Celle’de büyük bir acı ve öfke var. Yaşlı Êzîdî kadınlar her iki eliyle dakikalarca göğüslerine vuruyorlar. Gözlerinde onurlu bir hüzün hakim.
Êzîdxan’ın MAM ZEKİ’si 1. BÖLÜM
Hazırlayan: Egîd EREN
Êzîdî Toplumu Koordinasyonu Üyesi Zeki Şengalî’ye yönelik suikast haberinin duyulduğu günden itibaren ailesinin de yaşadığı Celle’de büyük bir hüzün ve öfke var. 15 Ağustos’tan bu yana taziyeler kabul ediliyor. Ortam hüzünlü, kadınlar ağlıyorlar, yaşlı Êzîdî kadınları ise her iki eliyle dakikalarca göğüslerine vuruyorlar. Üzerlerindeki siyah elbiseli annelerin gözlerinde onurlu bir hüzün hakim.
Ailenin Zeki Şengalî’yle yaşadığı ilk ferman değil. Öyle ki aile çevrede Özden değil Ferman ailesi olarak tanınıyor. Zeki Şengalî’nin ilk oğlu Kasım Özden (Sipan) ve İran sınırında yeğeni Esmer Demir’in (Xane) yanı sıra çok sayıda aile ferdi mücadelede şehit düşmüş. Zeki Şengalî için yapılan yas masanın başından geçen ziyaretçiler yutkunuyor ve Şengalî’nin fotoğraflarına bakarak ah geçiriyor.
Aile Şengal’den geri döndü
Şahadet haberi alındığında Zeki Şengalî’nin evine akın eden Êzîdîler, buradan sonra yas için Mala Ezidiya’da soluğu alıyorlar. Şengalî’nin eşi Gule Özmen, bir oğlu ve ağabeyi Süleyman Özden ise resmi tören için Şengal’e gitmişti.
Törene katılanlar 23 Ağustos gecesi Celle’ye geri döndü. Geç saatlere kadar evde bir daha çığlıklar koptu… Êzîdî dostları, akrabaları ve çocukları Şengal’den dönenlere sarılıp yaşadıkları acıyı hep birlikte paylaştı.
Hawari’ye geliyorlar
Şengal’deki resmi tören dönüşünden sonra ise Mala Êzîdiya’daki taziye evi yeniden açıldı. Dünden itibaren taziye evi ziyaretçi akınına uğramaya devam ediyor. Taziyenin aylarca sürebileceği belirtiliyor. Êzîdîler taziyeye (Hawari) adı altında geliyor ve aileyi yalnız bırakmıyor.
74. Şengal Ferman’ında halkına, sırtını dönen Mir Tahsin taziyeye gelse de kimse artık onun için ayağa kalkmıyor, elini dahi sıkmıyor.
Yas evinde ulusal bilinç
Taziyede Sünni Kürtler, Êzîdî toplumuyla ziyaretçileri birlikte karşılıyor. Zeki Şengalî ulusal bilinçle sahipleniyor. Taziye boyunca bolca yemekler yapılıp gelen misafirler el üstünde tutuluyor.
Komplo!
“Namus denir? Şeref nedir? İnsanlık nedir?” soruları yoğunca tartışılıyor yas evinde. New York Times Gazetesi’nin, “Zeki Şengali bir kahramandır!” yazısı da konuşuluyor. Suikastin bir komplo olduğunu da konuşmalarına ekliyorlar.
Êzîdî gençlerine güveniyorum
Şengal’den dönen ağabey Süleyman Özden, Êzîdîlerin, örgütün Mam Zeki’yi sahiplendiklerini söylüyor. “Özelikle Êzîdî gençlerine güveniyorum. Onlar çok duygusaldı ve Zeki’ye layık olacaklarının sözünü veriyorlardı“ diyen Ferman, Irak’ta büyük bir karışıklığın olduğunu ve Musul şehrinin yerle bir olduğunu anlatarak, “Bölgede tek düzenli kalan yer Şengal’di, oradaki köylere su götürülmüştü, yollar yapılmıştı. Bu da Zeki, tarafından yapılmıştı. Şengal’in etrafından farklı isimlerde küçük örgütler vardı! Evet bir kaos ortamı hakimdi. Bu kaosu önleyen kişiydi Zeki’ydi” diye belirtiyor.
Suikast araştırılıyor
Suikastin araştırıldığını belirten ağabey şöyle devam ediyor: “Şehit düştüğü yere gittim. Parti suikastı araştırıyor ve yakın bir zamanda olaya açıklık getirecek. Zeki bir hava saldırısında göğsünden bir şarapnelle şehit edilmiş. Yaralı bir halde ikinci araca taşındıktan sonra bir daha saldırıya uğruyor. Ona rağmen arkadaşları başını dizlerine koyup Rojava’ya götürüyor. Ancak yolda hayatını kaybediyor.”
Büyük anma yarın
Mam Zeki için 25 Ağustos Cumartesi günü CD Kaserne Kültür ve Gençlik Merkezi’nde kitlesel bir anma düzenlenecek. Ailesi, yoldaşları, Êzîdî kurumları başta olmak üzere Kürdistani örgütlerin bir araya geleceği anma 14.00 ile 19.00 saatleri arasında gerçekleşecek.
Yarın gerçekleşecek anmanın yapılacağı adres ise şöyle:
“Hannoversche Str. 30 B 29221 Celle.
Manifestoyu bir ömre sığdırdı
Mam Zeki Şengalî 1952’de Batman’nın Beşiri ilçesine bağlı Şemze köyünde doğdu. Yedi fertli ailenin son çocuğu olan Zeki Şengalî’nin 83 yaşındaki ağabeyi İbrahim Özden’le kurulan taziyede konuştuk.
1969’de Zeki’yle beraber Almanya geldiklerini söyleyen Özmen, o zaman Zeki’nin 17 yaşında olduğunu belirtiyor. Kardeşini anlatmaya birkaç saat değil birkaç günün dahi yetmeyeceğini belirten Özden “Çocukluğunda yeterince insanların gönlünü fethetmişti. Şemze köyünden 2 kilometre uzakta okuyordu. Zeki’ye ders veren öğretmen ‘ayağı toz tutsa hepinize ceza veririm’ diyordu. Zeki, büyüklerle büyük, çocuklarla çocuktu. Nereye gidiyorsa orası ailesiymiş gibi davranıyordu. Toplumlar, aileler arasında fark gözetmeksizin yaklaşıyordu. Partiye girdikten sonra değil, onun partiye girmeden öncede toplum için önemli bir kişiliği vardı. Evet, toplum içinde Zeki ailemizin birliğini temsil ederdi. Aile içinde hiçbir husumete yer vermezdi” diyor.
Tüm ezilenlerin yoldaşıydı
Zeki’nin en küçükleri olduğunu belirten İbrahim Özden, kardeşinin sözünün arkasında olduğunu ifade ederken, duygulanıp, “Büyüklerine büyük hürmet duyardı. İki kişi kavga etse o zayıfın yanında yer alırdı. Tüm ezilenlerin arkadaşıydı. Bugün halk da bundan ötürü onu başının üzerinde tutuyor” diye belirtiyor.
Kardeşi Zeki’yle 1979’daki bir anısını paylaşan İbrahim Özden, “O zaman herkesin arabası yoktu. Zeki’yle araca benzin koyup Duisburg’da düzenenlenen bir geceye gittik. Gecede açılan stantta PKK’nin Manifesto kitabını satın aldı. Gece gündüz okuyup kitaba doyamıyordu. O günlerde partiye bağlandı” diyor ve ekliyor: “79’un 8’inci ayında okuduğu Öcalan Manifestosu’nu bir ömüre sığdırdı.”
Daha yapacakları vardı
92’de Zeki Şengalî’nin oğlu olan yeğeni Sipan’ın şehit düştüğünü de sözlerine ekleyen Özden duygulanarak, “Hayatımda böyle görkemli bir yas görmedim. Hiç tanımadığım insanlar gelip acımızı paylaşıyordu” diye ekledi.
Kardeşi Zeki’yle en son 2002’de görüştüğünü belirten İbrahim Özden, “O zaman Zeki ve arkadaşları beni ağırladılar. O gün anladım PKK’nin emek verdiği hiçbir şeyin boşa gitmeyeceğini. Murat Karayılan telefon açarak bizi görmek istediğini ancak yanımıza gelemeyeceğini söyledi” diyor.
Sahiplenenler acımızı hafifletti
83 yaşında olmasına rağmen şimdiye kadar şu birkaç günde yaşadığı üzüntü kadar acı çekmediğini söyleyen Özmen, Kürt halkı ve Êzîdî cemaatinin Zeki’yi sahiplenip yüklerini hafiflettiğini ifade ediyor: “Ben halen şehadetine inanamıyorum. Evet onu kaybettik, lakin Allah’a şükrediyoruz ki; kardeşimiz bir hiç uğruna toprağa düşmedi. Dünyaya bir isim bıraktı. Bu ismi sadece bize değil kavmi içindi. Şu an tüm dünyada insanlar onu konuşuyor. Türk devleti Irak devletinden yardım almamış olmasaydı böylesi bir suikastı gerçekleştiremezdi. Bu ihanetin içinde Barzani ve ailesinin eli de var.”
Zeki yüreğini dinledi
İbrahim Özden, Zeki’nin ardından yas tutan Kürt halkına şu mesajı veriyor: “Halk başımızı dik tutmamızı sağladı. Zeki’nin söylediklerini hayatlarında uygulayacaklarını söylediler. Sadece Zeki’nin bu hayatta daha çok yapacakları vardı. Onu söylüyoruz. Yoksa Zeki yüreğini dinledi. Bu şehadetle başımız diktir. Tüm halka teşekkürlerimizi sunuyoruz.”
Êzîdxan’ı özgürleştireceğiz
ERKAN GÜLBAHÇE / SAARBRÜCKEN
Şengal Diaspora Meclis Eşbaşkanı ve Êzîdî Toplum Koordinasyon Üyesi Fikret İgrek, Mam Zeki Şengalî’ye yönelik saldırının Êzîdî soykırımının devamı olduğunu belirtti. Bir Êzîdî önderi olan Mam Zeki’nin bilinçli olarak hedef seçildiğini belirten İgrek “Mam Zeki Şengalî Êzîdî halkı için çok büyük bir güvenceydi. Mam Zeki şahsında Êzîdî halkının kazandığı güveni ortadan kaldırmak için böyle bir saldırı gerçekleştirildi. Bu saldırı ile 3 Ağustos 2014’ü tekrarlamak amacındalar” diye konuştu. Ancak Şengal’deki Êzîdîlerin 3 Ağustos önceki Êzîdîler olmadığını vurgulayan İgrek, ekledi: “Mam Zeki öncülüğünde bambaşka bir toplum olmuştur. Hem örgütlenme konusunda hem de savunma konusunda. Düşman şunu iyi bilsin ki; Mam Zeki fiziki olarak aramızda ayrılsa da binlerce Mam Zeki’yi örgütleyerek bilinçlendirerek arkasında bıraktı.’’
Türkiye, Irak ve KDP’nin bu saldırının ortak failleri olduğunu ifade eden İgrek, ABD’ye de “Madem haberiniz yoktu, Hava sahanıza müdahale var ve insanlar katlediliyor. O halde niye bunun hesabını sormuyorsunuz?” diye seslendi. “Mam Zeki’ye yönelik suikast dört parçada yaşayan Êzîdî toplumuna yapılan bir suikasttır” diyen İgrek, “Mam Zeki’nin yarıda bıraktığı Êzîdxan’ın özgürlük projesini biz gerçekleştireceğiz” diye ekledi.
Mam Zeki Şengalî’ye yapılan suikast ne anlama geliyor?
Mam Zeki Şengalî şahsında yapılan saldırı, 3 Ağustos 2014 Şengal’de başlatılan Êzîdî soykırımının devamıdır. 3 Ağustos saldırısı Türkiye, KDP, Suudi Arabistan, Katar ve bazı hegemonik güçlerin konseptiydi. DAİŞ bir proje idi. Özellikle DAİŞ’in Şengal, Kobanê ve diğer Kürdistan bölgelerine saldırmasının amacı Rojava ve Kürdistan’ın diğer parçalarında ortaya çıkan özgürlük mücadelesini ortadan kaldırma amaçlıydı. Burada asıl hedef Kürdistan’ın en köklü toplumu olan Êzîdîleri ortadan kaldırmak, Kürdistan özgürlük mücadelesini boğmak ve kendi kontrolünde alanlar oluşturmaktır. 3 Ağustos 2014 tarihini iyi hatırlayalım. DAİŞ saldırısında Şengal’de kimler vardı, nasıl kaçtılar, herkes gördü. Bu kaçışa karşı canları pahasına Şengal’i kimlerin savunduğunu da dünya alem gördü.
3 Ağustos 2014 saldırısı sonrası Mam Zeki devrimci ve bir Êzîdî olarak Şengal’e gitti. Mam Zeki Şengal’de Êzîdî halkını örgütledi. Bu saldırıların bir kader olmadığını, direniş gerçekleştirerek bu tür saldırıların bertaraf edileceğini Şengal’deki halkımıza anlattı. Dış saldırılara karşı Êzîdî gençlerinden bir savunma gücü oluşturdu. Êzîdî tarihinde ilk defa Êzîdî kızlarından oluşan bir savunma birliği oluşturdu. Şengal’de yaşayan halkımıza Kürdistan özgürlük mücadelesini anlattı. Halkın sorunlarını gidermek için kurumlar oluşturdu. Halkın kendi kendini yönetmesinin olanaklarını oluşturdu.
Dört sene zarfında yapılan çalışmalar halkın beğenisini kazandı. DAİŞ ve gerici güçlere karşı verilen mücadele başarılı olunca, düşman bu gelişmeyi kabul etmedi. 3 Mart 2017’de Türk İstihbarat Teşkilatı’nın KDP çeteleri ile Xanesor’a saldırması gerçek yüzlerini gösterdi. Türk devleti tarafından 25 Nisan 2017’de Şengal tekrar bombalandı. KDP ve Türk güçleri yaptıkları saldırılara rağmen başarılı olamıyordu. Çünkü Mam Zeki ve arkadaşları Şengal’de oldukları sürece de başarılı olamayacaklarını anladılar. Bundan dolayı Zeki Şengalî’ye yöneldiler.
Yani Mam Zeki Şengalî bilinçli bir şekilde seçildi diyorsunuz?
Tabi ki bilinçli seçildi. Mam Zeki Şengalî, Şengal’de yaptıkları çalışmalar sonucunda gerek Şengal ve gerek diğer parçalardaki Êzîdî halkı ve gerekse de diasporadaki Êzîdîler tarafından çok büyük bir sempati toplamıştı. Êzîdî halkı Mam Zeki’yi bir Êzîdî kahramanı, bir Êzîdî önderi olarak görmeye başladı. Şöyle bir geçmiş 4 yıla baktığımızda Mam Zeki şahsında Êzîdî halkında gelişen örgütlenme, halk içinde gelişen aydınlanma Êzîdî halkı tarihinde hiçbir dönem oluşmamıştı.
Mam Zeki Şengalî Êzîdî halkı için çok büyük bir güvenceydi. Êzîdî halkı Mam Zeki’ye güveniyordu. Mam Zeki şahsında Êzîdî halkının kazandığı güveni ortadan kaldırmak için böyle bir saldırı gerçekleştirildi. Mam Zeki’ye yapılan suikast sonucunda Şengal Êzîdîlerini sürüp yerine kendi adamlarını yerleştirme gibi bir politika yürütüyorlar. Bu saldırı ile 3 Ağustos 2014’ü tekrarlamak amacındalar.
Bu tür saldırılar Êzîdî halkının verdiği mücadeleyi nasıl etkileyecek?
Bu saldırıyı gerçekleştiren güçler şu gerçeği görmüyorlar. Şengal’de yaşayan Êzîdîler 3 Ağustos 2014 öncesi Êzîdî toplumu değildir. Mam Zeki öncülüğünde bambaşka bir toplum olmuştur. Hem örgütlenme konusunda hem de savunma konusunda. Mam Zeki Şengalî’nin şahadeti her Êzîdî’yi, her Kürdü üzdüğü gibi, kendine demokratım, devrimciyim diyen herkesi de çok üzmüştür. Düşman şunu iyi bilsin ki; Mam Zeki fiziki olarak aramızda ayrılsa da binlerce Mam Zeki’yi örgütleyerek bilinçlendirerek arkasında bıraktı.
Bu saldırının bir konsept çerçevesinde gerçekleştiğine inanıyor musunuz? Bu konsepte hangi güçler yer almış olabilir?
Êzîdî toplumu içerisinde 4 yıl zarfında gelişen bu örgütlülüğü, aydınlanmayı kabul etmeyen yerel ve uluslararası güçler ortak bir şekilde gerçekleştirilmiştir. Bunun içinde Türkiye, Irak ve KDP bu saldırının ortak failleridir. Amerikan yetkililer “Türkiye saldırıyı gerçekleştirdikten sonra bizi bilgilendirdi. Saldırıda haberimiz yoktu” diyor. Olabilir belki haberiniz yoktu. Irak hava sahasını siz kontrol ediyorsunuz. Hava sahanıza müdahale var ve insanlar katlediliyor. O halde niye bunun hesabını sormuyorsunuz? Gerçekten samimi iseniz katliamın hesabını sorun.
Êzîdî toplumunun bir daha böylesi bir saldırıyla karşı karşıya kalmamaları için ne yapmaları gerekiyor?
Mam Zeki’ye yönelik suikast dört parçada yaşayan Êzîdî toplumuna yapılan bir suikasttır. Êzîdîlerin iradesine yapılan bir saldırıdır. Hatta Kürt ve Kürdistan halkına yapılan bir suikast ve komplodur. Bir daha bu tür saldırıların yaşanmaması için kendi davalarına sahip çıkmaları gerekir. Êzîdîlerin birbirlerine kenetlenmeleri gerekiyor. Mam Zeki’nin anısına sahip çıkmak birlik ve beraberlikten geçer. Örgütlülüklerini daha geliştirip aktif hale gelmelidir. Özelikle diasporada yaşayan halkımıza önemli görevler düşmektedir. Özelikle diasporadaki halkımız Şengal’de oluşturulan statüye sahip çıkmalı. Maddi ve manevi her türlü desteği sunmalıdır. Düşmana verilecek en iyi cevap Mam Zeki’nin ortaya koyduğu iradeye sahip çıkmak ve Mam Zeki’nin mücadelesini devam ettirmektir. Şengal Diaspora Meclisi olarak Mam Zeki Şengalî’ye karşı gerçekleştirilen suikastın takipçisi olacağız. Şengal Diaspora Meclisi olarak uluslararası alanda bu katliamı teşhir edeceğiz. Sorumluları ortaya çıkaracağız.
Bu katliamda yerel ve uluslararası güçler rol almıştır. Mam Zeki Koço’daki anmadan itibaren takip edilmiş, bilgiler anı anına Türkiye’ye aktarılmıştır. Bu katliamda rol alanların hepsinden hesap soracağız. Mam Zeki Şengalî’nin kanı yerden kalmayacaktır. Son söz olarak Mam Zeki’nin yarıda bıraktığı Êzîdxan’ın özgürlük projesini biz gerçekleştireceğiz. Bu anlamda Mam Zeki Şengalî şahsında tüm Êzîdxan ve Kürdistan şehitleri önünde saygı ve hürmet ile eğiliyorum.