HDP Sözcüsü Saruhan Oluç, bütçenin komisyona geldiğini hatırlatarak, çarpıcı bilgiler verdi:

Sayıştay’ın TMSF raporunda tespit edilen 18 bulgu (1 milyar 273 milyon TL), buz dağının görünen yüzüdür. TMSF bir yolsuzluk ve usulsüzlük üssü haline getirilmiştir. OHAL’in hukuksuzluğu ekonomik alanda TMSF ile sürdürülmüştür.

Cumhurbaşkanı’nın maaşına yüzde 26 artış yapıldı. Cumhurbaşkanı maaşı enflasyon karşısında erimeyen tek maaştır. 74 bin 500 TL maaşı ve buna bir de emekli maaşı ekleniyor. 4 kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı 5 bin 900 TL’dir.

Cumhurbaşkanlığı bütçesi de geçtiğimiz yıla göre 3 kat arttırıldığını görüyoruz. 3 yıldır Sayıştay tarafından denetlenemeyen örtülü ödenek -önümüzdeki 3 yıl için 16,5 milyar TL olarak öngörülmüştür- ise bu bütçede yer almıyor.

 Sağlık alanı ile ilgili getirilen torba yasada, son derece vahim bir madde var. Kamudan hükümsüz ihraç edilen hekim ve diş hekimlerinin özel sektörde çalışması bile engellenmek isteniyor. Buna karşı muhalefetimizi sürdüreceğiz.

HDP Sözcüsü Saruhan Oluç, 1 Kasım Dünya Kobanê Günü’ne dikkat çekerek, “Dün IŞİD’i geriletenler bugün de her türlü saldırganlığa karşı direnişlerini sürdüreceklerdir” dedi.

HDP Sözcüsü Saruhan Oluç, Meclis’te bütçe görüşmelerine ilişkin basın toplantısı düzenledi. İlk olarak Dersim’de donarak ÖLEN askerlerin durumuna değinerek, konuşmasına başlayan Oluç, “Donarak hayatını kaybeden askerlerin durumunu da şüpheli asker ölümleri olarak değerlendiriyoruz. Bu konuların mutlaka tartışılması gerektiğini söylüyoruz. İYİ Parti’nin bu konuda verdiği önergeyi bu nedenlerle destekledik. Hangi partiden gelirse gelsin doğru önerileri destekleme kararlılığımız açıktır” dedi.

TMSF yolsuzluk üssüdür

Bütçenin komisyona geldiğini ifade eden Oluç, iki noktaya dikkat çekmek istediğini söyledi. Oluç, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Sayıştay’ın TMSF (Tasarruf Mevzuatı Sigorta Fonu) raporunda tespit edilen 18 bulgu kapsamında mevzuata aykırı, kamu yararını korumayan, bazı firmalara ayrıcalık tanındığı ve kamunun zarara uğratıldığı görülmektedir. Bu, buz dağının görünen yüzüdür. TMSF bir yolsuzluk, kayırmacılık ve usulsüzlük üssü haline getirilmiştir. OHAL’in hukuksuzluğu ekonomik alanda TMSF ile sürdürülmüştür. Burada ağır ihmal söz konusudur. Sayıştay raporunda usulsüzlük, yolsuzluk olarak nitelendirilen miktar 1 milyar 273 milyon TL’dir ve bu çok ciddi bir rakamdır. Bu konuda sorumluların görevden alınması, mallarının dondurulması, hesap vermesi gerekmektedir.

Enflasyonun eritemediği tek maaş

Dün gece yarısı Cumhurbaşkanlığı bütçesi komisyonda kabul edildi. Cumhurbaşkanı’nın maaşına yüzde 26 artış yapıldı. Cumhurbaşkanı maaşı enflasyon karşısında erimeyen tek maaştır, tek örnektir. 74 bin 500 TL bir maaşı var ve buna bir de emekli maaşını eklemek gerekiyor. Bugün Türkiye’de 4 kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı 5 bin 900 TL, açlık sınırı ise bin 800 TL’dir. Bugün bir fedakarlık yapılması gerekiyorsa, -ki gerekiyor, çünkü büyük bir kriz ile karşı karşıya Türkiye- buna Cumhurbaşkanlığı bütçesinden ve maaşından başlamak gerekiyor. Şatafattan acilen vazgeçilmelidir.

Örtülü ödenek 16.5 milyar

Cumhurbaşkanlığı bütçesine baktığımızda, bu bütçenin de geçtiğimiz yıla göre 3 kat arttırıldığını görüyoruz. Bu Saray’ın, kışlık ve yazlık, uçan sarayın bütçesine yapılan artıştır. Bu artışta şatafat ve israf görülmektedir. Bunun da açık ve şeffaf tartışılması ve değerlendirilmesi gerekir. 3 yıldır Sayıştay tarafından denetlenemeyen örtülü ödenek -önümüzdeki 3 yıl için 16,5 milyar TL olarak öngörülmüştür- ise bu bütçede yer almamaktadır.

Hekimlere hekimlik yasaklanıyor

 Yine bir torba yasa teklifi gelmiştir. Bu torba sağlık alanı ile ilgilidir ve bu konuda komisyondaki arkadaşlarımız daha detaylı açıklama yapacaktır. Teklifteki bir madde son derece vahim bir maddedir. Kamudan hükümsüz ihraç edilen hekimlerin özel sektörde çalışması da yasaklanmak istenmektedir. Bu tam bir intikam teklifidir. Yıllarca üniversitede okumuş, hekim olmuş ve büyük emekler sarf etmiş insanların, herhangi bir mahkeme hükmü olmadan görevlerinden ihraç edilen on binlerce insanın olduğunu biliyoruz. Hekim ve diş hekimlerinin özel sektörde çalışması bile engellenmek isteniyor. Buna karşı muhalefetimizi sürdüreceğiz.”

Türkiye’ye saldırı yok

 Oluç, son olarak da 1 Kasım Dünya Kobanê Günü’ne dikkat çekerek, şunları ifade etti: “Dün IŞİD’i geriletenler bugün de her türlü saldırganlığa karşı direnişlerini sürdüreceklerdir. Bundan hiçbirimizin şüphesi yoktur. Hatırlatalım ki, Kobanê ve Suriye’nin kuzeyinden Türkiye’ye yönelik herhangi bir saldırı söz konusu değildir. Suriye halklarının hiçbir farklılığı dışlamadan, barışa ve huzura, demokratik yeniden inşaya ihtiyacı vardır. Bütün tarafların olduğu bir müzakere zemininde, eşit ve ortak, demokratik bir yaşam için siyasi ve diplomatik bir çözümün gelişmesi şarttır. Bizler bu konuda her türlü desteği vermeyi sürdüreceğiz.”

 

ANKARA