
KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı, Kürt Dili Bayramı Haftası münasebetiyle büyük bir zulüm stratejisi temelinde gerçekleştirilen asimilasyon, soykırım ve oto-asimilasyona karşı tavrın, demokratik özerkliği yani özgür Kürdistan’ı inşa etmede temel öneme sahip bir ulusal duruş olduğunu vurguladı.
KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı, Dil Bayramı vesilesiyle yaptığı açıklamada, Kürt dilinin her türlü sömürgeci, soykırımcı, asimilasyoncu politikalara rağmen varlığını bugüne kadar taşımakla bayramı hak eden bir dil olduğuna dikkat çekti. Sömürgeci-ırkçı İttihat Terakki sürecinden başlayarak Kürt ulusunun tarihten silinmesi esasına göre oluşan Türkiye Cumhuriyeti'nin, stratejik olarak Kürt dilini yok etmek, Kürdistan’ı belleklerden silmek için elinden geleni yaptığını hatırlatan KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Türk ulus-devleti Kürt halkını yok etme stratejisini, Şark Islahat Planı çerçevesinde Mecburi İskan Kanunu, İstiklal Mahkemeleri ve Kürt dilinin-kültürünün yasaklaması üzerine oturtmuştur. Tek bir Kürt insanını dahi Türkleştirmek, Kürt nüfus yoğunluğunu dağıtarak ulusal yok oluşu sağlamak için ellerinden ne gelmişse onu yapmaktan çekinmemişlerdir. Yasaklamaktan horlamaya, horlamaktan aşağılamaya ve hakarete varan ne varsa hepsi son derece sistematize ve barbarca uygulanmıştır. Başta eğitim sistemi olmak üzere sanat, kültür, iş ve en genel anlamda kamu alanı Kürt diline ve kültürüne kapatılmıştır. Bugün de son derece sinsi bir biçimde bu politika ulus haklarını yok sayarak Kürt dilini bireysel bir hak ile sınırlamak istemektedirler. Şark Islahat Planı ile başlatılan soykırım süreci, en son çıkarılan ve neredeyse kundaktaki bebelerin Türkleştirilmesini öngören 4+4+4 eğitim sistemiyle devam etmektedir."
2023 hedefinin Kürtlüğe kastı
Kürt halkının yok edilmesinin fermanı niteliğindeki Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun, 2023 yılında yani 100'üncü kuruluş yıldönümünde Kürtlüğün tarihten silinmesi ve Türk ulus-devlet stratejisinin tamamlanmasının zaferi olarak karşılanmak istendiğini vurgulayan Yürütme Konseyi Başkanlığı, böylesine ırkçı-faşist bir AKP gerçeğiyle karşı karşıya bulunulduğunu belirtti. KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı açıklamasında, "Önder Apo üzerinde uygulanan ve tam bir işkenceye dönüşen tecrit, Kürt yurtseverlerine dönük siyasi soykırım operasyonları ve Batı Kürdistan’da Kürtlerin bir statü kazanmaması için elinden geleni yapan AKP devletinin bu yaklaşımları Kürt ulusuna, diline ve kültürüne yaklaşımından ayrı olarak düşünülemez" denildi.
Kürt dilinin geliştirilmesi
Kürtlerin Kuzey’de, Güney’de, Doğu’da, Batı’da ve Türkiye metropollerinde hemen hemen her gün ırkçı-faşist saldırılar eşliğinde kültürel soykırımla karşı karşıya bulunduğu, ancak sömürgeci ve ırkçı faşistlerin tüm çabaları boşuna olduğu vurgulanan KCK açıklamasında, şunlar belirtildi: "AKP hükümeti yazımına başlanan yeni anayasa ile Kürdistan’da yitirdiği meşruiyetini yeniden kurmaya çalışsa da artık bu mümkün değildir. Kürt halkı, 40 yıla varan yeniden ulusal direniş mücadelesi, ulusal bilinçlenmesi, duyarlılığı, örgütlülüğü, serhildan, siyaset ve gerillasıyla yenilmez bir güç olduğunu, bölgede kendi statüsünü büyük bir direniş içerisinde yaratma kararlılığında olduğunu ortaya koymuştur. Ancak bununla birlikte sömürgeci eğitim sisteminin ve medyasının sınırlı da olsa etkisinde olan, oto-asimilasyondan kendisini kurtaramamış küçümsenemeyecek önemli bir sorun ve gerçeklik de vardır. Kürt halkının üzerinde önemle durması gereken en temel sorunlardan birisi de budur. Çünkü bir dil ne kadar gelişmişse ve özgürse, o dili konuşan ulusun bireyleri o kadar gelişmiş ve özgürdür. Dili gelişmeyen, başka dillerin baskısı ve etkisi altında olan toplumlarda ve uluslarda özgüven de gelişmez. Bu bilinçle Kürt dilinin geliştirilmesi ve gerekli kurumlaşmaya kavuşturulması, ulusal- toplumsal gelişmenin ve özgürleşmenin esasını oluşturacaktır."
Ulusal refleksleri geliştirme
Dil Bayramı'nın, Türk sömürgeciliğinin Kürt ulusu üzerinde gerçekleştirdiği beyaz soykırımın bilincine varılması ve oto-asimilasyona karşı bir bilinçlenme, duyarlılık oluşturma ve ulusal refleksleri geliştirme haftası olmasını isteyen KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı, açıklamasını şöyle tamamladı: "Kürt Dili Bayramı Haftası münasebetiyle büyük bir zulüm stratejisi temelinde gerçekleştirilen asimilasyon, soykırım ve oto-asimilasyona karşı tavır, demokratik özerkliği yani özgür Kürdistan’ı inşa etmede temel öneme sahip bir ulusal duruştur. Bu duruş ve kavrayış Kürt dilinin kurumlaşmasına yol açmalıdır.
Bu nedenle başta kadınlar ve gençler olmak üzere tüm halkımız kendi anadiliyle konuşmayı, varlığını koruma ve özgürlüğünü sağlamanın bir gereği, ulusal görev ve gurur olarak anlamalıdır. Kendi anadiliyle düşünme, onun zihniyetini oluşturma, konuşma, yazma ve düşünme bu çerçevede ele alınmalıdır. Bu bilinçle tüm halkımızı hayatın her alanında anadiliyle konuşarak, diline-kültürüne sahip çıkmaya ve Bülent Arınç gibi Kürt dilini küçümseyen, hor gören ve hakaret eden ırkçı-faşist kesimler başta olmak üzere, Kürtçe konuştuğu veya şarkı söylediği için Kürt gençlerine saldıran herkese karşı ulusal varlığımızı ve onurumuzu koruma temelinde kendi örgütlülüklerini ve serhildanları geliştirerek karşı koymaya çağırıyoruz."
ANF/BEHDİNAN