
Amed’in Licê ilçesine bağlı Çemê Alik (Birlik) köyüne bağlı Qelesi (Kalesi) mezrasında yaşayanlar, ilçede ilan edilen ‘sokağa çıkma yasağı’ ile birlikte başlayan askeri operasyon nedeniyle köylerinde mahsur kalıp bombardımana maruz kaldı. 23 Haziran günü Tapantepe Taburu’ndan köye yönelik yapılan bu bombardımanın izleri ise yasağın kaldırılmasıyla ortaya çıktı.
Köyün çevresine ve evlerin çok yakına kadar düşen onlarca havan topu mermisi nedeniyle köylüler şans eseri ölümden döndü. Atılan bombaların ormanlık alanda çıkardığı yangın ise ekili ve dikili arazilerde maddi hasara neden oldu. Bombardıman ve sonrasında yaşanan korku dolu anlar köylülerin cep telefonlarıyla çektikleri görüntülere de yansıdı.
Bombalanan mezrada yaşayan ailelerin çoğunluğu 28 Eylül 2009 günü ilçeye bağlı Şenlik köyü Hambaz mezrasında hayvanlarını otlattığı sırada Yayla Karakolu’ndan atılan havan topuyla katledilen 12 yaşındaki Ceylan Önkol’un akrabaları.
Maruz kaldıkları bombardıman sırasında yaşadıklarını ve çektikleri sıkıntıları anlatan köy sakinlerinden Abdullah Önkol, köyden 7-8 kilometre uzaklıkta bulunan Tapantepe Taburu’ndan atılan onlarca havan mermisinin kaldıkları evlerin yakınına kadar düştüğünü ifade etti.
Düşman anlayışı var
Bir havan mermisinin evine 150 metre mesafeye düştüğünü dile getiren Önkol, “Eğer bu bombalar eve 100 metre daha yakın yere isabet etmiş olsaydı, büyük bir katliam olurdu. En büyük şansımız can kaybının olmaması. Çıkan yangında bağlarımız, ekili arazilerimiz ve meşe ormanlarımız büyük zarar gördü. Yapılan zulümdür. Bizler tarlasıyla ekiniyle, bağı bahçesiyle uğraşan insanlarız. Bizleri toplu düşman olarak gören bir anlayış var” dedi.
Bombardıman sırasında köyde bulunanlardan biri de Ceylan Önkol Datlı. 2 çocuk annesi Datlı, o gün yaşadıklarını şöyle anlattı: “Balkondan oturduğumuz sırada önce köyün kırsal alanına, ardından da köyün yakınına çok sayıda havan mermisi atıldı. O anda çocuklar çığlık atarak ağlamaya başladı. Biz de tedirgin olduk, çok korktuk. Bombalar nedeniyle ormanlık alan yanmaya başladı. Karakol, yangını sürdürmeye giden köylülere ‘gitmeyin bombardıman devam edecek’ dedi. TDurmadık yangını söndürmeye gittik. Bombalar evin yakınına düşünce artık katliam yaşanacağını düşündük. Diğer katliamlarda olduğu gibi ‘yanlışlıkla olmuş’ diyebilirlerdi. Sadece Kürt olduğumuz için bizi katledeceklerini düşünüyorlarsa yanılıyorlar. Halk olarak varız var olmaya devam edeceğiz.”
DENİZ TEKİN/DİHA/AMED