Kürdistan Bölgesel Yönetiminin Güneybatı Kürdistan (Rojava) sınırında açtığı çukurlar (hendekler) Kürdistan’ın gündemine oturdu.
Hendek tarihin başlangıcından itibaren bir savunma aracı olarak kullanılmış. Ortaçağ Avrupa’sının feodal beyleri (derbeyleri) düşmanlarından korunmak için şatolarının etrafında hendek kazıp içini su ile doldururlarmış.
Hz.Muhammed (SAV) Medine’yi, Mekkeli müşriklerden, korumak için şehrin etrafında hendek(çukur) kazdırmıştı. Meşhur Hendek savaşında Mekkeli müşriklerin ordusu Medine’nin etrafında kazılan hendeği geçememişlerdi. Hendekler ayrıca düşman sızmalarına karşı siper olarak kullanılır.
G.Batı Kürdistanlılar düşman unsuru değillerdir. Aksine Kürdistan’ın diğer üç parçasına her zaman kapılarını açmış, onlara lojistik destek sağlamış, Kürdistan’ın diğer üç parçasında evlatlarını şehit vermiştir.
G.Batı Kürdistanlılar 1961-1975 yılları arasında KDP öncülüğünde Kürdistan’ın Güneyinde sömürgeci sisteme karşı verilen mücadeleyi malı, canı, kanı ile desteklemiştir. Kürdistan’ın dört parçasında G.batı Kürdistanlıların canı, kanı, emeği, alınteri toprakların altındadır. Halen tazedir, kurumamıştır.
Şimdi Kürdistan Bölgesel Yönetimine ait kepçelerle Güney Kürdistan’ın Rojava sınırı boyunca hendek kazılmaktadır.
Türkiye Devleti ise Qamişlo-Nusaybın ve Efrîn ile Derikê Hemko etrafında hendek kazmaktadır. Anlaşılan, hendek kazma konusunda TC ve Kürdistan Bölgesel Yönetimi mutabakat(işbirliği) içerisindedir.
Kürdistan Bölgesel Yönetimi yöneticileri hendek kazma olayından haberdar olmadıklarını söylüyorlar. Kimisine göre kazılan hendekler bölgesel yönetimin emrine dayanıyor, kimisine göre ise hendek kazılması emri Irak Federal devleti tarafından verilmiştir. Peşmerge bakanlığı emrin yönetimden geldiğini söylüyor.
Hendek kazma olayını protesto eden G.Batı Kürdistanlı’ların üzerine peşmergeler ateş açıyor.
Peşmerge Bakan yardımcısı ateş açılması olayını üstlenmiyor. Peşmergenin açtığı ateş sonucu yaralanan kadının babası ile kimbilir Kürt kadınına kurşun sıkanın babası ile aynı siperde Baas rejimine karşı birlikte direnmişlerdir. Belki de yaralanan kadının annesi kurşun sıkan peşmergenin babasına ekmek yapıp yedirmiştir.
Birde Kürdistan’ın parçalanıp bölündüğünden hep söz edenlerin koyu sessizliği yok mu en fazlada bu tiplerin tavrı gülünç olmuyor mu? Birde biz topraklarımızı radikal islamcılardan korumak için bu hendekleri kazıyoruz diyorlar.
Radikal islamcılar senin denetiminde olan toprakları yol geçen hanı yapmışlar. Haberin yok mu?!
Yok diyorsan kulaklarını ve gözlerini aç dinle ve gör. Ama bunu G.batı Kürdistanlılara gözdağı vermek, onlarıda denetimine almak için yapıyorsan geçmiş ola. G.Batı Kürdistanlılara göz dağı vermek,onları kendine tabi kılmak o kadar kolay olmaz. At’ı alan ......... çoktan geçti.
KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA:
* 14 Nisan 1925 tarihinde Bitlis Askeri Mahkemesinin verdiği karar sonucu Miralay Halit Bey, Yusuf Ziya Bey, kardeşi Teğmen A.Rıza, damadı Faik ve Mola Askeri Bitlis’te idam edildiler
* 16 Nisan 1925 tarihinde Şeyh Şait ve arkadaşları Varto’da A.Rahman Paşa köprüsünde Binbaşı Kasım’ın planı sonucunda teslim oldular.
* 15 Nisan 1932 tarihinde Celadet Bedirxan Bey yönetiminde Hawar dergisi Kürt Latin alfabesi ile yayınlanmaya başladı.
* 17 Nisan 1925’te Dr.Fuat ve Siverek Karacadağlı Şeyh Eyüp Gülpınar Diyarbekir’de Ulu Camii önünde idam edildiler.
* Kürt şair Hemin Mukriyani, 17 Nisan 1986 tarihinde vefat etti.
* 18 Nisan 1992 tarihinde İstanbul Kürt Enstitüsü kuruldu.
* 19 Nisan 1999’da yapılan mahalli seçimlerde D.Bekir, Batman, Siirt, Van, Hakkari, Bingöl ve Ağrı başta olmak üzere HADEP 37 Belediye Başkanlığını kazandı.