'Acilen insani yardım noktaları'
Namus Cinayetlerine Karşı Kadın Ağı, resmi internet sitesinde (www.minheder.nu) yaptığı açıklamada, IŞİD'in Êzîdî kadınlara uyguladığı baskılara dikkat çekerek, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere Avrupa Birliği ülkelerinin müdahil olması gerektiğini vurguladı. Kadın Ağı, açıklamasında, "Acilen insani yardım noktaları inşa edilmelidir" çağrısında bulundu.
Fransız kadın örgütü Libres Mariannes ise, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Bu kadın kırımı karşısındaki öfkemizi ifade etmek için kelime bulamıyoruz. Bu kırım, Avrupa'nın kapısında gerçekleşiyor. Paris'in sadece 4.000 kilometre uzağında kadınlar ve çocuklar her gün dünya kamuoyu gözü önünde öldürülüyor. Mücadele eden Kürt kadınlar, inkara ve umursamazlığa karşı direnişin sembolüdür. 21. yüzyıl başında bu türden eski çağda kalmış gerici uygulamaları asla kabul etmeyiz."
İstanbul'da, 1 Ağustos 2011'de 47 devletin katılımıyla, kadına karşı şiddetle ilgili imzalanan protokülün 1 Ağustos 2014 itibariyle yürürlüğe girdiğini hatırlatan örgüt, devletleri anlaşmanın gereğini yerine getirmeye çağırdı.
'TJKE açıklamasına imza atıyorum'
Uluslararası Hukukçular Birliği Kadın Hakları Araştırmaları Bölümü Koordinatörü, kadın kırımı konulu birçok kitap yazmış ve 2011'de Birleşmiş Milletler Özel Raportörü Rashida Manjoo'nun kadın kırımı üzerine yazdığı raporu sunmuş olan İtalyan avukat Barbara Spinelli de Êzîdî Kürt kadınlara yönelen kadın kırımı uygulamalarına tepki gösterdi. Spinelli, Avrupa Kürt Kadın Hareketi'nin (TJKE) konuya dair yaptığı açıklamanın altına imza attığını belirterek, "Diğer savaşlarda olduğu gibi bu gibi soykırımlarda da yaşamını en çok kaybeden ve potansiyel hedef olan kadınlar oluyor" dedi.
Kadın kırımına kanıt çok!
IŞİD'in kadınlara karşı uygulamalarının insanlık suçu kapsamına alınarak değerlendirilmesi gerektiğine vurgu yapan Spinelli, Êzîdî kadınları kaçırmanın, tecavüz etmenin, fuhuşa zorlamanın, zorla evlendirmenin, sünnet etmenin ve bu tehditlerden doğan intihar vakalarının bölgede bir kadın kırımı yaşandığını kanıtladığını vurguladı.
Uygulamaların uluslararası kamuoyu tarafından net bir tutumla mahkum edilmesi gerektiğini belirten Spinelli, "Devletler, bu tür çatışma bölgeleri ve savaş durumlarında insan hakları yasalarınca önlem almak zorundadır. Devletler, kadınların işkencelere, insanlık dışı muamelelere konu olmamalarını garanti altına almalıdır" diye kaydetti.
'CEDAW'ı Türkiye ve Irak da imzaladı'
Spinelli, özellikle Türkiye ve Irak gibi devletlere bölgelerinde yaşanan kadın kırımına müdahale etmeleri çağrısında bulunarak, bu ülkelerin de "BM Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Yok Edilmesi Sözleşmesi"ni (CEDAW) imzaladığını hatırlattı.
Spinelli, son olarak, "YPJ ve direnişte olan tüm Kürt kadınlarını, IŞİD'in Êzîdî Kürt kadınlara karşı yürüttüğü saldırılara karşı gerçekleştirdikleri direnişteki performansları için takdir ediyorum; uluslararası dayanışma dileklerimi sunuyorum" dedi.Barbara Spinelli
SELMA AKKAYA/PARİS