Bugün çok şey yazılacak insan üzerine, insanlık üzerine. Yazılmalı da!
Bugün, yüz yıllık tarih yeniden değerlendirilecek insanlık tarafından ve insan için kansız bir yaşam dilenecek. Dilenmeli de!
Bugün bir soykırım yeniden lanetlenecek bütün dünyada. Lanetlenmeli de!
Ve bugün, bir soykırım görmezlikten gelinerek, bir savaş kutsanacak Türkiye’de!
Bugün Türkiye ikiye bölünecek: Savaşın ve barışın yandaşları kapatacak kürsüleri.
Bugün, Türkiye’yi ikiye böleceğiz, soykırımlar, katliamlar ve savaş karşıtları olarak, savaşın tarihsel ve güncel bütün temsilcilerine karşı.
Bugün biz Erivan’da ve dünyanın her alanında Ermeni ve Asuri-Keldani Süryani halkının önünde diz çökerek, yüz yıl önce atalarımızın gerçekleştirdiği soykırım için onlardan özür dileyeceğiz.
Bugün biz, bu özrü dileyerek yeniden bütünleşeceğiz insan kimliğimizin yasaklanan yanıyla.
Bugün biz bir buçuk milyon Ermeni’nin ve Asuri-Keldani Süryani’nin önüne atarak kendimizi, anıları önünde bedenimizi siper ederek, yeniden dirilteceğiz insanlık onurunu.
Derin politikalara, büyük analizlere, tarihsel belgelere ihtiyacımız yok:
Bugün sadece insanlaşmanın bir adımı olarak atacağız bu adımı.
Yani insan onuruyla yaşayabilmek için ve onur adına!
***
Size verilmiş sözümüzü yineliyoruz:
"Ermeni ve Asuri-Keldani Süryani halkları,
Her insan, tarihiyle yüzleştiği kadarıyla insan oluyor.
Ve biz, ‘kendisi olmak’ için direnmeyi göze alan sürgün insanları, tarihin karanlık uçurumlarını aşarak, ellerinizi tutmaya geldik.
Soy kırımlarla kirlenmiş bir uluslaşma tarihinin kimliğini taşımak istemedik ve soykırımları lanetleyerek, Ermeni olduk iktidarların zulmünün karşısında, Asuri-Keldani Süryani olduk; gün geldi bütün "ötekiler" olduk, zindanlardan isimlerini haykırarak tek tek; gün geldi Kürt olduk, Rum, Laz, Çerkes ya da Arap; yani Anadolu-Mezopotamya topraklarının bütün renkleri olduk.
Şimdi önünüze gelerek, politik iktidarların gerçekleştirdiği ‘Ermeni soykırımından dolayı bizi affedin’ diyebilme cüretini gösteriyoruz.
Biliyoruz ki Ermeni ve Asuri-Keldani Süryani halklarının dostlarına açtığı yürek tüm dünyanın sığacağı kadar büyüktür.
Biliyoruz ki bu halkların tarihsel acıları da büyüktür.
Biliyoruz ki o acıların biraz olsun hafifletilebilmesi için yaraların dost ve kardeş ellerin dokunuşuyla sarılması gerekmektedir.
Biliyoruz ki 'hepimiz Hrant’ız!' demeden ve bedel ödemeyi göze almadan Hrant olunmaz.
Size, ‘Türk devleti tarafından soykırımın resmen tanınması; bu acı olaydan dolayı Ermeni ve Asuri-Keldani Süryani halklarından özür dilenmesi ve zararlarının tazmin edilmesi’ istemiyle yanınızda olduğumuzu bildirmek için sürgün kentlerinden akıp geldik yanınıza.
Varlığınız tüm dünyanın zenginliğidir.
Dostluğunuz, kardeşliğiniz insanlığın emek ortaklığının en üretken karakteridir.
Selam olsun böylesi yüreklere,
Selam olsun yüreği kardeşlik duygusuyla bezenmiş Ermeni ve Asuri-Keldani Süryani kardeşlerimize!"
(Güncellenmiş haliyle: "Avrupa Barış ve Demokrasi Meclisi Hukuk ve Yeni Anayasa Komisyonu / Avrupa Sürgünler Platformu – 2013 - Erivan)