21.Yüzyıl’ın Kürtlerin yüzyılı olacağını hep söyledik, yazdık. Yaşanan gelişmeler öngörümüzü doğruluyor. Kürtler barış dönemlerinde hep kaybettiler. Uğursuz Lozan anlaşmasının iki gün önce 89.yıldönümü idi. Kürdistan dört parçaya bölünüp, egemen güçlerin desteği ile sömürgeci sistemler tarafından sömürgeleştirildiler.
6 Mart 1975’te Cezayir’de Bumedyan öncülüğünde yapılan İran-Irak barış anlaşması Kürdistan’ın Güneyinde Kürt Milli Hareketinin geçici olarak durmasını getirdi. 1988 yılında İran ve Irak sömürgeci rejimlerinin aralarındaki savaşı bitirmeleri Halepçe’de onbin mazlum Kürdün yaşamına, sonrada Enfal operasyonu çerçevesinde 184 bin Kürdün ölümüne neden oldu.
Türkiye ile Suriye’deki Baas rejimi arasındaki Öcalan’ın Oratdoğu’dan çıkışı sonrası imzalanan Adana anlaşması ve protokolu Kuzey ve G.Batı Kürtlerinin nefes borularını tıkadı. Türk MİT’i ve Baas Muhaberatının müşterek düzenlediği operasyonlarda yüzlerce Kürt yakalanıp Türkiye’ye teslim edildi, G.Batı Kürdistan’da binlerce Kürt soluğu Baas zindanlarında aldı.
1991’deki 1.Körfez savaşı ile Kürtler 1988’de göç etmek zorunda kaldıkları topraklarına geri döndüler. 2003 yılının Mart ay’ındaki 2.Körfez savaşında 1923’ten sonra İngilizler tarafından kurulan sun’i Irak devleti fiilen üç parçaya ayrıldı. Kürtler uyguladıkları akıllı politikalarla Federal Kürt bölgesini oluşturdular. Ekonomik olarak güçlendiler. Bir variline bin ton adalet dağıtılan, geliri kendilerine karşı kitle imha silahları alımında kullanılan petrollerini kendi topraklarının gelişimi için kullanmaya başladılar.
Arap Baharı başladığında yazdığım Mağripten Maşrike(02.02.2011 Y.Ö.Politika) ve Tahrir Meydanı (09.02.2011 Y.Ö.Politika) yazılarımda Arap Baharının Kuzey Afrika’dan başlayarak Ortadoğu’daki totaliter rejimleri de etkileyeceğini yazmıştım. Gelişmeler doğru yazanları, söyleyenleri mahcup etmedi. Suriye’de yaşayan çeşitli etnik ve dini kökenli halklara kırk yıldır kök söktüren Kemalizmin fotokopisi Baas rejiminin çöküşüde yaklaşıyor.
G.Batı Kürdistanlılar da Baas rejiminin çöküşünün yaklaşması ile birlikte yaşadıkları bölgeler de yönetimlere el koyup, kendi öz yönetimlerini oluşturuyorlar. Bunda 1927’lerden (Xoybun’un kuruluş tarihi) bu yana emek veren tüm Kürt yurtseverlerinin, örgütlerinin alınteri, yattıkları sömürgeci zindanlarda çektikleri acılar, özellikle son otuz yılda Kürdistan’ın özgürlüğü için dört parçada, parçalanmış, tel örgülerle ayrılmış hudutlarda verdikleri şehitlerin emekleri vardır. Özelliklede sıcak bir yaz akşamı tıkanan Kürt Özgürlük hareketinin nefes borularını açmak için yoldaşı Ethem Akcan ile birlikte Türk jandarmasına rüşvet vererek ülkesinin G.Batısına geçip orada 19 yıl yarı hapis hayatı koşullarında halkını örgütleyen, onlara kendi öz güçlerine güvenmeyi, en ufak bir ışık hüzmesinden kocaman bir ışık yaratmayı öğreten Öcalan’ın inkar edilmez emeği vardır.
Kürtler birliklerini sağladıkları için ülkelerinin güneyinde başardılar. G.Batı Kürdistanlılar Mesut Barzani’nin öncülüğünde Hewler’de birliklerini oluşturdukları için G.Batı Kürdistan’da da kazanacaklardır. Birbirleriyle kenetlenmeleri, birliklerini muhafaza etmeleri bunun mihenk taşı olacaktır. Birde çok çabuk sevinip, erken iktidar olma hastalığına kapılmazlarsa hem kendileri özgür olacak hem de daha önceki yazılarımda bahsettiğim “Kürt Koridorunun” oluşmasını gerçekleştireceklerdir.
Türkiye basını G.Batı Kürdistan’daki gelişmeleri “Özerk Güney Kürdistan’dan sonra ikinci bir Özerk Kürdistan oluşuyor” başlığı ile veriyor. Cin şişeden çıktı. Korkunun ecele faydası yoktur.
Kürdistan’ın diğer parçalarıda eninde, sonunda Demokratik Özerklik’ine kavuşacaktır. Kürdün en temel demokratik ulus olma hakkını gasp etmenin, sorunun çözümünü sürece yaymanın kimseye faydası olmadığını Irak ve Suriye’deki Kemalizmin fotokopisi olan Baas rejimlerinin sonları gösterdi. Orjinali olan Kemalist sömürgeci sistemin, fotokopileri olan Baas rejimlerinden öğrenmesi gereken çok şey vardır. Çanların kimin için çaldığı ortadadır. Çan seslerine kulak tıkamak çare değildir.
KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA:
* Kürdistan 24 Temmuz 1923 tarihinde Lozan Anlaşması ile bir daha dört parçaya bölündü.
* 25 Temmuz 1930 tarihinde Kürt direnişçisi İsmailê Simko İran devletinin yalanlarına inanarak çıkartılan af ve kendisine verilen Vali’lik makamını görüşmek üzere gittiği yerde İran devletinin komplosu sonucu oğlu ile birlikte şehit düştü.
* HEP (Halkın Emek Partisi) yaptığı “Özgür ve Onurlu Yaşam” yürüyüşü 25 Temmuz 1990’da Diyarbekir’de yapılan bir mitingle sona erdi.
* 26 Temmuz 1993 tarihinde HİK’in (Hareketa İslamiyê Kurdistan) kuruluş kongresi Güney Kürdistan’ın Zelê bölgesinde başladı.