AKP’nin “Çöktürme planı” adı altında başlattığı soykırım saldırılarının ayaklarında biride Kürdistan’dan yüz binlerce insanı sürgün etmekti. Cizîr (Cizre), Silopiya (Silopi), Hezex (İdil), Sur, Nisêbîn (Nusaybin) gibi kentleri “yıkma” niyetiyle yola çıkan devlet Şirnex’te de benzer yöntemi uygulamak için 32 gündür “sokağa çıkma yasağı” adı altında saldırılarını sürdürüyor. Ancak Botan’ın bütün kentlerinde olduğu gibi Şirnex’te de saldırılar nedeniyle çıkan yurttaşlar AKP’nin planını boşa çıkardı ve Türkiye’ye göçmek yerine belde ile köylere yerleşti. Qilaban’a (Uludere) bağlı Şenoba beldesine zorunlu misafirliğe gelen yurttaşların gözü kulağı Şirnex’teki direnişte.


İkinci sürgün

87 yaşında olan Halime Kaplan sözüne, “Bu bizim ikinci sürgünümüz, 1990’larda köylerimi yaktılar, şimdi tutunduğumuz şehirleri yıkıyorlar” diye başlıyor. AKP’nin zulmü nedeniyle Şirnex merkezde bulunan evlerinden çıkmak zorunda kaldıklarını belirten Kaplan, “Devletin soykırım saldırılarını Cizre’de, Sur’da, Silopi’de, İdil’de gördük. O yüzden çıkmak zorunda kaldık, şimdi dört gözle şehrimize dönmeyi bekliyoruz” diyor. 


Yeter ki çocuklarımız başarsın

“Evlerimiz yıkılsın daha öncede yıktılar biz yaptık ama çocuklarımıza direnen gençlerimize birşey olmasın onlar bu işi başarsınlar, dualarım onlarla” diyen Kaplan, evine döneceği günü beklediğini söylüyor. Kürt halkının zulme karşı birlik olmasını isteyen ve hafızasında kalan bir şiiri paylaşan Kaplan, sözlerine şöyle devam ediyor: “Yurdumuzda ancak birlik olursak el ele verirsek, huzur içinde yaşayabiliriz. Başkaları bize huzur değil ölüm getirir. Tayyip Erdoğan’ın, Ahmet Davutoğlu’nun dini imanı para olmuş. Kendi çocuklarını korumaya alıyorlar. Fakir çocukları Kürtleri öldürsün diye bizim üzerimize salıyorlar. Kürdistan’ı cennete bizi çocuklarımız çevirecek, bunu böyle bilsinler. Ele ele onların yıktığını tekrar yapacağız.”


Bu devleti iyi tanıyoruz

Hikayesi benzer olan bir başka Şirnexli Behiye Kabul. 1990’lı yıllarda Besta Dereler bölgesindeki köyü devlet tarafından yakılan Kabul, devletin ikinci zulmünde de bu defa Şirnex’ten çocuklarıyla çıkmak zorunda kalanlardan. “Çocuklarım olmasa evimden çıkmazdım” diyen Kabul, “Yasak kalkar kalkmaz, evime döneceğim. Yabancıların yurduna gitmeyeceğim. Biz bu devleti iyi tanıyoruz. Cizre’de, İdil’de ne yaptığını gördük. Ama Kürdistan sahipsiz değil. Elbet bizimde kazanacağımız günler gelecek” diye belirtiyor. 

Evinin Şirnex’teki saldırılarda devlet güçleri tarafından tankla yıkıldığını televizyondan izlediğini anlatan Sabriye Külter ise “Olsun varsın yıkılsın, ben çadır kurup evimi tekrar yaparım” diyor. Külter, sözlerini söyle sürdürüyor: “Bu devletin vahşiliğini dünya alem gördü. Çocuklarımız bodrumlarda yakanların yanına kalmayacak. Savaşında bir kuralı vardır, bunlarda din iman kalmamış. AKP’nin zulmü nedeniyle evimizden çıktık ama onların istediği bizim geri dönmememiz, toprağımızı terk etmemiz, bunu yapmayacağız. Şırnak bizimdir, yurdumuzu kimseye bırakmayacağız. Başkasının sarayında yaşamaktansa kendi toprağımızda çadır kurar yaşarız daha iyidir.” 


 DİHA/ŞIRNAK