
HDP Eşbaşkan Yardımcısı Ayhan Bilgen, Türkiye’nin, çocuk hakları açısından son derece sorunlu bir ülke olma özelliğini sürdürüyor” dedi.Türkiye’de dezavantajlı durumdaki çocuklara dikkat çeken Bilgen, “Anadili Türkçe olmayan çocuklar, engelliler, azgelişmiş ve kırsal kesimdeki çocuklar, yoksul kent mahallelerindeki çocuklar, Romanlar, Aleviler, gayrimüslimler, çatışma ortamındaki çocuklar, uluslararası göçmenler ve kız çocuklar” diye sıralarken, Türkiye’de çocukların dörtte birinin yoksulluk içinde olduğuna işaret etti.
Bilgen şu noktalara dikkat çekti: “Çocuk ölüm ve salgın hastalıklara yakalanma oranlarında, eğitim, sağlık, beslenme, barınma gibi temel haklara erişim oranlarında ciddi sorunlar varlığını sürdürüyor. Çocuklar yaygın olarak şiddet, istismar, sömürü veya ihmalin farklı biçimlerine maruz kalıyor. Çocukların yargıda gördüğü muamele uluslararası standartlara uygun düşmüyor. Çocuk evliliği, halen ciddi boyutlarda sürüyor. ”
Türkiye’nin 1990 yılında imzaladığı, 1995 yılında yürürlüğe koyduğu Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne uyumunun, çocuk haklarının ülkenin demokratikleşmesiyle ne kadar iç içe bir mesele olduğunu gösterdiğini belirten Bilgen, bu Sözleşme’ye Türkiye’nin koymuş olduğu çekincelerin çocuk haklarını kısıtlayan özellikte olduğunu kaydetti. Türkiye’den, çekince koyduğu dil ve kültür haklarına yönelik 17, 29 ve 30. maddelerden çekincesini kaldırmasını isteyen Bilgen, şu talepleri gündeme getirdi:
* Çocuk haklarının toplumun gelecek hakkı olduğu anlayışıyla reformlara hız verilmelidir.
* Çocuklar vazgeçilmez haklara sahiptir. Çocuk işçiliğine ve çocuk emeği sömürüsüne son verilmesi, çocukları ilgilendiren bütün işlem ve faaliyetlerde, çocuk haklarının ve yararlarının temel alınması esas yaklaşım olmalıdır.
* Otoriter tahakküm kültürüne karşı çocukların eşit bireyler olarak görüldüğü eşitlikçi ve özgürlükçü bir kültür benimsenmelidir.
* Çocukların şiddet, ihmal, suiistimal, her türlü istismar, kötü muamele ve ayrımcılıktan korunması, başta eğitim ve sağlık olmak üzere, tüm kamu hizmetlerinden eşit ve parasız bir biçimde yararlanması için mücadele bugün de güncel olandır.
* Türkiye, çocuk hakları lehindeki tüm uluslararası sözleşmeleri çekincesiz kabul etmelidir.