
16 yaşındaki Mahmut Bulak’a babası yine 16’sında devlet güçleri tarafından katledilen bir arkadaşının adını verdi. Mahmut, 16 yaşındaki mahalle arkadaşı Çekvar Çubuk’un yanına defnedildi.
Namık Kemal Ticaret Meslek Lisesi öğrencisi 16 yaşındaki Mahmut Bulak, 9 Şubat’ta Amed’de Cizre protestosunda polis kurşunuyla katledildi. Baba Ferhat Bulak, yine 16 yaşındayken devlet tarafından katledilen arkadaşının adını oğluna verdiğini belirtiyor.
Haber Nöbeti için Amed’e gelen ve DİHA için haber takibi yapan gazeteci Tuğba Tekerek’e konuşan Baba Ferhat Bulak, oğluna yıllar önce yine 16 yaşındayken katledilen bir arkadaşının adını verdiğini belirtiyor: “Ben liseyi okurken, bir arkadaşım vardı. Adı Mahmut’tu. Şehit düştü. Dedim ki, bir gün oğlum olursa adını ‘Mahmut’ koyacağım. Bu Mahmut, o Mahmut’tur. Mahmutlar hep şehit düşüyor.”
Üç yıl önce Amed’e döndüler
Bulak’ın ailesi bundan 25 yıl önce Ankara’ya göçmüş. Baba Ferhat Bulak, “İş için gittik” diyor. Amca Kadri Bulak ise, kardeşlerinden biri PKK’ye katıldığı için, ailenin üzerindeki hiç bitmeyen baskıdan bahsediyor. “25 yıldır, devletten çektiğimizi bir biz biliyoruz, bir Allah biliyor. Diyarbakır’da yaşama şansı bize tanımadılar” diyor. Üç çocuklu ailenin tek erkek çocuğu Mahmut Ankara’da büyümüş. İnşaat işçisi olarak çalışan baba Bulak üç yıl önce “Artık barış olmuş, memleketimize gidelim” diyerek Diyarbakır’a döndüklerini anlatıyor.
Bu şehri Kürt çocukları yönetsin
Oğlunu “Fotoğrafına bakın, yüzündeki o nura bakın, cümlelerle anlatılmaz. Sigara kullanmazdı, bir şey yapmazdı, küfrün ne olduğunu bilmezdi” diye anlatan baba Bulak üzgün olduğu kadar, öfkeli de: “Bu Türkler bizden ellerini çeksinler, uzaklaşsın. Buradaki Kürt çocukları, buradaki insanları yönetsin. Buradaki Kürt çocukları, buranın polisleri olsun.”
Hitler’in Yahudi nefreti kadar
Amca Kadri Bulak da öfkeyle konuşuyor: “Bizim gibi binlerce aile var, hiç acı yaşamamış bir aile yok. Kürt halkının kaderi olmuş. Bu kaderi yıkmak için tüm Kürtlerin birleşmesi lazım” diyor ve şöyle devam ediyor: “Bugün sesini etmeyen insanların kahvaltı yaparken, akşam yemeği yerken veya sokakta karşıdan karşıya geçerken öldürülmeyeceği belli değil. Hiçbir Kürt’ün can güvenliği yok. Resmen öldürmüş, adam bizimle dalga geçiyor. Bunu hazmediyoruz. Hukukun olduğu yerde vuranlar cezalandırılsa biraz daha rahat taziye evimizde otururduk. Hitler Yahudilerden ne kadar nefret ediyorsa Erdoğan Kürt halkından o kadar nefret ediyor.”
DİHA/AMED