İnsanlık dışı uygulamalar meşruluk kazanıyor
Türkiye’de 30 yılı aşkın bir süredir kirli ve çatışmalı bir sürecin yaşandığını ve hala bu çatışmalı sürecin devam ettiğini söyleyen Özsay, „Bu ortamda kadınlar ve çocuklar şiddetin en kabasına ve en vahşisine maruz kalıyorlar. En temel insan hakları hiçe sayılarak, insanlık dışı tüm uygulamalar meşruluk kazanıyor. Ölümün, işkencenin, baskının çirkin yüzü hiç çekinmeksizin insanların boğazına yapışıyor“ dedi. Özsay, „İnsanca bir yaşam ve demokratik bir Türkiye istemek bir suç ise, tutuklu arkadaşlarımızla birlikte bu suçu işlemeye devam edeceğimizi bir kez daha belirtiyor ve tutuklu kadın arkadaşlarımızın bir an önce özgürlüklerine kavuşmalarını talep ediyoruz“ çağrısında bulundu.
Devlet katilleri koruyor
İzmir KESK Kadın Platformu üyeleri de gün dolayısıyla meşaleli bir yürüyüş düzenledi. Yürüyüş ardından açıklama yapan SES İzmir Şube Kadın Sekreteri Rukiye Çakır, devletin kadınları korumaktan uzak olduğunu söyledi. Aile Bakanı Fatma Şahin’in en kapsamlı yasayı çıkaracaklarını söylediğini hatırlatan Çakır, „Ne acıdır ki Şahin, mevcut yasaların neden kadınları korumadığını sormuyor. Neden belediyelerin zorunlu olan kadın sığınma evi açmadığını sormuyor“ dedi. 13 yaşından küçük bir kız çocuğuna tecavüz edenlere ‘iyi hal’ indiriminin yapıldığının altını çizen Çakır, „Kadını korumayan devlet; katilleri, tecavüzcüleri korumakta hiçbir sakınca görmüyor“ diye belirtti. Son olarak 20 madde halinde hazırlanan taleplerini okuyan Çakır, özgür, eşitlikçi, demokratik bir ülke yaratılana kadar susturulmaya çalışılan taleplerini ve isteklerini haykırmaya devam edeceklerini ifade etti.
DİHA/İSTANBUL-İZMİR