Sünni Arap milliyetçilerinin IŞİD adlı çeteleri öncülüğünde 3 Ağustos'ta işgal ettikleri Şengal'deki vahşetlerinin boyutu, yavaş yavaş orta çıkıyor.  Şengal dağlarındaki ANF muhabirinin bildirdiğine göre 3 bin kişi hayatını kaybetti, 5 bini kaçırıldı, 300 çocuk ve yaşlı açlıktan can verdi. 

KDP'nin alandan çekilmesi ardından 3 Ağustos'ta Şengal işgal edildi.  Aynı gün YPG güçleri 100 km uzaktaki Rabia’dan Irak’a girerek Şengal’e birlikler gönderdi. YPG güçleri bir gün sonra on binlerce insanın katliam tehdidi altında sığındığı Şengal dağlarına ulaşarak, hızlı bir şekilde sivillerin güvenliği için denetim kurdu. Ancak dağlara doğru yapılan bu zorlu göç de tam bir insanlık trajedisine sahne oldu. Şengal merkezi ve köylerinde yoğun katliamlar işlenirken, dağlarda insanlar açlık ve susuzluk altında yaşam savaşı vermeye başladı.  

4 Ağustos günü HPG güçleri müdahalede bulundu ve bölgeye güç gönderdi. HPG ve YJA Star güçleri Şengal dağlarındaki mültecilerin güvenli bir şekilde Batı Kürdistan’a tahliye edilmesi için insani koridorlar açtı. Binlerce kişi bu koridorlardan Rojava’ya ulaştırıldı. Bir yandan çetelere karşı şiddetli bir savaş yürütülürken, diğer yandan sivillerin korunması ve onlara yardım ulaştırılması için yoğun bir çaba gösterildi. Buna karşın, en az 300 çocuk ve yaşlı açlık ve susuzluğa dayanamayarak can verdi. Bu sayının daha da artmasından endişe ediliyor. 

Hayatta kalanlar, alanda çetelere karşı savaş yürüten güçler ve yerel kaynakların tanıklıklarından oluşturulan bilançoya göre 3 bine yakın kişi IŞİD tarafından katledildi, 5 bini aşkın kişi de kaçırıldı. Bunlar arasında çok sayıda kadın ve genç bulunuyor. Akıbetleri bilinmiyor. Bir kısmının Musul’a bağlı Badoş beldesinde tutuldukları belirtiliyor.


Büyük bir nüfus

Şengal kentinin kuzey ve batısına düşen Til Ezêr, Dilverek, Wardiyê, Siba Şêx Xidir, Trambosî, Kızılkent, Til Xesep, Til Benat, Solak, Eyn Fethî, Sinûnê, Xane Sor, Dugirê, Guhbel, Zorava, Herdan, Gir Şebek, Bihola, Barayê ve diğer bir çok küçük köyünde yaşayanların sayısı 500 bin dolayındaydı. Çetelerin saldırıları sırasında 300 bin dolayında kişi bu köylerden kaçarak dağlara sığındı. 

3 Ağustos’tan bu yana Kürt güçleri çetelere karşı bu bölgelerde şiddetli çatışmalar yürütüyor. Bir çok köy HPG, YPG ve 4 Ağustos’ta kurulan Şengal Direniş Birlikleri (ŞDP) tarafından kurtarıldı, onlarca çete üyesi öldürüldü. Yüzlerce Şengalli Êzîdî genç de direniş saflarına katıldı. Bununla birlikte Süleymaniye’den de en az 200 genç direnişte yer aldı.


20 bin Êzîdî kurtarıldı

Şengal'deki saldırılar ardından oluşturulan güvenlik koridorundan Rojava'ya göç edenlerin sayısı 20 bini aştı. Göç edenler için seferber olan Rojava'daki yetkililer yardım ve destek çağrısında bulundu. 

Güvenlik koridorundan, araçlarla 6 günde 20 bini aşkın Şengalli göçmenin Rojava'ya geçişi sağlandı. Rojava’ya gelen Şengalliler Cizîrê Kantonu'nun Dêrik kentine bağlı Bacrîq Köyü'nde kurulan Newroz Kampı'na yerleştirildi. Rojava Demokratik Özerklik yönetimi, halk meclisleri ve yardım kuruluşları da gelecek Şengallileri karşılamak üzere gerekli hazırlıklarını sürdürüyor. Bu amaçla binlerce araç hazır bekletilirken, kamplar oluşturularak, göçmenler için gerekli temel ihtiyaçlar hazırlandı.

Cizîrê Kantonu Toplumsal İşler Bakanlığı’na bağlı kurulan kamp için Rojava’daki yardım kuruluşları da devreye girdi. Sürekli erzak ve ilaç akışının sağlandığı kampta, sağlık ekipleri de hazır bulunuyor. Dêrikli anneler ise kampın üç öğün yemek ihtiyacı başta olmak üzere birçok çalışmaya aktif katılıyor.

Kampa gelen yüzlerce Şengalli arasında en dikkat çeken ise çocuklar. Katliam tehdidi nedeniyle aileler yanlarına hiçbir ihtiyaçlarını almadan aniden yola çıktıkları için çocukların neredeyse hepsinin ayakkabısız ve çorapsız olduğu görülüyor. 


Onbinlerce kişi aktarılacak

Rojava İnsani Yardım Kuruluşu Başkanı Hember Hesen, 6 gün içinde Rojava'ya sığınan Ezîdî göçmenlerin sayısının 20 bini aştığını ve halen Rojava'ya aktarılmayı bekleyen onbinlerce kişinin bulunduğunu duyurdu. Binden fazla kişinin, Rojava üzerinden Kuzey Kürdistan'a geçtiğini, binlerce Şengallinin de Amûdê, Tirbespiyê ve Hesekê kentlerine yerleştirildiklerini belirten Hesen, Amûdê'de 300-400 aile, Hesekê'de de 200 ailenin kentteki Êzîdîler tarafından konuk edildiğini belirtti. 

Ellerindeki imkanlar çerçevesinde Şengal halkının güvenli bir şekilde Rojava'ya geçişi için çalıştıklarını belirten Hesen, şimdilik göçmenlerin acil olan su, yiyecek ve diğer temel yaşam ihtiyaçlarını karşıladıklarını, buna halkın da destek olduğunu kaydetti. Hesen, Şengal halkının çok zor şartlar altında yaşam mücadelesi verdiğini ve durumlarının giderek daha da kötüye gittiğine dikkat çekerek, "Özellikle kadın ve çocukların durumu iyi değil'' dedi. 


Kamp kapasitesini aştı

Rojava halkının da sınırlı imkanlara rağmen elinden gelen yardımı yaptığını belirten Hesen, kampının kapasitesinin çok üstünde insan barındırdığına dikkat çekerek, kampta yer kalmadığını, insani yardım konusunda da ciddi sıkıntı yaşandığını ve toplanan yardım malzemelerinin tükenmek üzere olduğunu kaydetti Yaşam koşullarına ilişkin bir rapor hazırladıklarını ve raporu uluslararası insan hakları örgütlerine göndererek acil yardıma ihtiyaç duyduklarını ilettiklerini ifade eden Hesen, henüz yanıt almadıklarını söyledi. Hesen, uluslararası insan hakları örgütleri ve yardım kuruluşlarına acil yardım çağrısını yineledi.


Kampa ziyaret 

Cizîrê Hükümeti Toplumsal-Sosyal İşler Bakanı Dijwar Ehmed de dün Newroz Kampı'na gelerek yerinde inceledi. Şengal halkını karşılamak üzere ilk günden seferber olduklarını vurgulayan Ehmed, kamp dışında da bazı şehirlerde evlere yerleştirdiklerini ve her türlü yaşam gereksinimlerini karşıladıklarını söyledi.


Kuzey kapılarını açtı

Şengal'den Batman'a gelen Êzîdî Kürtlere, Qubinê'deki (Beşiri) Êzîdî köyleri kapılarını açtı.

Şengal ve Şêxan, Şarya ve Rabia bölgesinde IŞİD çetelerinin saldırısı sonucu Kuzey Kürdistan'a göçeden Êzîdî Kürtlere, Batman, Amed, Mardin, Urfa ve Şırnak’ta belediyeler ve halk sahip çıktı. Viranşehir, Midyat ile Beşiri’nin köylerinde yaşayan Êzîdî Kürtler de göç edenlere kapılarını açtı. Qubin'e bağlı 15 Êzîdî köyü, savaş mağduru olan kardeşlerini ağırlıyor. Midyat'ın Bacinê (Güven) Köyü'nde bulunan Êzîdî ibadethanesi Qesra Bacin'de yüzlerce kişi konaklandı.


Geride bıraktıklarını düşünüyorlar 

IŞİD katliamından kaçıp Bacinê'ye göç eden Êzîdîlerin çoğu geride bıraktıkları aile fertlerinin akibeti konusunda kaygılı. Geride iki kızının yanı sıra, aile fertlerinden 5 kişiyi bırakmak zorunda kaldığını belirten Zerife Erzo Çelek, "Pasaportlarımız olduğu için bizler geçebildik. Ancak evli iki kızımın ve amcalarımın pasaportları olmadığı için onlar geçemediler. Bizler buradayız ama biz aslında oradaki Êzîdîlerin haline ağlıyoruz. Orada aç susuz binlerce Êzîdî dağlarda kalmak zorunda kaldılar. Onlar ne kadar dayanırlar bilmiyoruz. Bu konuda bize yardımcı olsunlar" dedi.

YPG'nin yardımıyla sınırı geçen Elmas Hesen, sadece küçük çocuğu ve dayısı ile geçebildiğini babası ve kayınpederlerini orda bırakmak zorunda kaldıklarını söyledi. 

Êzîdîlerin çoğunun aile fertlerini ve çocuklarını yalnız bırakmamak için Şengal'da kalmayı tercih ettiğini söyleyen Raziye Heci Êli ise "Küçük çocuklarımızın pasaportları olmadığı için onların geçmesine izin vermiyorlardı. Benim 2 yaşındaki kızımın ve kaynanamın pasaportları olmadığı için sınırdan geçemediler. Bunun için de eşim onların yanında kalmak zorunda kaldı. Aynı zaman da kaynanam kendisi rahatsız kalkamıyor" dedi. 


Akibetleri bilinmiyor

Ahmet Reşo Salih da "Bizler yaşanan çatışmada kaçmak zorunda kalırken arabada yer kalmadığı için fazla kişiyi alamadık. Bugün burada ağlarken kendimize değil, arkada bıraktıklarımız için ağlıyoruz. Çünkü orada dağlarda binlerce Êzîdî kardeşlerimiz aç ve susuz kalmaktadır. Bunun yanı sıra IŞİD bizim çocuklarımızın kafasını koparıyor, kızlarımızı satıyorlar. Bu Êzîdî halkına yapılan bir zulümdür. Irak Hükümeti de bu duruma sesiz kalıyor" dedi. 

Arkalarından bıraktıkları aile fertlerinden haber alamadıklarını kaydeden Leyla Reşo, "Gece İŞİD bizim eve saldırdı. Bizler kaçmaya başladık. Kaçarken ayağıma ne olmuş onu bile bilmiyorum ama ayağım yara bere içinde kalmış. Sadece benim ailemden 25 kişiyi aldılar. Kimisini öldürdüler. Kimi kızlarımızı da Musul ve Tılafer'e götürerek satmaya çalıştıklarını duyduk. Benimle beraber iki kuzenim geldi. Onlar kendi ailesinin yerini bile bilmiyor" şeklinde konuştu. 


HABER MERKEZİ