Türkiye ve Kürdistan halkları, 25. dönem milletvekili seçimleri için dün sandık başına gitti. Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) verilerine göre, Türkiye ve Kuzey Kürdistan genelinde 53 milyon 765 bin 231 seçmenin oy kullanması bekleniyordu. 173 bin 881 sandıkta oy verme işlemi saat 08.00’de başladı, akşam 17.00’da sona erdi. 


33 ülkeden gözlemci

Seçim öncesi özellikle HDP’ye dönük çok sayıda saldırı nedeniyle insan hakları kuruluşları, AGİT, Avrupa Konseyi gibi çok sayıda uluslararası örgüt ve gözlemci heyet seçim güvenliğini takip etti. Türkiye’den İHD, Barolar Birliği, Bağımsız Seçim Platformu, Oy ve Ötesi gibi kuruluşların yanısıra 33 ülkeden, aralarında çok sayıda parlamentorun bulunduğu 28 gözlemci oy verme işlemlerini, usulsüzlükleri gözlemledi. İçişleri Bakanlığı, seçimlerde 300 bin polisle, 100 bin civarında jandarmanın ‘görev’ alacağını açıkladı. 


En çok konuşulanı HDP

20 parti ve 165 bağımsız adayın katıldığı seçimlerin en çok konuşulan partisi ise HDP oldu. Geleneğinden geldiği partilerden ayrı olarak seçimlere ilk kez parti olarak giren HDP, sosyalistlerden, dini hassasiyetleri olan adaylara, eski AKP’lilerden kıdemli siyasetçilere, dini ve etnik azınlıkların temsilcilerinden, kadın ve genç temsilcilere kadar birçok kesime listesinde yer verdi. Sadece adaylar değil, “Büyük İnsanlık Çağrısı” başlığıyla 12 bölümden oluşan seçim beyannamesiyle de Türkiye’deki tüm halkların ve farklı kesimlerin, partisi olduğunu gösterdi. ‘BİZ’ler Meclis’e” şiyarına Anadolu ve Mezopotamya halkları, kadınlar, emekçiler, inanç grupları, aydınlar HDP’yi destekleyerek cevap verdi.


En kritik seçim

Herkesin ortaklaştığı tespit ise, bu seçimlerin Türkiye’nin en kritik seçimleri olduğu idi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “400 vekille’ ‘başkanlık’ sistemini garantileme isteği, HDP’nin güçlü muhalefetine çarptı. HDP Eşbakanı Selahattin Demirtaş’ın “Seni başkan yaptırmayacağız” sözü HDP’nin en temel seçim sloganlarından birine dönüştü. 

7 Haziran seçimi aynı zamanda daha önce hiç görülmemiş saldırılara tanıklık etti. 35 yıllık çatışmalı süreçte ilk kez bir mitinge bombalı saldırı düzenlendi. Adana ve Mersin binaları bombalandı. Diyadin’deki askeri operasyonda HDP’li Cezmi Budak, Bingöl Karlıova’da Hamdullah Öge, Amed’deki bombalı saldırıda Ramazan Yıldız, Necati Kurul ve Şeyhmus Kaçan katledildi.


İlgi sandığa yansıdı

Türkiye’nin demokrasi güçleri ile Kürdistan’ın farklı kesimlerini bir çatı altında buluşturan HDP’ye ilgi seçimin son anına kadar sürdü. Kürdistan’da 900’e yakın AKP yöneticisi HDP’ye geçerken, HDP Türkiye’de bugüne kadar örgütlü olmadığı birçok kentte aday gösterdi, seçim çalışması yürüttü. 

HDP’ye dönük bu ilgi sandığa da yansıdı. Kürdistan’da kadınlar ulusal kıyafetleriyle renkli görüntüler oluşturdu. Yaşlı, hasta ve engelliler yakınlarının yardımı ile sandık başına gitti.  Özellikle Kürdistan’da başta geçtiğimiz Cuma günü bombalı saldırının gerçekleştiği Amed olmak üzere katılımın yoğun olduğu gözlemlendi. 10 milyon 231 bin seçmenle seçimin kaderini belirleyecek metropollerden birisi olan İstanbul’da seçmenler oy kullacakları okulları doldurdu.


 HABER MERKEZİ




Ne yaşlılık ne hastalık engel


Katılımın yoğun olduğu seçimlerde özellikle Kürdistan’dan renkli kareler yansıdı. Hakkari’de 65 yaşındaki Gulandar Özkan, sedye ile Bağlar Mahallesi’nde bulunan Haci Salih Şen İlköğretim Okulu’na getirilerek, oy kullandı. 

Eruh’ta torunlarının yardımıyla sandık başına giderek oyunu kullanan 130 yaşındaki Merhmet Esen, ‘Oyum barışa ve kardeşliğe’ dedi. Mardin’de 115 yaşında bir nine, hasta yatağından kalkarak sandık başına gitti. Hacı Şamê Aydemir, “Artık barış ve özgürlük hakim olsun” diyerek, oyunu kullandı. Birçok seçim merkezinde tekerlekli sandalye, koltuk değnekleri ya da yakınlarının sırtında oy kullanmaya giden yaşlı ve hasta seçmenler iradesini sandığa yansıttı.