
Tarih ‘Üçyüz Spartalı’nın Pers ordusuna karşı elde ettiği başarıyı yazar durur. Üçyüz Spartalı, Ateş Geçitleri'nde milyonluk Pers ordusuna geçit vermemiş, dize getirmişti.
Tarihi direniş
Onların sayısı ise yüzlerce değil onlarcaydı. Sayısı binleri bulan ve modern teknikle donatılmış Pers ordusunu bozguna uğratarak, bir adım bile ileriye gitmesine izin vermediler.Simko Serhildan komutasında Casusan'ı geçilmez kıldılar. Hem de teknik ve büyük sayı farkına rağmen, İran ordusuna ‘dur’ demeyi bildiler.
Evet, Kürdistan gerillasından bahsediyoruz. 16 Temmuz'dan 5 Eylül tarihine kadar onlarca defa saldırıya maruz kalan Casusan Tepeleri, tarihte eşine ender rastlanır bir direnişe tanıklık etti.
Geceleyin soğuktan, gündüzleri ise kırk beş dereceyi bulan Temmuz-Ağustos'un yakıcı sıcağında kavrulan yüzleri, çatlayan dudaklarıyla bir avuç gerilla, bir kahramanlık destanı yazdı.
İran ordusu Casusan'da yenildi
Ozan Hogir’ın “Kandil Dağı duman duman” dizeleriyle anlattığı günler yeniden yaşandı. Boşuna mıydı Kandil’de yaşayan halkın “gerilla burada kaldığı sürece biz de buradayız, Kürdistan’ı koruyan tek güç gerilladır” demesi?
Bütün yenilmişliklere sünger çektiren, yeni sayfalar açtıran, yeni başlangıçlar yaratan günler yaşandı Casusan Tepeleri'nde.
İran ordusu ile PJAK gerillaları arasında yaşanan savaşta en fazla öne çıkan isimdi Casusan Tepeleri. Savaş Casusan Tepeleri'nde başladı, orada sürdü ve son buldu demek mümkün.
Gerilla güçleri alışkın olunanın ötesinde bir taktik ve direniş tarzıyla alan savunması yaptılar bu sefer. Hani eski savaşlar vardır ya: İki ordu karşı karşıya gelir, sonra bütün hünerler ortaya konurdu. İşte Casusan’da yaşanan böylesi bir savaştı.
Ne bir operasyon ne de bir saldırıydı gelişen. Casusan’da yaşanan asimetrik bir savaştı. Bir tarafta milyonluk ordusuyla İran devleti, öte yandan gücünü direniş kabiliyetinden ve insan iradesinden alan Kürdistan gerillası.
Casusan, onlarca defa, bazen günde birkaç defa İranlı pastarların karadan gerçekleştirdiği saldırılara maruz kaldı, İran topçusu bu tepeleri aralıksız bir şekilde vurdu. Komutan Simko ve bir avuç gerilla, destansı bir direnişle buna karşılık verdi.
Ön cephede hep O vardı
Kürdistan gerillasının sergilediği olağanüstü direnişi, Casusan ve gerilla komutanı Simko Serhildan’ın direniş öyküsü yazılmaya değer.
Tanıdık bir isim... Simko! Doğu Kürdistanlı isyan önderi Simko Şikak’tan yadigâr bir isim. O da isyan etmiş ancak sadece İran devletine karşı değil. O’nun isyanı Kürdistan işgalciliğine karşı gelişmiş. Kuzey Kürdistan’da, Dersim’de; Türkiye’nin kara denizinde gerillacılık yapmış. Ve son olarak da Kürdistan halkının özgürlük savaşında en ön saflarda yer aldı Simko Serhildan...
Bir gazeteci olarak gerilla direnişini ve yürütülen savaşı takip etmek için gittiğim Kandil’de karşılaştım gerilla komutanı Simko Serhildan ile. Kısa da olsa kendisiyle konuşma şansım oldu. Direnişin başladığı 16 Temmuz'dan yaşamını yitirdiği güne kadar gerilla telsizlerinden hep onun sesi duyuldu. Çatışmaların en ön cephesinde, hep O’nun soğukkanlı sesi yankılandı. Eylem tekmili aldı, eylem talimatı verdi. Hem bir komutan hem de bir savaşçı olarak katıldı, Casusan direnişine. İran ordu güçlerine vurulan darbelerde hep onun ismi anıldı.
O'nu hep elinde silahı, dürbünü ve telsiziyle gördük. Kameralarda kucağında silahı, gerilla üniformasının cebinde telsiziyle gördünüz O’nu. Bir gerilla komutanı düşerken toprağa, geride direniş mirası, ele geçirilemez bir kale ve sembolleşen bir ad bıraktı: Simko Serhildan.
CİHAN ÖZGÜR