Kürdistan ve Türkiye'de Kürtlerin yoğun yaşadığı tüm il ve ilçelerde halk sokaklara dökülerek hükümeti adım atmaya çağıracak. BDP bugünkü grup toplantısını da açlık grevi eyleminin 49'uncu güne girdiği Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi önünde yapacak. BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, dün yaptığı açıklamayla, "Dışarıda, içeride ölümleri durdurmak için 1 günlüğüne yaşamı durduralım" dedi. BDP'nin "30 Ekim'i topyekun direniş günü" yapalım çağrısına destek veren Demokratik Toplum Kongresi(DTK), eylemlere katılım çağrısı yaptı.

Dün de binler eylemdeydi

KESK Diyarbakır Şubeler Platformu, Barış Caddesi'nden Diyarbakır E Tipi Cezaevi'ne doğru yürüyüş düzenledi. Yyüzlerce kişinin yürüyüşü Valilik kararıyla engellendi. Oturma eylemi yaparak engellemeyi protesto eden kitle adına konuşan KESK Dönem Sözcüsü Sait Baran, AKP Hükümeti'nden adım atmasını istedi.
Valilik kararıyla adeta sıkıyönetim uygulanan Amed'de, BDP İl binası önünde gerçekleştirilmek istenen yürüyüşe de izin verilmedi. Önceki geceyi Diyarbakır E Tipi Cezaevi önünde nöbet tutarak geçiren milletvekilleri Emine Ayna ve Nursel Aydoğan da eyleme katıldı. BDP İl Başkanı Zübeyde Zümrüt, "Bu halk 30 yıldır acılar yaşadı. Artık yeter” dedi.

Dışarıda açlık grevleri

Batman Demokrasi Platformu üyelerinin, açlık grevine dikkat çekmek amacıyla önceki gün başlattıkları süresiz-dönüşümlü açlık grevi eylemi Yılmaz Güney Sineması önünde devam ediyor.
Şırnak'ta ise BDP İl binası önünde oturma eylemi yapılırken, BDP il binasındaki açlık grevini de yeni bir grup devraldı.
Antalya'da BDP il binasında başlatılan iki günlük dönüşümlü açlık grevini 15 kişilik yeni grup aldı.
Urfa'nın Ceylanpınar ilçesinde Belediye Meclis Üyesi Halim Dayan tarafından başlatılan süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemi 6'ıncı güne girerken, BDP İlçe binasında başlatılan dönüşümlü açlık grevi ise beşinci grup tarafından devralındı.
İstanbul'un Okmeydanı ilçesinde Sibel Yalçın Parkı'nda kurulan açlık grevi çadırını, BDP milletvekilleri Sebahat Tuncel ve Sırrı Süreyya Önder'in de aralarında bulunduğu çok sayıda kişi ziyaret etti.

Cezaevi önünde eylem

Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi önünde ve Kızıltepe'de kurulan 3 ayrı çadır da dün gün boyu ziyaret edildi. Dargeçit ilçesinde de BDP binasında açlık grevi başlatıldı. Kızıltepe'de AKP ilçe binasına yürüyen BDP'liler polis tarafından engellendi. BDP'liler, "AKP ilçe örgütü" yazılı dövizi çöp kutusuna, çelengi de çöp kutusunun yanına bıraktı.
Tutsak yakınları, açlık grevinin 49'uncu güne girdiği Siirt E Tipi Kapalı Cezaevi önünde eylemdeydi. Cezaevlerindeki tutsaklar da alkış, slogan, ıslık ve kapılara vurarak eyleme karşılık verdi. Oturma eylemi ardından kitle cezaevi önünden kitlesel olarak Eruh yoluna yürüdü.
Tutsak yakınlarının Adana'da Kürkçüler F Tipi Kapalı Cezaevi önüne yapmak istediği yürüyüş ise izin verilmedi. Kitle, yaklaşık bir saatlik oturma eylemi ardından sloganlarla dağıldı.
Nusaybin'de Belediye Başkanı Ayşe Gökhan, sendika ve sivil toplum örgütü temsilcileri Barış Parkı'na yürüdü.

Açlık grevi çadırları kuruldu

Dersim'de ise Yeraltı Çarşısı üzerinde açlık grevi çadırı kuruldu. BDP, EMEP ve ESP'li yöneticilerin katıldığı eylem, polisin engelleme girişimlerine rağmen başladı.
Şırnak'ın Silopi İlçesi'nde biraraya gelen yüzlerce kişinin yürüyüşü de polis engeline takıldı. Kitle, engellemeyi oturma eylemiyle protesto etti. İdil'de açlık grevi çadırını yüzlerce kişi ziyaret etti.
Cizre'de Cudi mahallesinde açlık grevi çadırına destek için kurulan çadıra binlerce kişi yürüdü.
Van'ın Bostaniçi beldesinde kurulan çadırda ise açlık grevi üçüncü gününde.
Kars'ın Göle İlçesi'nde de açlık grevlerine destek için basın açıklaması yapıldı.
BDP Hakkari İl örgütünde başlatılan 10 günlük dönüşümlü açlık grevi ise 4. gününde.
Muş'un Bulanık İlçesi'nde de BDP binasında açlık grevi başlatıldı.
Ağrı'nın Doğubeyazıt İlçesi'nde yapılan iki günlük dönüşümlü açlık grevini de yeni bir grup devraldı.
Konya'da da iki günlük dönüşümlü açlık grevi başlatıldı.

HABER MERKEZİ




KCK'den 30 Ekim çağrısı


KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı, ‘topyekün direniş günü’ ilan edilen 30 Ekim’de tüm Kürdistan halkını yaşamı durdurmaya çağırdı: “30 Ekim zulmü reva görenlere artık yeter deme günüdür.”

KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı yaptığı yazılı açıklamada, Cumhuriyetin 89. yıldönümünün karşılandığını hatırlatarak, üzerinden 89 yıl geçmesine rağmen bugün de AKP iktidarının tekçi-ırkçı politikalarla Kürt halkı üzerinde soykırım siyaseti yürüttüğünü ifade etti. "Bugün, soykırıma dayanan Türk milliyetçiliği 29 Ekim gününü bir bayram olarak kutlarken, Kürt halkı da halk olmaktan kaynaklı doğal hakları için bedenini ölüme yatırmış öncüleri etrafında direnişi geliştirmektedir. Bu büyük tezatlık giderilmeden Türkiye’nin birlik, bütünlük ve barışçıl bir toplumsal yapı olmasından bahsedilemez" denilen açıklamada, AKP Hükümeti'nin cezaevlerinde esir tutulan Kürt halkının öncü kadrolarının başlattığı açlık grevi karsısındaki tutumuna dikkat çekildi.

KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Bu anlamlı direnişte şahadetlerin yaşanmaması ve isteklerin karşılanması için tüm Kürdistan halkının ve Türkiye’de barıştan, demokrasiden yana olan tüm kesimlerin bu eylemle tümüyle bütünleşmesi ve bütün gücüyle sahip çıkması gerekmektedir. Bu çerçevede BDP’nin, açlık grevindeki tutsaklarla dayanışmak amacıyla, 30 Ekim günü (bugün) yaşamı durdurma ve çeşitli etkinliklerle bu tarihsel direnişi gündeme taşıma kararı yerinde bir karar olduğu gibi, aynı zamanda tüm halkımızın desteklemesi gereken bir karar ve herkesin katılması gereken bir insani eylemselliktir. Gün halkımıza zulüm ve zorbalığı reva görenlere ‘artık yeter’ demenin günüdür. Gün, Kürt halkının kimliğine ve Önderliğine sahip çıkma ve özgürleştirme günüdür. Gün, tüm insanlığın olduğu gibi Kürt halkının da bir halk olarak anadil hakkını elde etmesi için büyük fedakarlık yapma günüdür. Bu temelde 30 Ekim günü, kadın-erkek, genç-yaşlı, esnaf-emekçi ve her kesimden tüm Kürdistan halkını yaşamı durdurmaya, çok çeşitli eylem ve etkinliklerle zindanlarda yükselen direnişe ses olmaya çağırıyoruz. Halkımız bütün gücüyle ve bütün olanaklarıyla sömürgeci-faşist zulme dur demek ve Kürt analarının dökülen gözyaşlarını durdurmak için devreye girmeli, özgürlük ve demokratik çözüm iradesini en güçlü-nitelikli kitlesel eylemlerle göstermelidir.”

Başbakan köpeğini bağla!

KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı, bazı AKP’lilerin Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a dönük hakaret içeren sözlerine de şöyle yanıt verdi: “Başbakan’ın gözdesi ve AKP’nin bugün yürüttüğü ırkçı-şovenist-inkarcı çizginin mimarı durumundaki zat, sürekli bir biçimde Kürt siyasetini ve siyasetçilerini, şoven-egemen ulus zihniyetiyle küçümseyen ve aşağılayan bir dil kullanırken, en son alçakça bir biçimde Kürt Halk Önderliği’ne dil uzatarak Önder Apo şahsında halkımıza büyük hakaret anlamına gelen sözler sarf etmiştir.
‘Kapısında ne kadar havlarsa sırtının o kadar sıvazlanacağını bilen ve daha fazla kemik olanağına kavuşacağını düşünen köpek misali’ AKP avlusunda avazı çıktığı kadar bağırıp çağıran ve Kürt halkına olmadık hakaretler yapan bu soytarının soytarısı haddini bilmek zorundadır. Buna bu cesareti veren sahipleri, bu kişinin daha fazla havlayarak ortamı tahrik etmesine ve daha fazla kan dökülmesine zemin sunmasına fırsat vermemelidirler.
Bir taraftan KCK adı altındaki Kürt siyasetini soykırımdan geçirmenin teorisyenliğini yapan bu kişilik diğer taraftan ise çok pişkince Kürtlerin demokratik siyaset yapmasından dem vurmakta ve gerçeklerle alay edercesine topluma saygısızca yaklaşmakta, açıkça gerçekleri çarpıtmakta ve yalan söylemektedir. Bu gevezenin AKP’de horozu öttüğü müddetçe AKP’nin Kürt sorununu demokratik yollarla çözmesi mümkün değildir.”