
Yaşıtları gibi kutlamıyorlar
Üzerinde durulan tüm bu noktalar etrafında dünyanın birçok ülkesinde çocuklara dönük gerek yasalarla gerekse de uygulamalarla pozitif ayrımcılık gösterilirken, Türkiye'deki çocuklarla ilgili veriler, demokratik rejimlerin uzağındaki dünya ülkelerinde yaşayan çocuklarla aynı tablo içerisinde yer aldıklarını ortaya koyuyor. Emeklerinin sömürülmesiyle, sokağa mahkûm edilmeleriyle, öldürülüp cezaevine atılmalarıyla, cinsel istismara maruz kalmalarıyla yer aldıkları bu tabloya göre de, Türkiye'deki çocuklar, kendilerine adanan bu günü yaşıtları gibi kutlamıyor.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verilerine göre, Türkiye'de yaklaşık 17 milyon çocuğun 1 milyonu, çalışma yaşamının içerisinde. Bunun içinde sokakta çalışan çocuk sayısı ise 42 bin dolayında. İş Kanunu'nda çalışmaya başlama yaşı 15 olarak gösterilmesine rağmen, hafif işler için bu yasalarla 13 yaşına kadar inilebiliyor. BM'ye bağlı faaliyet gösteren Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) de çocuk işçi tanımındaki yaş sınırı 15 olmasına rağmen, Türkiye'de çalışan 1 milyon çocuğun yüzde 21'si 12 yaşında, yüzde 28'i 11 yaşında, yüzde 19'u 10 yaşında, yüzde 9.4'ü ise 9 veya daha küçük yaşlarda iş hayatına başlayan çocuklardan oluşuyor. Türkiye'de 42 bin çocuk sokakta yaşıyor. 15 yaşından küçük çalışanlar, 18 yaşından küçüklerin yüzde 70.9'unu oluşturuyor. Üstelik bu çocukların yüzde 62.4'ü yine haftanın 6 günü, günde 12 saatin üzerinde çalışıyor.
42 bin çocuk sokağın içinde
Çalışma yaşamı içerisinde yer alan 1 milyon çocuğun 42 bini sokağın içinde. Bunların yaklaşık 30 bininin cinsel istismara ve tecavüze uğradığı sanılıyor. Suça itilen çocuk sayısı ise yılda yüzde 5 ile 10 oranında artıyor. Yılda 125 bin çocuk mahkemeye çıkıyor. Adalet Bakanlığı'nın 2010'da verdiği bilgilere göre, cezaevlerinde bulunan çocuk sayısı 2 bin 629 iken, Türkiye çapında bin 755'i emniyet, 297'si jandarma bölgesinde olmak üzere 2 bin 52 çocuk kayıp. Sokak çocuklarının yüzde 75'i hırsızlık, gasp, yaralama ve tecavüz suçuyla emniyette kaydı bulunuyor. Yatılı pansiyonlu okullarda, çocuk yuvalarında ve YİBO'larda personelin, müdür yardımcılarının, öğretmenlerin ve esnafın cinsel istismarına uğradığı için medyada yer alan ve adliyeye yansıyan olay sayısı 2009 yılında 200 civarında. Geçen yıl yaklaşık 7 bin çocuğa tecavüz edildi, son 10 yılda cinsel istismara uğrayan çocuk sayısı en iyimser ihtimalle 250 bin olduğu hesaplanıyor.
YİBO'lar asimilasyon merkezi
Türkiye'de Kürt çocuklarının yaşadığı mağduriyetler ise can yakıcı türden. Devletin Kürt sorununda çözümsüzlük politikaları nedeniyle, 30 yıldır süren savaştan en büyük zararı yine çocuklar görüyor. Kürt çocukları, köyleri yakıldığı için göç mağduru olup, büyük metropollerde yaşadıkları geçim sıkıntısı nedeniyle çocuk yaşta kendi gücünü aşan işlerde çalışmak zorunda kalıyorlar. Köyleri yakılmayanlar ise, köyde okul olmadığı için asimilasyon merkezleri olarak kabul edilen Yatılı İlköğretim Bölge Okulu'nda (YİBO) taciz ve tecavüzlere uğruyor. Anadili olan Kürtçede eğitim görmelerine izin verilmediği için eğitimde başarı oranları düşüyor ve küçük yaşta hayata eksilerle başlıyorlar. Yaşanan çatışmalarda, annelerini, babalarını, kardeşlerini kaybediyorlar.
2010'da 15 çocuk öldürüldü
Bir Gözde Sen Ol İnisiyatifi'nin verilerine göre, geçtiğimiz yıl tam 15 çocuk savaştan kaynaklı ölümlere, cinayetlere kurban gitti. Türkiye'de çatışmalı ortam nedeniyle öldürülen çocukların sayısı 400'e yaklaşıyor. Bölge illerinde çatışmaların yoğunlaştığı 1989'da günümüze kadar asker veya polis tarafından en fazla çocuğun öldürüldüğü yıl ise 1992 oldu. 1989'da 2, 1990'da 41, 1991'de 22, 1992'de 115, 1994'te 94, 1995'de 17, 1997'de 7, 1998'de 8, 1999'da 12, 2000'de 3, 2004'te 1, 2006'da 8, 2008'de 5, 2009'da 7, 2010'da 15, içerisinde bulunulan yıl içerisinde şu ana kadar 3 çocuk öldürüldü.
326 bin çocuk okula gitmiyor
Türkiye Meclisi'nde kabul edilen Kayıp Çocuklar Araştırma Komisyonu'nun raporuna göre, 2009-2010 öğrenim yılında ilköğretim çağında olup okula gitmeyen çocuk sayısı 326 bin 513, bunlardan 139 bin 691'inin kayıt altına alınırken, 186 bin 822 çocuğun okula kayıtlı olmadığı görülüyor. Okula kayıt ettirilmeyen çocukların 8 bin 715'i geleneksel nedenler, 4 bin 349'u zihinsel nedenlerle okula kaydettirilmiyor. Yine bu durumdaki çocukların 2 bin 141'i ekonomik yetersizlik, 1.654'ü ortopedik engelli oluşu, 1.447'si göçer oluşu, 1.217'si ev hizmetlerinde çalıştırıldığı, 1.94'ü mevsimlik işlerde çalıştırıldığı, 645'i sanayi ve hizmet sektöründe çalıştırıldığı için okula gönderilmiyor.
GÜLER CAN - DİHA/İSTANBUL