Carnage’da iyi aile çocukları Ethan’la (Eliot Berger) Zachary (Elvis Polanski) kavga ederler. Zachary, Ethan’ı yaralar. Çocukların ebeveynleri olanları anlamak için toplanırlar. Saldırgan Zachary’nin komisyoncu annesi (Kate Winslet) ile avukat babası Alan Cowan (Christoph Waltz), Ethan’ın yazar annesi Penelope (Jodie Foster) ve sağlık malzemesi toptancısı babası Michael Longstreet’in (John C. Reilly) New York’taki apartman dairesine gelirler. Başta herkes aşırı uygar ve olgun bir tutum sergiler. Bir avcı gibi bu karakterleri içine hapseden daire onları yutarak gitmelerine izin vermez. Polanski’nin filmlerinde (Tiksinti, Rosemary’nin Bebeği, Kiracı) vurguladığı apartman daireleri, karakterleri deliliğe iten tuzaklardır. Ama Acımasız Tanrı’da bir vodvilin ortasındayızdır. Kendilerini baskı altında duyumsayan bu kişiler yavaş yavaş patlamaya başlarlar. Bu şiddeti çözümlemek, saldırganla kurbanı barıştırmak için toplanan ebeveynler başta çok nazik, kibar davranmalarına karşın beklenmedik hesaplaşmalara girişirler. Uygar görünen çiftler canavarlara dönüşüp birbirlerinin boğazını sıkmaya başlar. Nefretle, bencillikle doludurlar. Sözde uygar orta sınıfın cilası dökülür. Herkesin gerçek doğası ortaya çıkar. Sözde iyi niyetli davranan ebeveynler anti modellere, anti kahramanlara dönüşürler. Tek mekanda geçen, açı, karşı açı anlatımlı kara komedinin gücü dört yetkin oyuncusundan da kaynaklanır.
KÜLTÜR SERVİSİ