
Tutsaklara yönelik uygulamalarıyla gündemden düşmeyen Şakran Cezaevi’nden bir işkence haberi daha geldi. Karataş Cezaevi’nden Şakran Cezaevi’ne sürgün edilen Sibel Mustafaoğlu, Hanım Aydın, Hafize Toprak, Eylem Etli ve Sevcan Atak isimli kadın tutsaklar, cezaevine girişinde çıplak aramayı kabul etmedikleri için saçlarından tutularak yerlerde sürüklendi, kaba dayağa ve işkenceye maruz bırakıldı. Ardından elbiseleri zorla çıkarılarak çırılçıplak şekilde askerlere izlettirildiler. Maruz kaldıkları işkenceden dolayı vücutlarında morluklar oluşan kadınlara cezaevi reviri rapor vermezken, cezaevi yönetimi ise, çıplak halde askerlere izlettirilen kadınlar hakkında disiplin soruşturması açtı.
‘Çığlık sesleri geliyordu’
Adana Karataş Cezaevi’nden İzmir’deki Aliağa Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’nde bulunan Şakran Cezaevi’ne sürgün edilen 5 hükümlü, cezaevine ayrı ayrı kabulleri sırasında maruz kaldıkları işkence, insanlık dışı ve onur kırıcı uygulamaları DİHA’ya gönderdikleri mektuplarda aktardı.
Eylem Etli, cezaevine adım atar atmaz kötü uygulamalarla karşı karşıya kaldıklarını mektup yoluyla ifade etti. Bekletildikleri ring aracından tek tek arama odasına götürülen arkadaşlarının çığlık seslerinin geldiğini, ring aracının yanında bulunan askerlerin buna güldüğünü anlatan Etli, “Ben ringden indirilip arama odasına götürüldüğümde önüme sepet fırlatıp ‘soyun’ dediler. Bu uygulamayı onur kırıcı bulduğum için kabul etmediğimi belirtince de iki gardiyan kolumdan tutup kıyafetlerimi zorla çıkarmaya çalıştı. Gardiyanlardan bir tanesi adeta beni dövmekle görevliydi. Beni sürekli tekmeleyip, tokatlıyor, beni odanın dört bir yanında sürükleye sürükleye kıyafetlerimi çıkarmaya çalışıyorlardı. İki de bir saçımı çekip, taciz ediyorlardı. Aramadan sonra götürüldüğümüz koğuşa kadar bize ağza alınmayacak küfürler ettiler” diye kaydetti.
Onur kırıcı uygulamalar
Sibel Mustafaoğlu ise, mektubunda “Yaşadıklarımız bir kadın olarak karşılaşabileceğim en onur kırıcı ve en rencide edici bir durum” vurgusunu yaptı. Soyunmayı kabul etmeyince 5-6 gardiyanın bir anda üzerine çullandığını belirten Mustafaoğlu, “Önce saçlarımdan tutup sürüklediler. Bir kaçı beni tutarak kıyafetlerimi çıkarmaya çalışırken, biri de boğazımı sıkarak tekme tokat ve yumruklarla saldırıyordu. Gardiyanlar saçlarımdan tutarak kollarımı, bükerek yüzümü duvara dayayıp üstümdeki bütün kıyafetlerimi alıp çıkardılar” diye aktardı.
Hanım Aydın ise, yazdığı mektupta yaşadıklarını şu cümleler ile aktardı: “Gardiyanlar, dosyada yazılı olan rahatsızlıklarımı bildiği için, özellikle sağlık sorunu yaşadığım bu bölgeleri darp ediyorlardı. ‘İnce arama’ denilen onur kırıcı aramayı kabul etmeyeceğimizi belirtince 5’in üzerinde gardiyan saldırısına maruz kaldım. Birkaçı saçımdan sürükleyip, beni duvara çarpıyorlardı. Zorla elbiselerimi çıkartmak istediler. Bazıları kollarımdan, bazıları bacaklarımdan tutarak hem darp edip hem de iç çamaşırlarıma kadar soydular. Gardiyanlar bu sırada ağza alınmayacak küfürler ediyorlardı. Bunlar yaşanırken kapı açık bırakılıp askerlere izletildim.”
Keskin bugün Şakran’a gidecek
Aydın, yaşananlarla ilgili olarak Adalet Bakanlığına ve savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını da aktardı. Benzer ifadeler Hafize Toprak ve Sevcan Atak’ın DİHA’ya gönderdiği mektuplarda da yer aldı.
Kadın tutukluların mektuplarında dile getirdikleri iddialarına ilişkin telefonla ulaştığımız Şakran Cezaevi İdaresi ise, “Şu an cezaevinde yetkili kimse yok” gerekçesini göstererek, açıklama yapmaktan kaçındı. Öte yandan insan hakları savunucusu avukat Eren Keskin, Şakran Cezaevi’nde yaşanan hak ihlallerini incelemek üzere bugün kadın tutuklularla görüşecek.
DENİZ TEKİN