• 70 yaşındaki 27 yıllık tutsak Mehmet Şirin Çelik, 3 Temmuz'da cezaevinde beyin kanaması geçirdi. Kısmi felç geçirmiş, yürüme, konuşma, yutkunma ve temel ihtiyaçlarını tek başına karşılamakta zorlanıyor.
  • Adli Tıp Kurumu'na (ATK) 19 Ağustos'ta sevk edilen Çelik hakkında, geçirdiği felç ve ağır kronik rahatsızlıklarına rağmen "cezaevinde yaşamını yalnız idame ettirebilir" şeklinde bir rapor düzenlendi.
  • Eşi Nizbet Çelik ATK raporuna tepki göstererek, sağlığının her geçen gün daha da kötüleştiğini; cezaevi koşullarında hayati riskinin yüksek olduğunu; infazın ertelenmesini ve tahliye edilmesini talep etti.

 

Hasta tutsak Mehmet Şirin Çelik'in eşi Nizbet Çelik, "En azından kendi evinde, çocuklarının yanında olsun; tedavisini yapmak istiyoruz" dedi.

İnsan Hakları Derneği'nin (İHD) ağır hasta tutsaklar listesinde yer alan ve Elazığ 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde tutulan Mehmet Şirin Çelik, 3 Temmuz’da beyin kanaması geçirdi. 19 Ağustos’ta Adli Tıp Kurumu’na (ATK) sevk edilen Çelik'e “cezaevinde yaşamını yalnız idame ettirebilir” yönünde rapor verildi. Nizbet Çelik, eşinin geçirdiği beyin kanaması ve felç nedeniyle yürüyemediğini belirterek, sağlık durumunun her geçen gün kötüleştiğini söyledi. Nizbet Çelik, “Felç oldu, beyin kanaması geçirdi, anjiyo oldu ve yürüyemiyor. Onu görmeye gittiğimizde her şey gözler önüne seriliyor. Yaklaşık bir ay önce Elazığ R Tipi Cezaevi’nden alındı ve Elazığ 2 No’lu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’ne götürüldü. 19 Ağustos’ta ATK’ye sevk edildi. ATK, ‘cezaevinde hayatını yalnız idame ettirebilir’ yönünde rapor verdi. Ne olacağını bekliyoruz” diye konuştu.

Defalarca sürgün edildi

Eşinin tutuklandığı günden bu yana farklı cezaevlerine sevk edildiğini aktaran Nizbet Çelik'in verdiği bilgilere göre; İstanbul'da 1999'da tutuklandı ve müebbet hapis cezası verildi. Ümraniye Cezaevi’nde iki yıl kaldıktan sonra Batman Cezaevi’ne sürgün edildi. 15 yıl Batman’da kaldıktan sonra Amasya’ya götürüldü ve orada üç yıl tutuldu. Amasya’dan sonra da Elazığ’a sürgün edildi.

Daha da kötü oldu

ATK raporunun ardından eşinin sağlık durumunun yanı sıra moralinin de kötüleştiğini söyleyen Nizbet Çelik, “Bu kadar hastalığından sonra ATK olumsuz rapor verdi. En son kızımla telefonda konuştu. ATK raporunun olumsuz geldiğini kızıma söyledi. Morali çok bozuktu. Zaten sağlığı iyi değildi, daha da kötü oldu” ifadelerini kullandı. 

Eşinin kendileriyle konuşmakta dahi zorlandığını dile getiren Nizbet Çelik, “Bizimle konuşurken sesi çıkmıyor, yavaş yavaş konuşuyor. En azından kendi evinde, çocuklarının yanında olsun istiyoruz. Tedavisini yapmak istiyoruz. Hastalıklarından dolayı yürüyemiyor. İnfazının ertelenip tahliye edilmesini istiyoruz” diye konuştu.

Hastaları tahliye etsinler

Adalet Bakanlığına çağrıda bulunan Nizbet Çelik, şöyle devam etti: “Hasta tutsakları tahliye etsinler. Cezalarının geri kalanını evde, ailelerinin yanında geçirsinler.” ÊLIH