EREM KANSOY
DURHAM
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğüne adanan dünyanın en büyük işçi festivali Durham Madenciler Festivali başladı. İki yüz bin kişiyi ağırlaması beklenen festival için bugün üç koldan gerçekleşecek büyük korteje Öcalan’a özgürlük pankartlarıyla Kürtler öncülük edecek.
Britanya’da işçi, emekçi ve sosyalist kesimleri bir araya getiren Avrupa’nın en uzun soluklu işçi festivallerinden Durham Madenciler Festivali Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğüne adandı. Durham Madenciler Derneği Sekreteri Alan Cummings “Bu yılki büyük buluşmamızı Öcalan’ın özgürlüğü için gerçekleştiriyoruz. Nelson Mandela için de aynı yolu izlemiştik” ifadelerini kullandı. Festival kapsamında bugün üç koldan gerçekleşecek büyük korteje “Öcalan’a Özgürlük” pankartlarıyla Kürtler öncülük edecek.
Mandela’ya da adanmıştı
Festival, Britanya’da yürütülen Freedom for Öcalan/Öcalan’a Özgürlük Kampanyası’nın bir parçası olarak bu yıl Öcalan’a adandı. Britanya’nın en büyük 12 sendikası ile tüm sendikaların çatı örgütü İngiltere Sendikalar Konfederasyonu’nun (TUC) destek verdiği Öcalan’a özgürlük kampanyasına artan destek ve girişimler sonucu festivalin Öcalan’a adanması kararlaştırılmıştı.
134 yaşındaki festival daha önce de Nelson Mandela’ya adanmıştı. Dönemin muhafazakar Başbakanı Margaret Thatcher, Mandela için o günlerde yüzünü ekşitse de bugün İngiliz Parlamento binası önünde Nelson Mandela’nın 7 metrelik dev heykeli duruyor.
Etkinlikler erken başladı
İngiltere’nin Durham kentinde gerçekleşen festival resmi olarak 14-16 Temmuz tarihleri arasında düzenleniyor. Festival için farklı kentlerden işçiler Durham’a gelirken, kentte festival havası erken esmeye başladı. Kültürel ve siyasal etkinlikler 12 Temmuz Perşembe günü start aldı. Çeşitli kentlerden gelen işçi topluluklarının kent merkezindeki müzik ve dansları büyük ilgi çekti.
Festival kapsamında “evsizlik”, “küresel kriz”, “dünyanın Trump sorunu” gibi isimler altında paneller organize edildi. “Ortadoğu’da faşizm ile mücadele, Öcalan, Kürtler ve kadın devrimini savunmak” başlıklı panele ise UNITE Sendikası Direktörü Simon Dubbins, Elif Sarıcan ve Rohash Shexo onuşmacı olarak katıldı.
Kortejin en önünde Kürtler
Büyük gün ise bugün. Şehir içerisinde yaklaşık 200 bin kişi kortejler halinde park şenliğine yürüyecek. Üç koldan gerçekleşecek yürüyüş kortejine ise Kürtler öncülük edecek. Yürüyüş güzergahı boyunca otobüs durağı, restoran, tren istasyonu vs. birçok yerde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan posterleri dikkat çekiyor. Kimi ev ve işyerlerinin camlarında da Öcalan posterleri asılmış. Park şenliğine dönüşecek büyük buluşmada Abdullah Öcalan’a ilişkin hazırlanan video sıklıkla ekranlardan gösterilecek. Britanya’nın önde gelen sosyalist sendika liderleri ve temsilciler ile Öcalan’a Özgürlük Kampanyası adına da festivalde konuşmalar yapılacak. İngiliz İşçi Partisi Lideri Jeremy Corbyn’in de festivale katılması bekleniyor.
Öcalan posterleriyle süslendi
Kentin çeşitli mahallerinde gösteri ve kültürel etkinlikler de gerçekleştirilecek. Hem şenlik alanında hem de etkinliklerin gerçekleştirileceği mekanlarda Öcalan’a özgürlük talebinin yer aldığı posterler de dikkat çekiyor.
Britanya Kürt Halk Meclisi, Londra Kürt Halk Meclisi ve Öcalan’a Özgürlük Kampanyası’nın ortak olarak hazırladığı Öcalan fotoğraflı binlerce tişört, Öcalan hakkında halkı broşür ve bildiriler ile bir çok ürün de dağıtılacak. Üzerinde Öcalan’a özgürlük yazılı dev balonlarda Cumartesi günü kortejin önünde yer almaları için hazırlandı.
14 sendika ve TUC kararıyla
Britanya Kürt Halk Meclisi ise yaptığı yazılı açıklamayla “Avrupa’nın en uzun soluklu ve 14 ulusal sendika ile 6 milyon üyeli sendikalar birliği TUC’nin de katılımı ile Durham Madenciler Festivali Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a adandı” dedi. Festivalin Öcalan’a adanmasının önemine vurgu yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Kendi kendini örgütleyen Kürt askeri güçleri, uluslararası koalisyonun içinde IŞİD’e karşı mücadele eden en etkili kara kuvvetleri YPG ve YPJ, DAİŞ’i yenilgiye uğratan esas güçler olmuştur. Kürt halkı Ortadoğu’da barış, demokrasi ve çok kültürlülük olasılığını temsil ediyor. Öcalan ve fikirleri, Kürtlerin ve bölgedeki diğer etnik ve dini azınlıkların özgürlüğünü savunuyor.”
Kürtlerin mücadelesi bizim de mücadelemiz
Britanya’da Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a özgürlük talebiyle başlatılan kampanyaya öncülük eden UNITE Sendikası’nın Uluslararası Direktörü Simon Dubbins, “Kürtlerin mücadelesi bizimde mücadelemizdir” dedi.
İngiliz sendikaların daha önce Mandela’nın özgürlüğü için de kampanyalar yürüttüğünü hatırlatan Dubbins, “Öcalan’a özgürlük talebi bu festival aracılığı ile belki de Öcalan’ı hiç tanımayan yüzbinlerce kişiye ulaşacak.Bu daha başlangıçtır ve bu diğer ülkelere de yansıyacaktır” mesajı verdi.
Festival için Durham’da bulunan Simon Dubbins ile hem devam eden Öcalan’a Özgürlük Kampanyası hem de Öcalan’a adanan Durham Festivali’ni konuştuk.
Durham Madenciler Festivali, İngiltere’deki sendikal işçi hareketinin en büyük festivali haline gelmiş. Bu yılki ana teması ise “Abdullah’a Öcalan’a özgürlük”. Buna nasıl bir anlam biçilmeli?
Durham Madenciler festivali aslında 150 yıla yakındır süredir devam ediyor, resmi olarak ise bu yıl 134.’üncüsü yapılıyor. Britanya’daki en önemli, en köklü ve en değerli işçi festivali ve her yıl düzenleniyor. Ortalama 170 bin insan katılıyor ve her yıl bu sayı artıyor. Madenlerin kapanması ve Britanya’da artık madenci de olmamasına rağmen sürüyor. Son yıllarda ise artık festival, sosyalistlerin, sol hareketlerin ve demokratların bir çatı altında toplandığı yere dönüştü.
Festival bu yıl Abdullah Öcalan’a adandı ve festivalin ana teması da Öcalan oldu. Bu çok büyük ve önemli bir olay oldu. Öcalan ile ilgili mesaj bu festival aracılığı ile belki de Öcalan’ı hiç tanımayan yüzbinlerce kişiye ulaşacak. Festival aslında Öcalan ile ilgili çok büyük bir duyuru görevi de görecek. Hiçbir şekilde küçümsenmemeli ve bilinmeliki politik olarak da bu büyük bir adım. Ayrıca duyarlılığı da artıracak. Bu festival aslında diğer ülkelerde de Öcalan’ın özgürlüğü için yürütülen çalışmalara örnek olacaktır.
Festival sonrası atılacak adımlar önemli. Bu büyük adım sonrası planınız nedir?
Son iki yılda, sendikalar olarak Öcalan’a Özgürlük Kampanyası’nı geliştirmeye çalıştık. Şuanda 15 civarında Britanya’nın en büyük sendikaları kampanyaya katılmış durumda. Ayrıca konfederasyonumuz ve sendikalar çatı örgütü de kampanyaya destek veriyor. Bence tabuların yıkılmasında ve ileriye doğru adımlar atılmasında bu çalışmalar çok büyük önem taşıyor.
Bir sonraki adım ve festival sonrasında amacımız yakaladığımız bu momentumu daha da ileriye taşımak ve güçlendirerek ilerletmektir. Daha önce yaptığımız toplantılarda da tartıştığımız gibi, festival sonrasında da Alman, Fransız ve İtalyan yetkililerle de görüşeceğiz, onlara festivali videolarla fotoğraflarla göstererek anlatacağız. Onlara neden ve nasıl bunu yaptığımızı anlatacağız, hala hazırda Britanya genelinde de duyarlılığı artırmak ve kampanyaya destek almak için ayrıca Öcalan’ı tanıtmak için çalışmalarımıza devam edeceğiz.
Bunun yanında Erdoğan’ın yaptıkları ve yine Kürtlerin Suriye’de ve bölgedeki önemini de buradaki halka çok iyi şekilde anlatacağız. Aslında bu festival, kampanya açısından da ciddi bir sıçrama tahtası olacaktır. Bu yolla Öcalan’ın özgürlüğü için güçlü bir şekilde ve etkili bir şekilde çalışmalar yürütmüş olacağız.
Kampanya ile önemli bir dayanışma örneği göstererek Kürtlerin yanında olduğunuz mesajını da veriyorsunuz. Siz bu dayanışmayı nasıl isimlendiriyorsunuz?
Bu ciddi boyutlarda bir dayanışmadır. Bu aslında somut anlamda dayanışmanın da gerçek göstergesidir. Bizler somut olarak çalışmalarda da yer alıyoruz. Ayrıca İşçi Partisi içinde de artık Kürtler kendi politik ifadelerini de ortaya koyabiliyorlar.
Kürt insanlarının her zaman kullandığı bir söz vardır, diyorlar ki “Kürtlerin tek dostu dağlardır”, biz Kürtlerin şunu çok iyi anlamasını istiyoruz: Onların tek dostu sadece dağlar değildir, hala hazırda güçlü ve kararlı bir şekilde Kürtleri destekleyen ve Kürtlerle dayanışma içerisinde olan binlerce insan var. Kürtlerin mücadelesi bizimde mücadelemizdir. Bizim mücadelemizde Kürtlerin mücadelesidir, dünyanın bu kritik topraklarında bu dayanışmayı sağlayabilmek bizler için de çok büyük bir önem taşıyor.
Ayrıca Kürt toplumuna şunu da söylemek istiyorum: Sizlere ihtiyacımız var, sendikalara üye olmanız gerekiyor, görevler sorumluluklar almanız gerekiyor sendikalar içerisinde ve ayrıca İşçi Partisi içerisinde de temsil edilmeniz kendi temsiliyetinizi oluşturmanız gerekiyor.
Çalışmaları sadece toplumun kendi içinde sınırlandırılmamanız gerekiyor, dışarıya açılmanız gerekiyor. Örneğin yürüttüğümüz Öcalan’a Özgürlük Kampanyası Kürt olmayan insanların desteğiyle büyüyecek bir şeydir, sadece Kürtlerle sınırlı tutulmamalıdır. Tüm zorlukları sıkıntıları görüyoruz fakat bu çalışmalar iki taraflı bir dayanışma örneğidir.
Sizin öncülük ettiğiniz Öcalan’a Özgürlük Kampanyası da yeni katılımlarla devam ediyor. Kampanya şuan hangi noktada?
İngiliz sendika hareketi Mandela için çok büyük çalışmalar gerçekleştirdi. Bu sebepten dolayı Mandela serbest bırakıldığında ilk buraya geldi, bizler ayrıca Filistinlilerle de ve Kübalılarla’da dayanışma gösterdik. Bu konuda bizler tecrübeliyiz. Yürüttüğümüz kampanyaları daha da ileriye taşıma konusunda tecrübeliyiz ve inanıyorum ki Öcalan’a özgürlük kampanyası çok daha büyüyecek.
Kampanya olarak çok hızlı geliştik ve hemen hemen tüm büyük sendikaların desteğini aldık, TUC’nin desteğini de aldık. Fakat daha gidilecek çok uzun bir yol var. Örneğin kampanya aslında halkın kökenine ulaştığında büyük bir etki yaratacak. Şundan emin olmalıyız ki sadece yetkili şahıslar değil ülkedeki taban olan sivil halk da bizleri iyi anlamalıdır işte o zaman kampanya çok ileri gitmiş ve gelişmiş olacak. Eğitim kursları ile ve sendikalarımızın özel programları ile de halka ulaşmayı hedefliyoruz. Sendika üyelerimizin tamamına neden bu kampanyayı kendi sendikalarının aktif bir şekilde desteklediklerini iyi anlatmamız, onları iyi bilgilendirmemiz gerekiyor.
Kürt halkına mesajınız nedir?
Biz bu festivalle ‘Bizler Kürt mücadelesini görüyor ve anlıyoruz. Her yıl düzenlenen en büyük festival ile aslında Öcalan’a özgürlük istiyoruz’ mesajımızı somutlaştırıyor ve yüzbinlere ulaştırıyoruz. ‘Yalnız değilsiniz bizlerde sizin yanınızdayız’ diyoruz.
Çok iyi biliyoruz ki bazı güçler Kürtleri izole etmeye çalışıyor. Bu güçler şehirlerinizi bombalamaktan mutlular, popülasyonunuzu terörize etmekten ve sürekli saldırmaktan çekinmiyorlar. Daha öncede söylediğim gibi ‘Kürtlerin dostu sadece dağlar değildir. Sizlerle omuz omuza bu güçlere karşı mücadele verecek arkadaşlarınız da var.’
‘Sizin ve Benim Özgürlüğümüz'
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a ilişkin hazırlanan yeni ‘Sizin ve Benim Özgürlüğümüz: Abdullah Öcalan ve Erdoğan Türkiyesi’nde Kürt sorunu’ kitabı Londra SOAS üniversitesinde düzenlenen etkinlik ile tanıtıldı.
Uluslararası Barış Delegasyonu üyesi Cambridge Üniversitesi Öğretim Görevlisi Jeffrey Milley ve Federico Venturini tarafından editörlüğü yapılan kitabın tanıtımına ilgi yoğundu. Kitabın tanıtım etkinliği, Black Rose Kitapları, Kürdistan’da Barış, KNK UK, Britanya Kürt Toplum Merkezi ve Öcalan’a Özgürlük Kampanyası kurumları tarafından organize edildi.
Düzenlenen etkinlikte, Politik Aktivist Dimitris Roussopoulos, Dr. Thomas Jeffrey, Westminister Universitesi’nden Dr. Radha D’Souza, İşçi Partisi ve Avrupa Parlamentosu Milletvekili Julie Ward, eski Yazar ve Gazeteci Jonathan Steele, UNİTE Sendikası Uluslararası Direktörü Simon Dubbins ve Westminister Barış ve Adalet Komisyonu’ndan Joe Ryan konuşmacı olarak katıldı. Ayrıca KNK Temsilcisi Adem Uzun da Skype üzerinden etkinliğe bağlanarak katılımcılara seslendi.
Etkinliğin moderatörlüğünü Dr. Federico Venturini yaptı. Panel şeklinde düzenlenen kitap tanıtımında hazırlanan kitabın içeriği de katılımcılara aktarılırken, ‘Bir adada hapsedilmiş devrimcinin Ortadoğu barışının anahtarını taşıması, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Türk-Kürt çatışmasına getirdiği önerilerle kendisini birçok kesimin ‘Kürt Mandela’ olarak tanımlaması’ konuları da konuşuldu.
‘Fikirleri oldukça iyi anlatıldı’
ilk konuşmayı yapan Adem Uzun, “Bu kitapta özellikle Abdullah Öcalan’ın Demokratik Konfederalizm fikirlerini de bulacaksınız. Ortadoğu’da mevcut sorunların çözüm anahtarı olan Abdullah Öcalan’ın fikirleri bu kitapta oldukça iyi anlatıldı. Ayrıca kitapta Kürt ulusal mücadelesinin paradigması, insan hakları ve özgürlükleri ile kadın özgürlük mücadelesine dair birçok konuda iyi hazırlanmış bir kitap oldu” dedi.
Dubbins: Bizlere yol gösteriyor
“Bu kitap birçok yönden çok önemli” diyen Simon Dubbins ise şunları vurguladı: “Başlıca, bu kitap örgütlülüğün önemini de bizlere gösteriyor. Bizlere aslında ayna tutuyor. Dayanışmanın gücü ve önemini bizlere gösteriyor. İkincisi, dayanışmanın birçok perspektiften ele alınarak tarihi de anlatılıyor, bu kitap aslında özgürlükçü düşünceye sahip kimselerin kendini geliştirmesi ve hareketlerin güçlenmesi açısında da bizlere yol gösteriyor. Üçüncü olarakta bu kitabın bir diğer önemi ise bahsettiğimiz konuları çok daha geniş kitlelere, Öcalan’ın fikirlerini daha çok insanlara yayma konusunda çok önemli. Türkiye ve Suriye’deki iğrenç gerçekleri gözler önüne seren ve aslında buna karşı verdiğimiz insanlık mücadelesini geliştiren daha geniş kitlelere yayan bir misyonu da oluştu bu kitabın.” Dubbins, Erdoğan Türkiye’sindeki adaletsizlik eşitsizlikler ve antidemokratik uygulamalara da değindi.
Öcalan’ın fikirleri ile Ortadoğu sorununun çözümü
Dr. Radha D’Souza da, hazırlanan kitabın tüm çevreler tarafından okunması ve özümsenmesi gerektiğine vurgu yaptı. D’Souza konuşmasının devamında, “Ben burada sizlere daha çok politik tutsaklar ile ilgili konuşmak istiyorum. Abdullah Öcalan, dünyada en kritik ve en önemli politik tutsaklardan biridir. Aynı problemler benim ülkem Hindistan’da yaşanıyor, politik tutsakların sayısı gün geçtikçe artıyor, insanlık adına barış adına fikirler sunan ve aktivistlik yapan hemen hemen herkesin tutsak edilmeye çalıştığı bir çağda yaşıyoruz. Türkiye’de de olduğu gibi benim ülkemde de sendikacılar ilericiler ve aydınlar tutuklanıyor. Bu kitapta aslında politik tutsakların, sevgi, barış ve eşitliğin Öcalan’ın fikirleri ile Ortadoğu sorununun nasıl çözüleceği konusunda birçok alanda detaylı bilgiler edinebileceksiniz” sözlerine yer verdi.
‘Birçok insan için, bir kaynak olacaktır’
Westminister Barış ve Adalet Komisyonu’ndan Joe Ryan ise özetle şunları ifade etti: “Jeff ve Federico adına çok mutluyum. Bu kitap büyük emeklerle ortaya çıkarıldı. Bir belgeseldir, Ortadoğu’yu özetleyen tarihi bir belge ve Öcalan’ın çözümlemelerini dünyaya duyuracak savaş sorununa çözümler getirecek fikirleri yayacak bir kitap oldu. Birçok insan için, bir kaynak olacaktır.”
Demokratik Konfederalizm ve Öcalan’ın fikirleri işlendi
Kitabın editörlerinden Dr. Thomas Jeffrey de katılımcılara seslenerek, “Kitapta Demokratik Konfederalizm’i ve Öcalan’ın fikirleri ile Türkiye’de Erdoğan yönetiminde yapılan haksızlıkları işledik. Kürt mücadelesinin önemi ve dünyaya örnek oluşunu da bu kitapta bulabileceksiniz, kadın mücadelesi ve önemini de kitapta aktarmaya çalıştık” ifadelerini de kullandı.