15 Şubat uluslararası komplo’nun 14. yıldönümüne ilişkin bir açıklama yayınlayan CDK, 16 Şubat’ta Fransa’nın Strasbourg kentinde düzenlenecek yürüyüşe güçlü katılım çağrısı yaptı.

Avrupa Demokratik Toplum Hareketi (CDK) 15 Şubat uluslararası komplonun yıldönümüne ilişkin yazılı açıklama yaptı. 15 Şubat komplosu ile Öcalan şahsında Kürt halkının iradesi ve geleceğinin yok edilmek istendiği belirtilen CDK açıklamasında, “15 Şubat, Kürt halkı için kara bir gün, Kürt ulusu için bir yıkım, Kürt gençliği ve Kürt kadınının ruhunun öldürülmesine dönük bir irade kırma günüdür” denildi.
Açıklamada, PKK’yi tasfiye etme, Kürt halkını yeniden köleleştirme politikasının kararlı bir mücadele sonucu boşa çıkartıldığı belirtilerek, bugün İmralı’da gerçekleşen görüşmelerin de bunun bir sonucu olduğu belirtildi.

Mücadele ile cevap verildi

Uluslararası komplonun anlaşılması, bilince çıkarılması ve bu temelde de komploya karşı bir mücadele gerçekliğinin ortaya çıkarılmasının önemine dikkat çeken CDK, 15 Şubat’a karşı verilen mücadelenin aynı zamanda Kürt halkına uygulanan soykırıma karşı da bir mücadele olduğunu kaydetti.  Kürt mücadelesinin her geçen gün güçlenerek yol aldığı belirtilen açıklamada, gerillanın devrimci operasyonları, zindan direnişi ve Rojava’da ilerleyen devrim süreciyle de bu başarının kanıtlandığı ifade edilerek, ‘’Halkımız her alanda serhildanı büyüterek zafere doğru kararlı yürüyüşünü sürdürmüştür. Bütün bu direnişlerin somut ifadesi ve kazanımı Batı Kürdistan’da gerçekleşen özgürlük devrimi olmuştur. 2013 yılı Ekim Devrimi niteliginde olan Rojava devrimi ne pahasına olursa olsun koruma, geliştirme ve diğer dört parçaya taşırma yılı olacaktır’’ denildi.

Rojava’yı sahiplenme çağrısı

CDK, Avrupa’da yaşayan Kürdistanlıların, Kürt halkı için tarihi önem taşıyan bu süreçte görev ve sorumluluklarına ve Kürt halkının geleceğini belirleyecek Rojava devrimine sahip çıkması gerektiğini belirtterek, şu çağrıyı yaptı: “Düşmanın tasfiye konseptlerinin dayattığı ve Rojava’da devrimin gerçekleştiği bugünlerde hiç bir şey yapmamak gaflettir, Avrupa kaldırımlarında kendini kaybetme, ruhunu kirletme ve en nihayetinde düşmana hizmet etmedir. Bu anlamda gün Demokratik Özgür Kürdistan’ı inşaa etme günüdür, gün Önderliğe layık olma ve yeterli yoldaşlığı başarma günüdür. Gün devrimci halk savaşına görkemli katılma günüdür, gün Rojava devrimini ne pahasına olursa olsun kanımızın son damlasına kadar savunma günüdür ve gün kara gün olan 15 Şubat komplosunu 2013 yılında bitirerek Başkan Apo’yu özgürlüğüne kavuşturma gündür.’’

Strasbourg’ta tek ses, tek yürek

CDK açıklamasında, uluslararası komplonun 15. yılına girdiği ve Paris katlimanın gerçekleştiği bu süreçte, Kürdistan tarihinin en etkili protestosunun gerçekleştirilmesi gerektiği belirtilerek, 16 Şubat’ta düzenlenecek Stasborg yürüyüşü için çağrı yapıldı. “İmralı’da başlatılan yeni süreçte Önder Apo’nun elini güçlendirelim, Başkan Apo’yu özgürlüğe kavuşturalım ve Rojava devrimini Kuzey ve Doğu Kürdistan’a taşıyalım” denilen açıklamada şu ifadeler yer aldı: “Halkımızın ve ulusumuzun Başkan Apo ile büyük bir irade gücüne kavuştuğunu yapacağımız görkemli Strasbourg yürüyüşüyle bir kez daha sergileyelim. Düşmanlarımızın bizi bir daha asla yenmeyecek, irademizi kıramayacak, yoldaşlarımızın bedenlerini parçalamayacak, Kürt çocuklarına kurşun sıkamayacak, kadınlarımızın saçlarından tutup yerlerden sürükleyemeyecek bir kudrete sahip olduğumuzu tüm gücümüzle haykırarak, Başkan Apo’nun yanında olduğumuzu bir kez daha dosta ve düşmana gösterelim. Komploya karşı tek ses, tek yürek, tek irade olalım.”

HABER MERKEZİ




HPG: Mücadeleyle hesap soracağız


HPG Anakarargah Komutanlığı ve YJA Star da 15 Şubat uluslararası komplosuna fedailik çizgisinde yükseltecekleri mücadele ile karşılık vereceklerini belirterek, özgürlük sözünü yeniledi.
HPG Anakarargah Komutanlığı, uluslararası komplonun yıldönümü münasebetiyle yaptığı yazılı açıklamada, Kürt halkı ve gerillaya yönelik tasfiye girişimlerinin bugün de devrede olduğuna dikkat çekti. AKP hükümetinin Kürt halkının mücadelesi karşısındaki yenilgisini gizlemeye çalıştığını belirten HPG açıklamasında şöyle denildi: ‘’AKP hükümeti bu yenilgisini bertaraf etmek için, Batılı dış güçlerin de her türlü desteğini arkasına alarak yeni bir tasfiye konseptini devreye koymuştur.  Entegre stratejisi adı altında geliştirilen “siyasetle müzakere terörle sonuna kadar mücadele” tasfiye konseptine dayanmaktadır… Bir taraftan bu beklenti havası oluşturmaya çalışılırken, diğer taraftan ise Önderliğimize, halkımıza ve gerilla güçlerimize karşı her türlü saldırı pervasızca geliştirilmektedir.’’

Özgürleştirme sözü

Paris katliamının da görüşmelerin tartışıldığı bir dönemde gerçekleştiğini hatırlatan HPG, KCK operasyonları ve Kürt halkına yönelik gözaltı ve tutuklama operasyonlarının Türkiye ve Avrupa’da aralıksız devam ettiğine dikkat çekti. Açıklaşamada şöyle denildi: AKP’nin tasfiye konseptine dış batılı güçlerin de uluslararası komplonun devamı olarak destek verdiği bu saldırılarda da çok açık görülmektedir. Bu saldırıların yanı sıra gerilla güçlerimize dönük olarak da havadan ve karadan imha operasyonları dayatılmaktadır. Amed’de, Mardin’de, Medya Savunma Alanlarında gerçekleştirilen saldırılar bunun göstergesidir.’’
Komplonun son yıllarda da farklı biçimleriyle devam ettilmek istendiğine dikkat çekilen HPG açıklamasında, Kürt halkı ve önderliğine yönelik tüm saldırılara mücadele ile karşılık verileceği belirtilerek, ‘’Reber Apo direnişinin yılmaz takipçileri olarak fedailik çizgisinde mücadelemizi yükselterek komplocu güçlerden hesap soracağımızı ve Önder Apo’yu özgürleştirmenin sözünü yineliyoruz” denildi.

YJA Star: Direnişi sahiplenelim


YJA Star Anakarargah Komutanlığı tarafından yapılan açıklamada da Kürt halkının direnişi ile boşa çıkarılan uluslararası komplonun yeniden devreye konulmak istendiğine işaret etti. ‘’Uluslararası güçlerin başaramadıklarını AKP hükümeti başarma çabası içerisine girmiştir” denilen açıklamada, şu çağrı yapıldı: ‘’Bu sistemsel gerçekliği ortadan kaldırmak ve uluslararası komplonun direnen son gücü olan AKP hükümeti ve Türk devletinin inkar ve imha politikalarını boşa çıkarmaya, bu süreci Önderliğimizin ve halkımızın özgürlüğü lehine sonuçlandırmaya kararlıyız. Başaran ve kesinleşen mutlaka Önderliğimizin özgürlüğü olacaktır. Bir kez daha Önderliğimizi özgürleştirmenin sözünü verirken, tüm halkımızı ve Kürt kadınlarını da özgürlük mücadelemizi daha fazla yükseltmeye ve 15 Şubat uluslararası komplo gerçekliğini ısrarla farklı yöntemler devreye koyarak sürdürmeye çalışan AKP hükümetinin kirli politikalarını teşhir etmeye ve Önderliğimizin direnişini daha fazla sahiplenmeye çağırıyoruz.”