“Hiçbir devlet salt baskı kurma gücüne dayanarak uzun süre ayakta kalamaz.”* 


Oteriter baskıcı bir rejimi kurmaya çalışan iktidar halkı ve muhalefeti itaat etmeye zorlarken dışarıda ise bütün güvenini, inandırıcılığını ve saygınlığını yitirmiş durumda. Başta müttefikleri olmak üzere önemli uluslararası kuruluşlardan ve özellikle komşu ülkelerden gelen yüksek sesli uyarıları duymazlıktan geliyor. Oysa ABD, Avrupa Birliği, Avrupa Konseyi ve BM; hükümetin 15 Temmuz darbe girişimini gerekçe göstererek ilan ettiği OHAL’in ağır insan hakları ihlali ve politik sonuçları nedeni ile artık açıkça kaygılarını dile getiriyorlar.

İçeride; OHAL'in ilanı ile birlikte TBMM'nin yasama yetkisini KHK'larla hükümet gasp etmiş durumda. Yasama yetkisi fiilen uygulanıyor. TBMM devre dışı. KHK'ler olağan yasama faaliyetine dönüşmüş durumda. 

Getirilmek istenen “Türk Tipi Başkanlık Sistemi”, çokça sözü edilen “milli iradenin” Başkana devredilmesinden başka bir anlam taşımıyor. Artık egemenlik kayıtsız şartsız başkanındır!Tek adam yönetimi…? İşte arzulan şey bu.

İdam tartışmaları ise son derece bilinçli bir şekilde gündeme taşındı. Bu tartışmayı yürütenler elbetteki bunun o kadarda kolay olmayacağını biliyorlar. Amaç korku toplumu yaratmak. Gündem saptırarak yaşananları toplumdan saklamak baskıyı ve işlenen suçları gizlemektedir.  

Bütün demokratik muhalefeti, toplumun direnç noktalarını ezip yok etmek istiyorlar. Yarattıkları bu korku ile toplumu zapt-u rapt altında tutabileceklerini düşünüyorlar. Bu nedenle muhalif kesimlere baskı kurmada sınır tanımıyorlar.

OHAL’in devlete karşı ilan ettiklerini söyleyen iktidar sahipleri, zulüm ve bastırma politikaları ile iktidarlarını koruyabileceklerine inanıyorlar. İçlerindeki korku arttıkça topluma ve muhalif kesimlere yönelik baskının ve zorbalığında dozunu artırıyorlar.

Amed Büyükşehir Eşbaşkanları Gültan Kışanak ve Fırat Anlı tutuklandılar. Amed halkının iradesini hiçe sayarak Büyükşehir Belediyesine kayyım atadılar. Batman eski milletvekili ve KJA sözcüsü Ayla Akat Ata bu hukuksuzluğa karşı durduğu için meşru direnme hakkını kullandığı için tutuklandı. Yüzlerce HDP ve DBP yönetici ve üyesi gözaltına alınıyor tutuklanıyor. Siyasi soykırım operasyonları devam ediyor.

15 Kürt gazetesi ve ajans kapatıldı. Muhalif, sol, demokratik yayın organı kapatılarak toplum susturulmak isteniyor. Son olarak Cumhuriyet gazetesine baskın düzenlendi. Gazeteci ve yöneticiler gözaltında.

Yayınlanan son KHK ile üniversitelerdeki rektörlük seçimleri ortadan kaldırıldı. Demokratik bilimse üniversitelere ihtiyaç yok. Dolayısı ile rektör seçimlerine de ihtiyaç yok. 

Bu KHK’lar ile avukatlara esaslı kısıtlamalar getirildi. Bu tümü ile savunma hakkını ortadan kaldıran maddeler içeriyor. Barolar şimdilik sesiz. Kuşkusuz içerideki baskıların listesini dahada uzatabiliriz. Ancak yerimiz yetmez.

Dışarıda ise Rusya hariç herkesle çatışma halindeler. Tehdit ve şantaj politikalarının sonuç vermeyeceğini elbetteki biliyorlar. Böyle bağırıp sızlanmalarının nedeni iktidar sahiplerinin iktidarlarını kaybedecekleri korkusudur. 

Musul operasyonuna katılma ve masada olma isteği boşa düşmüş durumda. Hükümetin yaptığı kimi açıklamalar dış politikadaki sıkışmışlık halinden çıkmanın zor olduğunu gösteriyor.

Başika’daki Türk askeri varlığı ve Türkiyenin Musul operasyonuna katılma sonrasında ise masada olması isteği Irak hükümetinin kararlı tutumu ile boşa çıkmış görünüyor. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun son açıklamaları bunu kanıtlıyor. Çavuşoğlu, "Başika kampının artık gereksiz hale geldiğini" söyleyerek Irak’la yaşanan krizde geri adım attıklarını böylece kabul etmiş oluyor. Suriye’de ise ABD ve Rusya ile daha fazla koordinasyon içinde olacağız açıklaması gerçek durumu ortaya seriyor. 

İçeride korku ve biat etmeyi dayatan iktidar dışarıda ise bütün inandırıcılığını ve saygınlığını yitirmiş durumda. Yapılması gereken şey çok açık: zulme ve baskıya karşı direnmek.

Korku ve biat dayatmalarına karşı verilecek en iyi cevap Türkiye demokrasi güçlerinin birleşik mücadelesinden ve dayanışmasından geçer.

* Christopher Pierson-Modern Devlet. Çiviyazıları Yayınları, 2014.