HDP Eşbaşkanı Pervin Buldan, Kürtlerin, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın dediği gibi 2013 Newroz ruhuna bağlılıklarının devam ettiğini belirterek, "Bu ülkede Kürt sorunu çözülmeden demokrasi ve barış iklimi gelmeyecektir" dedi. Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul İl Örgütü ile Doğu ve Güneydoğu Dernekler Platformu (DGD) Sefaköy’de bulunan bir düğün salonunda sürece ilişkin değerlendirme toplantısı düzenledi. Toplantıya partinin Eşbaşkanı Pervin Buldan, milletvekilleri Ayşe Acar Başaran ve Zeynel Özen, ve il, ilçe yöneticileri, Barış Anneleri ve çok sayıda kişi katıldı. 'Sancılı bir süreci geride bıraktık' Toplantıda konuşan HDP İstanbul İl Eşbaşkanı Esengül Demir, İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimlerine günler kala çalışmalarına hız verdiklerini belirtti. Oldukça uzun süren sancılı ve direniş dolu bir açlık grevlerini geçirdiklerini dile getiren Demir, 3 bin kişinin 6 aya yakın süre açlık grevini sürdürdüklerini ve beyaz tülbentli annelerin de yaptığı eylemlerle tecridin kırıldığını söyledi. 'Bağrımıza taş basarak oy kullanacağız' DGD Federasyonu Başkanı Abdulhakim Daş da 23 Haziran’da büyük bir kararlılıkla sandığa gideceklerini söyleyerek, “Bizler kullandığımız oyları CHP’ye vermiyoruz. Oylarımızı demokrasiye, barışa veriyoruz. Bizler biliyoruz ki Afrin’de yaşanan katliamın sorumlularından biri de CHP’dir. Yine Eşbaşkanlarımızın cezaevine girmesinde, milletvekillerimizin cezaevine girmesinde en büyük destek verenlerden birisi de CHP’dir. Ama biz Selahattin Demirtaş’ın dediği gibi ülkenin barışı için bağrımıza taş basarak sandıklara gideceğiz ve demokrasi güçlerine oyumuzu vereceğiz” dedi. 'Üstleneceğimiz rolün farkındayız' Pervin Buldan ise önemli bir buluşmayı gerçekleştiklerini belirterek, “Aslında İstanbul’un kaderini belirleyecek olan bir yapıyla şu anda beraberiz” dedi. Buldan, “Evet önümüzdeki yılların, yarınların, çocuklarımızın geleceğini belirlemek için üstleneceğimiz rolün alacağımız misyonun hepimiz farkındayız. Beyaz tülbentli anneler, özellikle sizlerin ellerinden öpüyorum. Sizlerin sayesinde sayın Öcalan’ın üzerindeki tecridi kıran, 'biz çocuklarımızın yaşaması için cezaevi önlerindeyiz' diyen, plastik mermilere gaza aldırmayan anneler, sizin kadar uzun süre mücadele eden tüm arkadaşlarıma ve sevgili Leyla Güven’e buradan teşekkür ediyorum” diye belirtti. 'Muhatap Öcalan'dır' İmralı tecridine karşı cezaevlerinde binlerce tutuklu ile başlayan açlık grevi ve ölüm orucu eylemlerinin sonlandırılmasında emeği geçen beyaz tülbentli anneleri aralarında gördüklerine sevindiğini belirten Buldan, “Evet 200 güne yakın bedenlerini açlığa yatırdılar. İmralı’ya avukatların ve ailelerin gitmesi elbette önemli bir adımdır. Tecridin kalkmasının her zaman barışa hizmet edeceğini söyledik. Ne zamanki tecrit kalksa sayın Öcalan ile görüşmeler başlasa işte o zaman bu ülkede barış havası demokrasi havası geliyor, şimdi olduğu gibi. Evet sayın Öcalan’ın dediği gibi 2013 Newroz ruhuna olan bağlılık, demokrasiye olan bağlılık barışa olan bağlılık ne sayın Öcalan ne Kürtler tarafından hiçbir zaman reddedilmedi. Sayın Öcalan barış için muhatap olduğunu söyledi ve iletti. Bize buradan çağrı yapıyoruz muhatap sayın Öcalan’dır. Bizler arada gidip gelebiliriz, bizler aracılık yapabiliriz tıpkı geçmişte olduğu gibi. Bizler o arabuluculuk görevimizi bir kez daha yapmaya hazırız. Çünkü biz biliyoruz ki bu ülkede Kürt sorunu çözülmeden demokrasi ve barış iklimi gelmeyecektir” ifadesinde bulundu. ’23 Haziran faşizme hesap sorulacak gündür' İstanbul seçimine koşulsuz şartsız herkesin katılması ve AKP’yi geriletmek adına oylarını kullanması gerektiğini vurgulayan Buldan şöyle devam etti: “Bizler tüm engellemelere rağmen her seçimde başarı sağlayan partiyiz. Milletvekillerinin tutuklu olduğu, Belediye başkanlarının tutuklu olduğu, annelerinin sokaklarda coplandığı HDP 31 Mart’ta büyük bir başarı elde etmiştir. 7 Haziran havasının ondan sonraki seçimlere nasıl yansıdığını hep birlikte gördük. Onlar arkadaşlarımızı hapsederek sandılar ki bu parti bir daha sokağa çıkamayacak, o arkadaşlarımız cezaevinde de olsalar bu mücadeleyi bu kadar taçlandırdık. Ben inanıyorum ki 31 Mart’ta gösterilen başarı 23 Haziran’da da gösterilecektir. İstanbul seçimi, seçimin çok ötesindedir. Aydınlığın karanlığa karşı galip geleceği bir seçimdir İstanbul seçimi, iyiliğin kötülüğe karşı galip geleceği bir seçimdir 23 Haziran. Tekçi ve faşizme karşı hesap sorulacağı gündür 23 Haziran seçimleri” diye konuştu. 'Çocuklarımızın geleceği için sesimizi yükselteceğiz' YSK’nin İBB seçimlerini yenilenme kararından çekinmediklerini ve bu seçimde çok daha büyük farkla kazanacaklarını dile getiren Buldan, “Türkiye YSK darbesiyle karşı karşıya kalmıştır. Özellikle Diyarbakır Bağlar’da KHK ille işlerinden ihraç edilmiş arkadaşlarımız seçilmiş göreve geldikten sonra mazbataları iptal edilmiştir. Sadece bölgede değil, aynı gasp İstanbul’da da gerçekleşmiştir. Bu çalanlara gasp edenlere halkın iradesini çalanlara dur demezsek ve faşizmi geriletmezsek eğer Türkiye halkları karanlıktan çıkamayacaktır. Halkımızın susmayacağını sesini yükselteceğini biliyoruz. Yarınlarımız için çocuklarımızın geleceği için sesimizi yükselteceğiz. AKP’ye gidecek tek bir oy hırsızlığın devam edeceği anlamına gelecektir. Bu suça kimse ortak olmasın, biz HDP olarak, Kürtler olarak bu suça ortak olmayacağız. Çünkü artık herkes AKP’ye git demesi gerektiğini iyi biliyor” ifadelerini kullandı. Bir oyla Türkiye değişir, bir oy faşizmi geriletir Buldan devamla şu ifadeleri kullandı: "Sevgili arkadaşlar AKP’nin kaybetmesi, adaletin ve barışın kazanması demektir, Demokrasi İttifakının kazanması demektir. Diyarbakır, Cizre, Ege, Karadeniz ve tüm ülkenin kazanması demektir. İstanbul aynı zamanda bizim için Şırnak, Muş, Bitlis’tir, Dersim, Van, Hakkari ve Iğdır’dır. Burada elde edilecek kazanım Türkiye’de, Kürdistan’da kazanımdır. Türkiye’nin, Kürt halkının kazanımıdır. Bu seçimlere, 23 Haziran seçimlerine böyle yaklaşıyor ve böyle bir anlam biçiyoruz. Her bir oy çok değerlidir. Bir oyla Türkiye değişir. Bu İstanbul seçimlerinde kullanacağımız her bir oyun büyük bir önemi ve kıymeti vardır. Bir oy faşizmi geriletir. Tek bir oy alabilmek için Diyarbakır’a gidip Kürtçe konuşuyorlar Onlar ne yapıyorlar? Tek bir oy alabilmek için Kürdistan diyorlar. Diyarbakır’a gidip Kürtçe konuşuyorlar. Yıllarca bize hakaret edenler, Kürdistan dediğimiz için 31 Mart seçimlerinde her gün defolun gidin diyenler, Kürdistan dediğimiz için hakkımızda onlarca dava açanlar, Mecliste bir iki Kürtçe kelime konuştuğu için vekil arkadaşlarımızı bilinmeyen dilde konuştu diyerek tutanaklara geçirenler, bugün bir oy alabilmek için Diyarbakır’a gidip hem Kürdistan deyip hem de Kürtçe konuşuyorlar. Kürtler bunun bilincinde olmalılar. Bu bilinçle Kürtler sandıklara gidip oyunu kullanmalıdır. Bu sahtekarlığa, bu adaletsizliğe bu ikiyüzlülüğe karşı Kürt halkı bütün olarak 23 Haziran seçimlerinde sandıkta oyunu demokrasi güçlerinden yana kullanmalıdır. İstanbul için seferberlik ilan ettik  Bizler bunun için seferberlik ilan ettik. 23 Haziran’a kadar hepimiz buradayız. Milletvekillerimiz, MYK üyelerimiz, PM üyelerimiz, bütün arkadaşlarım hepimiz İstanbul’a çıkarma yapıyoruz. Yeter ki AKP kaybetsin, demokrasi güçleri kazansın. AKP’nin kaybetmesi ile biz kazanacağız. AKP’nin kaybetmesi ile HDP kazanacak. Bu mesele Binali Yıldırım ve Ekrem İmamoğlu meselesi değildir. Bu mesele iki aday arasında gelip giden yarıştan öteye geçmiştir. Bu mesele Türkiye halklarının meselesidir. Bu mesele demokrasi ile faşizm arasında örülecek olan bütün mücadele süreçleri ile bire bir bağlantılıdır. İnanın değerli arkadaşlar, kazanacak olan demokrasi güçlerinin adayı ile birlikte hepimiz kazanacağız. Türkiye demokrasi güçleri, Kürtler, Aleviler, Ermeniler, Süryaniler, ezilenler, emekçiler, kadınlar, gençler kazanacak. Yıllardır bu ülkede inkar edilenler, yok sayılanlar kazanacaklar. Eğer 23 Haziran’da o 250 sayfalık gerekçesiz karar açıklandı ya o karara karşı 250 bin fark atarak biz kazanamazsak geleceğimiz daha karanlık olacak. İşte bu bu kadar önemli bir seçimdir. İstanbul seçimlerini iple çekiyoruz: Memleketine gidenler lütfen geri dönsünler 23 Haziran seçimlerini iple çekiyoruz. Sandıkları korumak, sandık başında kalmak oylarımıza sahip çıkmak kadar oy kullanmak da önemlidir. Burada bulunan bütün arkadaşlarımızdan bütün hemşehrilerimizden ricamızdır. Tatile kimse gitmesin. Iğdır, Muş, Van, Kars, Hakkari, Batman, Mardin ve Diyarbakır’a gidenler lütfen geri dönsünler. Gün kazanma, gün zafere yürüme günüdür. Hepinizin yolu açık olsun. İnanın kazanacağız, başaracağız. Hepimiz bu başarının altına imza atacağız. Sevgili Selahattin Demirtaş’ı, Figen Yüksekdağ’ı o cezaevlerinden çıkaracağız. Arkadaşlarımızın özgürlüğüne kavuşmasına 23 Haziran seçimleri sebep olacak bunu asla unutmayalım. Bu inançla ve hevesle sandıklara gidelim. Hepinize saygılarımı ve sevgilerimi sunuyor, önünüzde hürmetle eğiliyorum. İSTANBUL