TC tarihinin çoğu sıkıyönetimler, olağanüstü haller ve darbelerle geçti.
Bu dönemler arasındaki kısa sürelerde görünüm ne olursa olsun demir
yumruk yönetimi sürdü. Bu yönetimin özü TEK, TEK, TEK...diye beynimize
çekiç gibi inen tek millet, tek devlet, tek dil, tek din ve tek mezhep
ideolojisidir. Bu egemen resmi ideolojiyi başarıya götürmek için her yol
mubah sayıldı. “Bölünmez bütünlük, milli birlik ve beraberlik” gibi
sloganlar sabahtan akşama tekrarlandı. Bütün bunlar bazen geçici olarak
üstünlük sağlasalar da hiç bir zaman var olan gerçeği değiştiremedi.
Egemen ırkçılığın statükoyu sürdürebilmek için döktüğü kanlar, işlediği
cinayetler ve yaptığı katliamlar halkı sindiremedi. Sonuçta çok ağır
bedeller ödese de ezilen Kürt halkı statükoyu bozguna uğrattı. Bugün
sadece Kürtler değil statüko tarafından dışlanan tüm ezilenler eşitlik
ve özgürlük için ayağa kalkıyor.
Kürt halkı ve dostları 2012 Newroz’unu böyle karşılıyor. Bu Newroz
sadece bir kutlama süreci değil aynı zamanda büyük umutların ve büyük
risklerin çatıştığı bir süreç olmaktadır. Kürt halkı son on yıllar
boyunca verdiği kahramanca mücadeleyle, zulme karşı gösterdiği büyük
direnişle temel hak ve özgürlüklerini kanı-canı pahasına kazanmıştır.
Newroz kutlamaları “An azadî, an azadî!” şiarıyla yapılmaktadır. Bu
realite tanınmak zorundadır. Kürdistan bu dünyada değil mi, Kürtler bu
dünyada yaşamıyorlar mı? O zaman çağdaş dünyanın insan hakları, hukuku
Kürdistan için de geçerli olacaktır.
Ne var ki statükoculuk ve her türlü uzantısı ezilen halkların
özgürlüğünden-eşitliğinden korkmakta ve bunu engellemek için can
havliyle saldırmaktadır. Çünkü halkların özgürlüğü ve eşitliği
statükonun sonu ve statükocuların tasfiyesi olacaktır. Bu nedenle her
türlü katliamla, tutuklamalarla, işkencelerle ve zulümle halka
saldırmaktadırlar. Bir yandan Roboskî katliamı, zindanlarda tecavüze
varan zulümler, KCK ve HDK operasyonlarının amacı aynıdır. AKP faşizmi
ve destekçileri bu Newroz’a kadar PKK’yi tasfiye edeceklerini ilan
etmişlerdi. Hatta Qandil’i fethetmeye hazırlanıyorlardı. Hala daha da bu
amaçlarından vazgeçmiş değillerdir. Ordusuyla, polisiyle her türlü
saldırıları sürdürmeleri, hukuk dışı operasyonlarla binlerce yurtsever
siyasetçiyi-demokratı-aydını zindana atmaları bunun içindir. 14 yıldır
hücrede olan Sayın Öcalan’a hukuk dışı yoğun bir tecrit uygulayıp
ailesiyle bile görüştürmeyenlerin, kenarda köşede unutulmuş-paslanmış
durumda olan mevtaları hortlatıp Kürt siyasetçi- Türk aydın diye medyada
şişirip piyasaya sürmeleri bundandır. Emeksiz yemek yanlısı beleşçi
sözde aydınlar ya da hiç bir riske girmeden, her zaman kara ortak olan
köylü kurnazı lider taslakları ve onları piyasaya sürenler, taşları
bağlayıp köpekleri salanlar çok yanılıyor. Kürt halkı nereden nereye
nasıl geldiğini, bu uğurda ödediği bedelleri çok iyi biliyor. Tufeyli
takımı için masal gibi olan mücadele yılları, Kürt halkı için neredeyse
her haneden en az bir şehit, zindanlarda ve dağlarda bir can, bir sürgün
ya da hala aranan kayıplar-cenazeler demektir. Halk bütün bunların
acısıyla, onuruyla ve bunların hesabını da sormak için direniyor,
savaşıyor.
AKP faşizmi ve her kılıktaki uzantısı artık halkı kandıramayacak ve
hüsrana uğrayacaktır. “Kürt halkı ayrı Apo ayrı, PKK ayrı” deyip
ayırmak-bölmek çabaları boşunadır. Halk kırk yıldır Apo ve PKK’yi de bu
lafları söyleyenleri de iyi tanıdı-biliyor. Artık hala bunu
söyleyenlerden tiksiniyor.
Yeni anayasa tartışılırken hala “Kürtçe eğitim olmaz” “Kürtçe medeniyet
dili değil” vb. sözlerle köleliği dayatanlar daha akıllanmamış demektir.
Size ne bunlardan, bırakın halk adına karar vermeyi artık, halk kendisi
karar versin. Aslında halk kararını çoktan verdi de, bunu anlayın,
saygı duyun ve kabul edin artık.
Bir de şunu herkes anlamalı:
Artık yaksanız da Türk olmayan çocuklara her sabah “Türküm, doğruyum,
vb.” diye bağırtamayacaksınız. İnsanları her sabah kendisine
sövdüremeyeceksiniz. Halkların anadiline ve kültürlerine yasak
koyamayacaksınız!
Alevilerin ve Müslüman olmayan halkların çocuklarına zorla Sünni din dersi veremeyeceksiniz.
Artık çürümüş egemen-ırkçı ideoloji ve baskı sistemi yıkılacak ve özgürlük güneşi doğacaktır.
Dağlarda, ovalarda, şehirlerde, zindanlarda özgürlük için direnenlere-savaşanlara selam olsun!
Cêjna Newroz Pîroz Be!
Newroz Kutlu Olsun!
Cêjna Newroz Pîroz be!