Erdoğan şefliğindeki AKP iktidarının Kürdistan’da devreye koyduğu imha ve kuşatma politikaları kapsamında yüzlerce kişi katledildi. Her gün yeni bir katliama imza atan Türk devlet güçleri, Şırnak’ın Silopi ilçesinde 21 Aralık 2015’te 10 yaşındaki Mehmet Mete’yi katletmişti. Mete, amcasının evinde oynadığı sırada evlerine tanklardan atılan top mermisinin isabet etmesi sonucu ağır yaralandı. Ağır yaralanan Mete’yi almak için gelen ambulans ise saatlerce engellenmişti. Fakat saatler sonra beyaz bayraklarla evde hastaneye götürülen Mete, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. 

Mete’nin kuzeni 16 yaşındaki Aydın Mete de 29 Aralık’ta özel harekât polisleri tarafından katledildi. Mete’nin dayısı Şükrü Coşkun ise Cizre’de vahşet bodrumlarında katledildi. 3 yakınını Botan direnişinde yitiren Mehmet Mete’nin annesi Gurbet Mete, 100 yıl geçse de yaşanan bu katliamların hesabını soracağını söyledi. 

1990 yılında Silopi ilçesine bağlı Gîttê (Çalışkan) köyünden koruculuğu kabul etmeyerek, Silopi’ye taşındıklarını anlatan anne Mete, Silopi’de de devletin zorbalığıyla karşılaştıklarını ifade etti. Kürt halkına yönelik 100 yıldır bir zülüm ve inkâr politikasının devrede olduğunu fakat buna karşı Kürt halkının baş eğmediğini söyleyen anne Mete, özellikle Kürt kadınının barıştan ısrar ettikçe devletin katliam yapmaya devam ettiğini vurguladı. “Oğlum daha 10 yaşındaydı Erdoğan’ın top atışlarıyla can verdi” diyen anne Mete, devletin ilkokul 4. sınıf öğrencisi oğlunu “Terörist öldürdük” diye açıklama yaptığını hatırlattı. Devletin sokağa çıkma yasağı ilan ettiğini fakat sokağa çıkmamalarına rağmen katliamla karşı karşıya kaldıklarını söyleyen anne Mete, her sokağa çıkma yasağı olduğunda devletin yeni katliamlar yaptığını söyledi.




Vatanımız, toprağımız için

Devletin anne karnındaki çocuğu ve 70 yaşındaki yurttaşı katledip “operasyonu başarıyla tamamladık” dediğini anımsatan anne Mete, şöyle devam etti: “Katledilen hepsi sivildi. Devlet, Silopi’de, Cizre’de, Sur’da, Nusaybin’de bitmiştir. Devlet diye bir şey ortada kalmamıştır. Evet, hendek kazıldı. Kimse neden bu gençler hendek kazdı demedi. Hendeklerin tek bir amacı vardı namusumuzu, onurumuzu korumaktı. Gençlerimiz, düşmanın eline düşmesin diye hendek kazıldı. Vatanımız toprağımız için hendekler kazıldı. Yaptıkları katliamlarla ve vahşetle Cizre’yi Silopi’yi ele geçirdiklerini sanıyorlar. Unutmasınlar ki; hiçbir zaman bu topraklar onların olmadı. Onlar bu topraklardan yaptıkları vahşetin hesabın verip er geç gidecekler.”


Onlarla gurur duyuyoruz



10 yaşındaki oğlu şahsında aslında Kürt halkının katledildiğini söyleyen anne Mete, “Mehmet, dayısı ve kuzeni onurlu bir yolda can verdiler. Onlar kendi davaları için şehit oldular ve onlarla gurur duyuyoruz. Onlar her zaman kalbimizde yaşayacaklar. Biz onların mücadelesinin takipçisi olacağız üzüntülü olabiliriz ama davamızdan vazgeçmeyeceğiz. 10 yaşındaki oğlum bana güç verdi” dedi.

 Kimseye bırakmayacağız

Silopi’ye yönelik 37 gün boyunca soykırım operasyonları kapsamında yüzlerce evin devlet güçleri tarafından tahrip edildiğini anlatan anne Mete, devletin mahalleleri “riski bölge” adı altında insansızlaştırma politikasına rağmen evlerini ve topraklarını terk etmeyeceğini belirtti. Mahallerin içinde bulunan okulların karargaha dönüştürüldüğünü ve Silopi’nin iradesini böyle teslim alınmaya çalıştığını dile getiren anne Mete, Kürt halkınan Cizre, Silopi ve Nusaybin’i kimseye bırakmayacağının altını çizdi.



 DİHA/ŞIRNAK