
Devlet güçlerinin 110 gündür soykırım saldırılarını sürdürdüğü Şirnex’te, kenti terk etmeyerek çevre köy ve beldelerde kurdukları çadırlarda yaşayan halk, evlerine döneceği günü bekliyor. Zor yaşam koşullarını kolektif bir şekilde göğüsleyen Avgamasya (Toptepe) köyüne yerleşen yurttaşlardan Asya Güngen’in (57), bir kızı ve biri oğlu HPG saflarında, bir oğlu ise YPS saflarında mücadele veriyor. Çocuklarını gerilla hikayeleri ile büyüttüğünü anlatan Güngen, "Onlar benim ulaşamadığım hayallere ulaştı" diyor.
90'lı yıllarda devletin acımasız yüzüyle tanışan Güngen, göç politikası sonucu ailesi ile birlikte Dêrgûl beldesinden Şirnex merkeze yerleşir. Güngen ve ailesi geldikleri Bahçelievler Mahallesi'nde sahip oldukları yurtsever kimliklerinden dolayı burada da devletin şiddeti ve baskısı karşılaşır.
'Hayatım daha fazla anlam kazandı'
Yaşadığı tüm acılar karşısında dimdik durmayı öğrendiğini anlatan Güngen, 8 çocuğundan 3'ünün Kürt halkının özgürlük mücadelesine katılmasıyla hayatının daha fazla anlam kazandığını belirtiyor.
'Onları yanlış tercihler yapmayacak şekilde yetiştirdim'
Çocuklarının mücadeleye katılmasına hiç şaşırmadığını dile getiren Güngen, çocuklarını, köylerine ilk gelen genç gerilla kadınların kendisinde yarattığı heyecanla büyüttüğünü ifade ediyor. Gençken hep gerilla olmayı hayal ettiğini dile getiren Güngen, kızının 15 yaşındayken gerillaya katıldığını ve ondan 1 yıl sonra da 18 yaşındaki oğlunun gerilla saflarına katıldığını belirtiyor. Şirnex'te soykırım saldırılarına karşı direnişin başlamasıyla diğer oğlunun da 5 çocuğunu ardında bırakarak YPS saflarına katıldığını dile getiren Güngen, haber alamadığı 3 çocuğuna ve devletin saldırı ve göçertme politikasına rağmen hep dimdik durduğunu vurguluyor. Güngen, "Kızım direniş saflarına katıldığında nefessiz kalmıştım, sonra oğlum katıldı. Durup düşündüm ki, ben çocuklarımı yanlış tercihler yapmayacak şekilde yetiştirdim. Onlar benim hiç ulaşamadığım hayallere ulaştı. Şimdi en son Şirnex'teki direnişe katılan oğlumun ardından 5 torunum kaldı bana. Benim görevim ise hem torunlarıma sahip çıkmak hem de çocuklarımın mücadelesini ağlamadan sızlamadan sürdürmektir" diyor.
'Dimdik duracağım'
YPS’ye katılan oğlundan haber almadığını ve yaşamını yitirmiş olmasından duyduğu kaygıyı dile getiren Güngen, "Oğlumun direnişte yaşamını yitirdiğini düşünüyoruz. Bu ihtimalle gidip kan verdim. Oğlumu teşhis etmek için defalarca gencecik parçalanmış bedenlerin fotoğraflarını bedenlerini gördüm. Ben o parçalanmış bedenlere bakarken yanımdaki polisler, akacak gözyaşlarımı görmek için gözlerimin içine bakıyorlardı. Ama ben bir kez bile onların gözü önünde ağlamadım. O küçük bedenlere saplanan kurşunları gördükçe, dik durmam gerektiğini bir kez daha anladım, güç buldum ve boynumu eğmedim. Nasıl ki o gencecik bedenler karşısında dimdik durduysam, kendi çocuklarımın şehadeti karşısında da öyle duracağım" ifadesinde bulunuyor.
"Şirnex'te içeceğim çamurlu suyu, bu devletin bana vereceği saraylara tercih ederim" diyen Güngen, mücadelenin asla bitmeyeceğini vurguluyor.
DİHA/ŞIRNEX