalk, “Topraklarımızı özgürleştirmek istiyorsak dayanışma bayrağını daha yükseklere çıkarmalıyız” dedi.
Festivalin kültür programı da oldukça zengindi. Koma Berxwedan, Pınar Aydınlar, Dengê Mezopotamya, Necmettin Xûlamî, Bengî Agirî, Hanî ve Dengê Xwezayê, müzik performanslarıyla katılımcılara güzel anlar yaşattı.
Şengal için yardım toplandı
Heyva Sor a Kurdistanê’nin (Heyva Sor) Şengal’e yönelik yardım kampanyası, festivalde de devam etti. Yardım gönüllüleri, festival boyunca alanı gezip maddi yardım topladı. Alandaki standlarda da Heyva Sor’un yardım kumbaraları vardı.
Heyva Sor, maddi yardımın yanı sıra ihtiyaç malzemeleri ve ilaç da topladı. Program boyunca hem yardım çalışmalarını organize eden hem de katılımcıların sağlık sorunlarıyla ilgilenen Heyva Sor çalışanı Dr. Fahrettin Güşen’in verdiği bilgiye göre, alanda çoğunluğu ilaç olmak üzere 8 tonluk yardım malzemesi toplandı. Bağışlar ve hediyelik eşya satışından ise 15 bin Euro’luk bir gelir elde edildi. Heyva Sor’un merkezi kampanya doğrultusundaki çalışmaları dışında alanda, bazı Kürdistanlıların kişisel yardım kampanyaları da vardı. Kürdistanlılar, kendi ürettikleri ürünleri festival alanında satarak elde ettikleri geliri Şengal’e gönderilmek üzere Heyva Sor’a teslim etti.
Festivalden notlar...
* Avrupa’nın dört bir yanından festivale akan Kürdistanlıların otobüs ve araçları, Düsseldorf girişinde uzun kuyruklar oluşturdu. Katılımcılar, araçları için park yeri bulmakta oldukça zorlandı.
* Festival alanına bu yıl ilk kez biletsiz giriş yapılabildi.
* Alanda stand açan gazetemiz Yeni Özgür Politika, yeni yayın döneminde aldığı karar doğrultusunda abone kampanyasının startını da festivalde verdi. Festival boyunca gazetemiz çalışanlar ve gönüllülerinden oluşan ekipler, hem gazete dağıtımı hem de abone çalışması gerçekleştirildi. Standımızda ise yazarlarımız okurlarla buluştu.
* 8 Eylül’de Hagen’den başlayan “Uzun Yürüyüş”te yüzlerce kilometre yürüyerek festivale ulaşan Ciwanên Azad üyesi Kürt gençlerinin coşkusu alanda da dinmedi. Gençler, PKK, KCK, YPG ve Ciwanên Azad bayraklarıyla askeri yürüyüş yaptı. “Bijî Serok Apo” ve “Bijî berxwedana YPG û HPG” sloganlarının atıldığı yürüyüş, büyük ilgi çekti.
* Ana sahnenin üst kısmına Almanca “Öcalan’a özgürlük, Kürdistan’a statü” yazılı pankart asıldı. Kitlenin en önünde ise “Şengal kadınlarının özgürlüğü, Kürdistan’ın özgürlüğüdür” yazılı pankart vardı.
* Festival sahnesinin yanına kurulan dev ekrandan gösterilen Şengal konulu sinevizyon, katılımcılar tarafından yoğun ilgiyle takip edildi. Şengal’deki katliam ve direnişten görüntüler ile Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın konuşmalarını içeren sinevizyon sırasında, “Bijî Serok Apo” ve “Bijî berxwedana Şengal e” sloganları atıldı.
* Alanda adeta, “festival içinde festivaller” vardı. Kurulan “Konê Reş”te (Kara Çadır) onlarca sanatçı, kilam ve stranlarını Şengal için seslendirdi. Alternatif sahnede ise gençlerin kurduğu müzik grupları, performanslarını sergiledi. Alanın birçok noktasında ise davul-zurna eşliğinde halaylar çekildi.
* Stantlar, her sene olduğu gibi festivalin en ilgi çekici unsurlarından biri oldu. Kürdistan ve Türkiyeli örgütler başta olmak üzere birçok kurum açtığı standlarla çalışmalarını tanıtırken, yemek ve içecek standları ise katılımcıların ihtiyaçlarını karşıladı. Özellikle festivalde kitap standları büyük ilgi gördü.
* Mîr Müzik, festivalde 10 yeni albümle müzikseverlerle buluştu. Albümler, festivaldeki standda sergilendi.
M.ZAHİT EKİNCİ-EVÎN AKSOY / ABDURRAHMAN KARATAŞ/DÜSSELDORF