
Öcalan 27 Temmuz 2011’den bu yana avukatları, 5 Nisan 2015’ten bu yana İmralı Heyeti ve 11 Eylül 2016’da bu yana da ailesiyle görüşülmezken, tecride birçok çevreden tepkiler gelmeye devam ediyor. “Demokratik çözüm süreci”nde oluşturulan Akil İnsanlar Heyeti'nden olan Celalettin Can, çözüm sürecine ideolojik olarak yön veren ismin Öcalan olduğunu söyledi. Can, "Sayın Öcalan savaş politikasının bir parçası olarak tecrit edildi. Devam eden tecrit savaş politikalarının sürdürülmesi anlamına geliyor" şeklinde konuştu.
Devlet etkisinden korktu
Devlet yetkilileriyle yaptıkları görüşmelerde, yetkililerin kendilerine söylediği bazı kavramları Öcalan'dan aldıklarını gayet net bir şekilde anladıklarını söyleyen Can, şunları ifade etti: "Tepeden bir devlet yetkilisinin Öcalan'la ilgili şunu dediğini biliyorum: 'Biz bir devlet heyetini O’na gönderdiğimizde ikinci bir heyeti en azından değiştirerek gönderme ihtiyacı duyuyoruz.' Nedeni sorulduğunda da, ‘Öcalan'ın onları etkilediği’ cevabı aldık. Öcalan'ın devlet üzerinde etkisi ve saygınlığı vardı. Devletle yaptığımız görüşmelerde bunu hissederdik, görürdük. Çözüm süreci Öcalan'ın etkisine girdiği, süreci kendisi yönlendirdiği içindir ki bu süreci bozdular."
Fener olmasını engelliyor
Can, Öcalan'ın bu süreçte daha uzun vadeli düşünen birisi olduğuna dikkat çekti. Sürecin Öcalan'ın istediği gibi de yürümediğine işaret eden Can, "Devlet Öcalan'ın zekasını, politik öngörüsünü, işleri yönlendirmedeki dirayetini, sabrını falan çok iyi tahlil etti. Bugün de özellikle Öcalan'la ilişki kurdurmamak, görüşlerini yansıtmamak, ne düşündüğü bilinmemesi için çok özel bir çaba sarf ediliyor, bunun anlamı var. Öcalan'ın ideolojik, politik bir yol açması, insanlara fener olmasını devlet görüyor ve engelliyor" dedi.
Öcalan'ın çözüm sürecinde tarihi bir rol aldığının altını çizen Can, şunları söyledi: "Sayın Öcalan, barışın ve çözümün anahtarı, kilit ismidir. Aynı zamanda PKK'nin de sözünü dinlediği tek insan. Dolayısıyla barış isteniyorsa, barışın önünün açılması isteniyorsa, bu ülkede daha fazla kan dökülsün istenmiyorsa, Ortadoğu'da iyi ilişkiler gelişsin isteniyorsa Öcalan'a bu rolü oynayacak tarihi fırsat verilmelidir. Bu da tecridin kaldırılmasını gerektiriyor."