Hatay’ın Antakya ilçesinde şelaleleri ile ünlü olan Harbiye’de Vahide Oduncu, küçük yaşta öğrendiği kamışlardan “Sipsi” adında bir üflemeli bir enstrüman yaparak, sanatını icra ediyor. 

Henüz çocukken bir kaval ustasının attığı kamışlardan sipsi, kaval, flüt gibi üflemeli enstrümanlar yapmaya başlayan Oduncu, elleriyle sanata yeni anlamlar katıyor.

Sipsinin hikayesi

Yaklaşık 15 yıldır bu sanatı yapan Oduncu, enstrümanların içerisinde en fazla sipsi üzerinde durduğunu söylüyor. Bunun nedenini sipsinin hikayesine bağlıyor. Oduncu’nun hikayesini anlattığı hikaye şöyle: “Yunan mitolojisine göre Pan tanrısı ve Su perisinin aşkını anlatıyor bu hikaye. Fiziki görünümü ile herkesi korkutan ama aslında çok iyi biri olan Pan tanrısı, güzeller güzeli su perisine aşık olur. Fiziki görünümünden korkan su perisi karşılık vermez. Pan, çok ısrar edince peri ondan kurtulmak için kaçıp kamışların içinde kaybolur. Pan onu günlerce arar ancak bulamaz. Sevdiği kadının kaybı Pan’ı çok üzer. Perinin kaybolduğu yerde oturarak iki kamışı alır ve ‘Ey peri sen kayboldun belki ama hep yüreğimde yaşayacaksın’ diyerek kamışı üflemeye başlar. Yüreğindeki hüzünlü nefes, kamışlarla acı acı ses çıkarır ve uzun uzun çalar. Pan tanrısı aslında bir çoban ve artık hayvanlarını otlatıyor.”

Sipsi ile geçimini sağlıyor

Yaptığı sipsileri aynı zamanda kurduğu tezgahta satarak geçimini sağlayan Oduncu, “Ben kimseye muhtaç olmamak için, yaşlı anneme ve babama bakmak için çalıştım. El emeğimle kendi sanatımı icra ediyorum, bu da beni çok mutlu ediyor” diye belirtiyor.

Ruhu değiştiriyor

Sanata olan tutkusunu yineleyen Oduncu, duygularını şu sözlerle ifade ediyor: “Ben bu sanatın okulunu okumak istedim ama Türkiye’de bu sanatın okulu yok. Eğitim olsaydı kendimi daha çok geliştirirdim. En azından bu sanatı daha görünür kılmak için bir şeyler yapardım. Çünkü eskiden sanata ve müziğe daha çok ilgi vardı. Ama şimdi yok denecek kadar az. Bence insanlar sanata yönelsin. Sanat insanın ruhunu, dünyaya bakış açısını değiştiriyor.” 


ŞÛJIN/HATAY