
AKP yönetimindeki Türk devletinin içeride ve dışarıda sürüklendiği savaş ortamının yansımaları 2016 bütçe harcamalarına damgasını vurdu. 2016’da Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık ile güvenliği temsil eden kurumlara başlangıç ödeneklerinin çok üstünde ödenekler aktarıldı.
Maliye Bakanlığı, 2016 yılı Ocak-Aralık bütçe gerçekleşme rakamlarını açıkladı. Cumhurbaşkanlığı’nın 434 milyon 96 bin lira olan başlangıç ödeneği 911 milyon 4 bin liralık artışla 1 milyar 345 milyon 100 bin liraya çıktı. 2016’ya Ocak ayında 12 milyon 366 bin lirayla başlayan Cumhurbaşkanlığı’nın harcamaları, yılın son aylarında rekor düzeye ulaştı. Ekim ayında 142 milyon, Kasım’da 198 milyon harcayan Cumhurbaşkanlığı’nın Aralık ayında zirve yaptı. Yılın son ayında tüm harcamalarının üçte biri oranında, 412 milyon lira harcama yapıldı. Cumhurbaşkanlığı’nın yıl boyunca yaptığı harcama 1 milyar 292 milyon liraya ulaştı.
BirGün’den Nurcan Gökdemir’in haberine göre; Başbakanlık da yaklaşık üç katı ödenek artışı yapılan Cumhurbaşkanlığı’nın gerisinde kalmadı. Başbakanlık’ın 1 milyar 295 bin 211 lira olan başlangıç ödeneği, yıl sonunda 1 milyar 220 milyon 684 bin liralık artışla 2 milyar 515 bin 895 lira oldu. Böylelikle Başbakanlık ödenekleri yıl içinde iki katına yakın arttırıldı.
Cumhurbaşkanlığı gibi Başbakanlık da Aralık ayında harcama rekoru kırdı. Yıl boyunca en çok aylık harcama 250 milyona ulaşırken sadece Aralık harcaması 651 milyon 477 bin lira oldu. Başbakanlık da yıl boyunca ödenek toplamının 2 milyar 438 bin lirasını harcadı.
İçişleri iki kattan fazla
7 Haziran seçimlerinin ardından başlayan ve Suriye’ye de taşınarak devam eden savaş, devlet içi tartışma sonrası militarist bütünleşme, güvenlikle ilgili kurumların ödeneklerini de kısa sürede tüketti. Başlangıç ödeneği 4 milyar 794 bin lira olan İçişleri Bakanlığı’nın yaklaşık 2.2 katı artışla ödenek toplamı 10 milyar 963 milyon 957 bin liraya çıkartıldı ve bunun 8 milyar 342 milyon lirası harcandı.
Savunma Bakanlığı’na yetmedi
Savunma Bakanlığı’nın harcamaları başlangıç ödeneğinin yaklaşık 1.5 katı üzerine çıktı. Savunma Bakanlığı’na 26 milyar 451 milyon 504 bin lira olan başlangıç ödeneği yetmeyince ödenek aktarımı yapıldı ve rakam 38 milyar 341 milyon liraya çıkartıldı.
Bir ayda 1.5 milyarlık silah
AKP hükümetinin savaşa yönelik yaptığı mal, malzeme ve hizmet alımlarında da görülmemiş bir artış yaşandı. 5 milyar 45 milyon lira harcama yapılan bu kalemin sadece Aralık ayı harcaması 1 milyar 495 milyon lira oldu.
10 milyarlık örtülü ödenek
Erdoğan’ın başbakanlığı döneminde Cumhuriyet tarihinin en büyük harcamalarının yapıldığı, cumhurbaşkanı seçilmesiyle de ortak olduğu ve yükseliş hızı daha da artan kalemlerden biri de örtülü ödenek. Hesabı sorulmayan, seçim ve karışıklık dönemlerinde büyük artışların görüldüğü bu kalem, bu yıl 1 milyar 616 milyon lira oldu. Bu harcama ile birlikte 2003 yılından bu yana örtülü ödenekten harcanan tutar 10 milyar 800 milyon lirayı aştı.
Muhbirliğe büyük bütçe!
15 Temmuz’daki devlet içi çatışmadan sonra Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Türk Başbakan Yıldırım’ın muhbirlik çağrılarına kulak veren muhbir Türk vatandaşları için ayrılan ödenek tarihin en yükseğini buldu. “İhbar edin” çağrıları “muhbir vatandaşlar” için “ekmek kapısı” oldu. Bütçede, 2016’nın Ocak ayında muhbir vatandaşlara yönelik ayrılan kalem sıfır iken 2016 Ağustos’a gelindiğinde bu rakam tavan yaptı. Maliye Bakanlığı’nın 2016 yılı bütçe gerçekleşme rakamlarına göre, geçtiğimiz yıl kamu personeli olmayanlara yapılan ödül ikramiye ve benzeri ödemeler 2015 yılında ödenenlerin 2,5 milyon TL üzerine çıktı.
Ocak’ta sıfırdı, Ağustos’ta patladı
2016’nın Ocak ayında harcaması “sıfır” olan bu kalemden, Şubat ayında 50 bin, Mart’ta 56 bin, Nisan’da 242 bin, Mayıs’ta 285 bin, Haziran’da 166 bin, Temmuz’da 96 bin lira ödül ve ikramiye ödemesi yapıldı. Ağustos ayında ise bu ödemeler 905 bin liraya fırladı, Eylül’de 189 bin liraya gerilerken Kasım ayındaki ödeme tutarı 402 bin lira oldu. Yılın son ayında ise 1 milyon 275 bin TL ile yaklaşık olarak geçmişte tüm yılda yapılan kadar ödül ve ikramiye dağıtıldı. Böylelikle, en fazla ödenen yıl olan 2015’deki 1,4 milyon TL’nin de üzerine çıkan bu ödeme, 2016’da 3 milyon 688 bin TL oldu.
Ajanlara ödenek yetmedi
“MİT Müsteşarlığı’nda, değişik statülerde istihdam edilen personele nakdi olarak ödenen her türlü mali ve sosyal hak ve yardımlar” olarak tanımlanan istihbarat elemanlarına yapılan ödemeler için ayrılan başlangıç ödeneği de 2016 yılında yetmedi. 699 milyon 105 lira ayrılan bu ödenekten yıl sonunda yapılan harcama, yaklaşık 70 milyonluk farkla 768 milyon 877 bin lira oldu. Yıl boyunca istihbarat personeline aylar itibarıyla en az 39 milyon 957 bin lira, en fazla da 101 milyon 967 bin lira ödendi.
67 milyar batık

Finans sektöründe tasfiye olunacak alacakların oranı giderek yükseliyor. Kasım 2016 itibarıyla krediler yüzde 17 artarken ödenmeyen borçlar yüzde 33 arttı.
Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Risk Merkezi’nin Kasım 2016 bültenine göre finans sektöründe tasfiye olunacak alacaklar bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 33 artarak 67 milyar TL’ye ulaştı. Aynı dönemde tasfiye olunacak alacak oranı ise yüzde 3.1’den yüzde 3.6’ya yükseldi.
Verilere göre tasfiye olunacak alacaklar diğer adıyla batık krediler en fazla bankalarda bulunuyor. Kasım itibarıyla bankaların 61 milyar, faktoring şirketlerinin 2, finansal kiralama şirketlerinin 3, finansman şirketlerinde 1 milyar TL’lik tasfiye olunacak alacağı var. Tasfiye olunacak alacakların toplam nakit kredilere oranı ise bankalarda yüzde 3.4, faktoring şirketlerinde yüzde 7.1, finansal kiralama şirketlerinde yüzde 6.8 ve finansman şirketlerinde yüzde 3.8 oldu.
Öte yandan TBB verilerine göre toplam nakit krediler Kasım 2016 itibarıyla bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 17 artarak 1.814 milyar TL oldu. Bir önceki aya göre olan artış ise yüzde 5 seviyesinde gerçekleşti. Nakit kredilerin 1.725 milyar TL’lik bölümü bankalar, 39 milyar TL’si finansal kiralama şirketleri, 27 milyar TL’si finansman şirketleri ve 22 milyar TL’si ise faktoring şirketleri tarafından kullandırıldı.
Konut kredileri birinci
Bireysel nitelikli kredi ve kredi kartları Kasım 2015’e göre yüzde 10 artarak 449 milyar TL oldu. Bireyselde en yüksek artış yüzde 14 ile konut kredilerinde görüldü. Tüm bireysel nitelikli ürünler toplamda bir önceki aya göre yüzde 2.1 artış gösterirken, konut kredileri yüzde 2 oranında arttı.
Bireysel nitelikli kredi bakiyesinin yüzde 37.7’sini konut kredileri, yüzde 37.3’ünü ihtiyaç kredileri, yüzde 18.1’ini kredi kartları ve yüzde 6.9’unu taşıt kredileri oluşturdu. Bireysel nitelikli ürünü olan kişi sayısı son bir yılda 3.1 milyon artarak 28.3 milyon kişi olurken, ortalama kredi miktarı ise 15.8 bin TL düzeyinde gerçekleşti. Bireysel kredi en fazla 157 milyar TL ile İstanbul’da kullanıldı. Ardahan, yüzde 20.5 ile son 12 ayda bireysel kredi kullanımı en çok artan il oldu.
En borçlu perakende
Ticari kredilerin toplam nakit krediler içindeki payı bir önceki yılın aynı dönemine göre 1.3 puan artarak yüzde 75.2 oldu. İmalat sanayi yüzde 25.7 ile ticari krediler içinde en yüksek paya sahip olan sektör olurken, bu sektörü yüzde 18 ile perakende ticaret ve yüzde 11.7 ile inşaat sektörü izledi. Kasım 2016 itibarıyla ticari kredilerde tahsili gecikmiş alacak oranı en yüksek olan sektör, yüzde 4.6 ile toptan ve perakende sektörü oldu. Bunu yüzde 4.2 ile inşaat sektörü takip etti. Tasfiye olunacak alacak tutarının son bir yılda en fazla arttığı sektör ise yüzde 51.4 ile taşımacılık, depolama ve haberleşme sektörü oldu. Söz konusu sektördeki tasfiye olunacak alacak oranı yüzde 2.8 oldu.
Erdoğan konuşunca döviz yükseliyor
Merkez Bankası’nın “örtülü faiz artışı” olarak nitelendirilen “sıkılaştırma” adımları ile 3-5 kuruş dolayında gerileyen dolar ve euro, Türk Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan’ın konuşmasının ardından yeniden yükselişe geçti. Merkez Bankası’nın döviz swapı yoluyla lirayı destekleyecek bir çalışma yaptığına ilişkin haberler ise dolar ve euroyu frenleyerek 3.77 - 3.78 lira aralığına döndürdü.
Anayasa değişikliği görüşmelerinin yarattığı gerginlikle geçen hafta tarihi 3.94 lira ile tarihi rekor düzeye çıkan dolar, yeni güne 3.78 lira dolayında başladıktan sonra yeniden yükselişe geçerek 3.8055 liraya çıktı. Euro da geçen haftaki 4.17 liralık tarihi rekorundan sonra, 4.03 lira ile başladığı yeni günde 4.0570 liraya yükseldi. Merkez Bankası’nın yeni hazırlığına ilişkin haberlerin ardından 3.7666’ya kadar geriledikten sonra, 3.77 - 3.78 lira aralığına döndü. Aynı süre içinde 4.05 liranın üzerine çıkan euro da, 4.02 liraya kadar çekildikten sonra 4.03 - 4.04 lira aralığına çıktı.
Anında tepki veriyor
Dolar ve euronun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmasının ardından yükselişe geçmesi dikkat çekti. Erdoğan, konuşmasında piyasalardaki duruma dair “Paranızı bankada tutun dendiği zaman, paranı o finans kuruluşlarının sahiplerine ver, onlar hiçbir yatırım yapmadan reel sektöre korkunç vurgunlar vursun demektir” ifadelerini kullandı.
Merkez Bankası’nın, geçen haftanın son iki gününde olduğu gibi, önceki gün de haftalık repo ihalesi açmayıp, bankaları daha yüksek faiz ile fonlaması, piyasalarda “örtülü faiz artışı“ olarak nitelendiriliyor. Merkez Bankası, yüzde 8 faizle fonlama yaptığı haftalık repo ihalesi yerine, bankaları Borsa İstanbul bünyesindeki repo pazarlarında yüzde 8.5 fonlamaya başladı.
510 bin üniversiteli İŞKUR’un kapısında
İŞKUR aracılığıyla iş arayanlar içerisinde ilk üç sırada üniversitelerin ekonomiyle ilgili bölümlerinden mezun olanlar geliyor. 509 bin 536 üniversite mezunu genç iş arıyor.
İşsizlik tırmanışa geçerken, İŞKUR aracılığıyla iş arayan üniversite mezunlarının sayısı da belli oldu. Toplam 509 bin 536 üniversite mezunu işsiz İŞKUR aracılığıyla iş arıyor. İş arayan üniversiteliler arasında ilk sırada 82 bin 375 kişiyle işletme ve ilgili işletmecilik bölümleri mezunları geliyor. İŞKUR aracılığıyla iş arayanlar içerisinde son sırada ise 500 kişiyle tekstil mühendisliği bölümünden mezun olanlar bulunuyor.
İthalatta bir zam daha
Geçtiğimiz günlerde kozmetik sektörüne getirilen vergi zammının ardından dün de traktör ve dizel motor ithalatına ek gümrük vergisi kondu.
Bazı ülkelerden yapılan traktör, jeneratör, yarı dizel ve dizel motorlar, elektrik konvertörleri ile çeşitli demir boru ürünlerinin ithalatına ek gümrük vergisi uygulanacak. Resmi Gazete’nin dünkü sayısında yer alan ithalat rejimine ek karar kapsamında, söz konusu ürünlerde ek gümrük vergisi uygulamasından bazı ülkeler muaf tutulacak.
Karar uyarınca, kapsamı kararla belirlenen zirai ve ormancılıkta kullanılan traktörlerin “genelleştirilmiş tercihler sisteminden yaralanacak ülkeler grubu” ve “diğer ülkeler”den yapılacak ithalatına yüzde 21 ek gümrük vergisi tahsil edilecek.
Bu çerçevede, aynı ülkeler için geçerli olmak üzere, dizel ve yarı dizel motor ithalatı için yüzde 5.8 ile 16.8, sıvı elevatör ithalatı için yüzde 7.3 ve 13, elektrik motorları ithalatı için yüzde 7.3, rotatif elektrik konvertörleri ithalatı için yüzde 93, döküm ve demir boru ithalatı için ise yüzde 30 ek gümrük vergisi alınacak.
DİSK’e göre çare
Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Enstitüsü (DİSK-AR) Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 15 Ocak 2017 günü açıkladığı Ekim 2016 dönemi Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarını değerlendirdi.
TÜİK tarafından açıklanan dar tanımlı (standart) işsizlik oranı bir önceki yılın Ekim ayına göre 1.3 puan artarak yüzde 11,8’e yükseldi. Böylece resmi işsizlik rakamları 2008/2009 krizi sonrasındaki seviyesine dönmüş oldu. Dar tanımlı işsiz sayısı bir önceki yılın Ekim ayına göre 500 bin kişi artarak 3 milyon 647 bine yükseldi. İşsiz sayısı 2014 yılının Ekim ayına göre ise 604 bin kişi arttı. Ekim 2014’te yüzde 24,8 olan genç kadın işsizlik oranı 2,3 puan artarak yüzde 27,1’e yükseldi. Ekim 2015’te 5 milyon 971 bin olan geniş tanımlı işsiz sayısı Ekim 2016’da 6 milyon 503 bine yükseldi. Geniş tanımlı işsiz sayısı 532 bin kişi arttı. Geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 19,6 olarak gerçekleşti. Tarım dışı kadın işsizliğindeki artış sürüyor. Tarım dışı kadın işsizliği 2014 yılından itibaren 2,7 puan artarak yüzde 21,0’e yükseldi. Ekim 2016 döneminde genç (15-24 yaş arası) işsizliği bir önceki yılın aynı dönemine göre 1.9 puan artarak yüzde 21,2’ye yükseldi. Tarım dışı genç işsizliği ise yüzde 24,6 seviyesine yükseldi.
İşsizlik son üç yılın en yüksek sayısına yükselirken bütün işsizlik türlerinde tırmanış yaşanıyor. Genişletilmiş işsiz sayısı 6,4 milyon gibi oldukça yüksek bir sayıya ulaşmış durumda. İşsizlikteki artış en çok kadınları etkiliyor. Tarım ve imalat sanayiinde ciddi istihdam kaybı yaşanırken istihdam artışı hizmet sektöründe ve bu sektörün belli alt sektörlerinde yaşanmaktadır. Toplum yararına çalışma ve evde bakım hizmetlerinde çalışanların da istihdam rakamlarına dahil edilmesine rağmen işsizlikteki artışın önüne geçilemediği ve AKP’nin işsizlikle mücadelede başarısız olduğu görülüyor.
DİSK’in işsizliğin azaltılması ve istihdamda kalıcı ve güvenceli artış sağlanması için önerileri şöyle:
* Herkesin çalışması için, herkesin daha az çalışması, ilkesi doğrultusunda haftalık çalışma süresi gelir kaybı olmaksızın 37,5 saate; fazla mesailer için uygulanan yıllık 270 saat sınırı, 90 saate düşürülmelidir.
* Uluslararası çalışma normları doğrultusunda herkese en az bir ay ücretli yıllık izin hakkı tanınmalıdır.
* İstihdam artışlarında kamunun payı dikkate değerdir. Kamu istihdamının artırılması, kamuda eğreti ve güvencesiz çalışma biçimleri yerine, kadrolu ve güvenceli istihdam artışının sağlanması yaşamsal önemdedir. Kamu girişimciliği ve hizmetleri istihdam yaratacak şekilde yeniden ele alınmalı ve kamuda personel açığı derhal kapatılmalıdır.
* Güvencesiz çalışma biçimlerine son verilmeli, tüm taşeron işçilere kadro verilmelidir. Kamu taşeron işçileri kamu işçisi olarak kadroya alınmalıdır.
* Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) “insana yaraşır iş” yaklaşımı temelinde herkese güvenceli ve nitelikli işler sağlanmalıdır.
* Kiralık işçilik yasası (6715) Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmelidir.
* Sendikal hak ve özgürlüklerin kullanımı güvence altına alınmalı, sendikal barajlar kaldırılmalı, herkesin sendika hakkını özgürce kullanabilmesi için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
* Toplum yararına çalışma programları kapsamında çalıştırılanlar daimi işçi statüsüne geçirilmelidir.
* İş başında eğitim adı altında çırak ve stajyerlerin ucuz işgücü deposu olarak kullanılması uygulamasına son verilmelidir.
* İşsizlik Sigortası Fonunun amaç dışı kullanımına son verilmelidir.
* Kadın istihdamının artırılması ve işsizliğinin azaltılması için işgücü piyasalarındaki cinsiyetçi uygulamalara son verilmeli, ev içi bakım hizmetleri devletin gereken nitelikli, yaygın ve ücretsiz bakım hizmetlerini sağlaması ile kadının üzerinden alınmalıdır.
ANKARA