Bu personeli okuyunca, 1992 yılında, dile kolay 21 yıl önce, Özgür Gündem gazetesinde yazdığım köşe yazısı aklıma geldi. Tam bu sırada bir başka haber daha düştü ajanslara; Diyarbakır Belediye Başkanı Baydemir’in yurtdışına çıkış yasağı kaldırılmış! 23 Temmuz 1992 tarihli bu yazıyı sizinle paylaşmak uygun olur diye düşündüm.
"BARSELONA-DİYARBAKIR
17 Temmuz tarihli International Herald Tribune gazetesinde ilginç bir ilan var. Gazetenin 7. Sayfası boydan boya bir çerçeveyle çevrilmiş. Çerçevenin içi boş ve kenarları enlem ve boylamlarla çizilmiş; beli ki, boşluk dünyanın bir bölgesini gizliyor. Boş çerçevenin altlarına doğru olan alandaysa bir nokta var ve yanında da "Barselona" yazıyor. Çerçevenin dışında, sayfanın en altında ise şöyle bir soru var: "Bu nokta hangi ülkededir?"
Sayfayı çeviriyorsunuz ve 9. sayfada yine boydan boya ikinci ilan ve önceki sorunun yanıtı karşınıza çıkıyor. Boş çerçevenin içi bir Avrupa haritası ile doldurulmuş, Barselona ile onun ait olduğu bölge siyahla belirgenleştirilmiş. Sayfanın altında da yanıt var: KATALONYA’DA TABİİ.
Onun altındaysa, Özerk Katalonya Hükümeti imzasıyla Katalonya hakkında bilgi var; "Barselona, İspanya’da kendi kültürü, dili ve kimliği ile bir ülke olan Katalonya’dadır" deniyor. Katalonya ülkesi hakkında daha fazla bilgi verildikten sonra da ilan "şimdi Barselona’nın nerede olduğunu biliyorsunuz. Katalonya’da tabii" diye bitiyor.
Bunu görünce benim de aklıma muzır bir düşünce geldi.
Diyelim Diyarbakır’daki bir kültür ya da spor etkinliği nedeniyle kent belediyesi bir ilan verse yabancı gazetelere, örneğin şu demin sözünü ettiğim ilanın yer aldığı Herald Tribune gazetesine.
Ve dese ki, "Bilin bakalım Diyabakır nerededir?" Sonra yazsa ki, "Diyarbakır, Türkiye’de kendi kültürü, dili, kimliği olan Kürdistan ülkesindedir."
Acaba ne olur?
Bu uygarlık ve demokrasi sınavında İspanya’nın yanında biz nerede kalırız? Hani Avrupa Topluluğu içinde birarada yer almak istediğimiz İspanya’nın yanıda...
Evet ne olur dersiniz?
O belediye yerlebir mi edilir? O Belediye Başkanı asılır mı? Söyleyin ne olur?
İspanya’da, 6 milyon Katalan olimpiyat yapıyor.
Ya Türkiye’deki milyonlarca Kürt?
Katalanlar olimpiyat yapıyorlar, duydunuz mu?
Ya Kürtler...?
Duydunuz mu? Ya Kürtler?.."
***
Yazıyı gazeteye göndermeden bir başka haber çıktı karşıma: Selahattin Demirtaş demiş ki, "çekilmeden sonra reformlar başlamalı." Yani, silah bırakma aşamasına geçmeden Türkiye de adımlar atmalı. Doğru ama bunun için yapılması gerekenler var. "Reformlar-talepler" tanımlanmalı ve gereği yapılmalı. Bilmem, 21 yıl (ve binlerce genç insanın ölümünden) sonra, yukarıdaki yazı, "reformlar"a ilişkin hiç olmazsa bir "çıta" ölçütüne ilham olabilir mi?..
Çekilmeden sonra...
Geçtiğimiz günlerde Diyarbakır’da bir "güzellik yarışması" düzenlenmiş (yarışma sonra iptal edildi). Yarışmaya, Türkiye dahil, 21 ülkeden yarışmacı katılıyormuş. Bu arada 22 nolu bir yarışmacı daha varmış ki, onun önündeki bantta "Miss Diyarbakır" yazmaktaymış. "Türkiye Türklerindir" gazetesinde E. Özkök buna takılmış;. "Türkiye" varken, "Diyarbakır" da nereden çıktı demeye getiriyor. Zehir Hafiye meseleyi de çözmüş ve gözdağını veriyor: "Ama kimse, oradaki 'Miss Diyarbakır’ yazısındaki Diyarbakır’ın basit bir şehri ifade etmediğini görmediğimizi sanmasın." Bu arada şakacıktan "Gördük ve alışıyoruz" demiş, "vur de vuralım, öl de ölelim" diye bağıranlara Bahçeli’nin dediği "bekleyin onun da zamanı gelecek" türünden şeyler yazmamış. Ne de olsa sonradan görme "beyaz Türk" ya işi incelikli geçiştirmiş, "anladık" demiş sadece. Hesabını da "deftere yazmış" anlaşılan.