
Suriye’deki silahlı muhalifler saldırıların başkent Şam’a kadar taşıdı. Şam’ın yakınlarında bulunan istihbarat merkezine saldıran muhalifler ayrıca Deraa, Türkiye sınırına yakın Idlib ve Humus’ta devlet güçlerine saldırdı.
Aylarca Türkiye’de Türk subay ve istihbarat elemanlarının denetimde Esad rejimine karşı savaşmak için eğitim görenlerin kurduğu ‘Özgür Suriye Ordusu’ devlet güçleriyle savaşını başkent Şam’a taşıdı. Silahlı muhalifler önceki gece geç saatlerde Şam’daki Suriye Hava İstihbaratı birimine RPG ve otomatik silahlarla saldırdı. Türkiye’den temin edildiği belirtilen silahlarla yapılan saldırıda 6 asker yaşamını yitirdi; 20 kişi de yaralandı. Saldırıdan sonra helikopterlerin havalandığı belirtildi. Silahlı gruplar, Mart ayında başlayan gösterilerden bu yana ilk kez bu türden bir saldırı gerçekleştirdi.
Bir başka saldırı da Türkiye sınırına yakın Idlib’te meydana geldi. Türkiye’nin tampon bölge oluşturmak istediği bölge olan Idlib’teki çatışmada yaşanan şiddetli çatışma Esad rejimine bağlı en az 10 askerin öldürüldüğü belirtildi.
Çatışmaların şiddetlendiği kentlerin başından gelen Humus ile gösterilerin başladığı ilk kent olan Deraa’da da taraflar arasındaki savaş sürüyor.
Esad rejimine yönelik can alıcı bir başka protesto da yine başkent Şam’da meydana geldi. El Cezire’nin haberine göre, dışa bağımlı Ulusal Konsey (İstanbul Meclisi) taraftarları önceki akşam Devlet Başkanı Beşar Esad’ın Şam’da bulunan evinin yakınlarında gösteri düzenledi. Gösteride Esad’ın görevi istendi. Göstericiler ilk kez Esad’ın evinin yakınlarında gösteri yaptı.
Silahlı muhaliflerin saldırıyla zor durumda kalan Esad yönetimi diğer taraftan da bölgedeki ABD işbirlikçilerinin baskısı altında. Özellikle Esad taraftarlarının elçiliklere saldırmasından sonra tavrını sertleştiren Türkiye, “Suriye liderliği büyük bedel ödeyecek” diyerek Esad’ı tehdit etti. Yine Arap Birliği’nin Suriye’nin üyeliğini dondurmasında etkili olan Katar da NATO’dan yardım isteyen Ulusal Konsey ve silahlı muhaliflerle temaslarını sıklaştırdığı öğrenildi. ABD’nin Ortadoğu’daki müttefiklerinden olan Suudi Arabistan yönetimi de Esad’ın gitmesinin ‘an meselesi’ olduğunu ileri sürdü.
Esad’dan cılız adımlar
Öte yandan Washington yönetimi de işbirlikçilerini pohpohlamaya devam ediyor. ABD Başkanı Barack Obama’nın dış gezisine eşlik eden Beyaz Saray yardımcı ulusal güvenlik danışmanı Ben Rhodes, “Türkiye’nin (Esad yönetimine karşı) takındığı sert tutumu büyük memnuniyetle karşılıyoruz ve bu tavrın Esad’a kendi halkının umutlarını baskı altında tutamayacağını gösteren açık bir mesaj verdiğini düşünüyoruz” dedi.
Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ise daralan çemberi kırmak için cılız adımlar atmaya çalışıyor. Arap Birliği’nin sivil çözümün bir şartı olan ‘gösterilerde tutuklananların serbest bırakılması’nı parça parça hayata geçiriyor. Kurban Bayramı’ndan bir gün önce 553 tutukluyu serbest bırakan Şam yönetimi dün de ‘gösterilere katılmış ancak şiddet olaylarına katılmamış’ olan 1180 kişiyi daha serbest bıraktı. Esad rejimi ayrıca 2010 yılına ait ek vergi mükelleflerini vergilerini yılsonuna ödemeleri halinde faiz ve cezalardan muaf tutan 2010 yılı 19 sayılı yasayı onayladı.
Kongre’den çağrı
Bu arada Suriye’deki en örgütlü Kürt partisi olan PYD’nin de dahil olduğu Ulusal Koordinasyon Kongresi Suriye’de hem Esad taraftarlarının hem de silahlı muhaliflerin neden olduğu şiddet olayların son bulmasını istedi. Kongre üyelerinin özellikle Humus halkına yaptığı çağrıda “Sizlerden, her türlü şiddet olayına karışmamanızı istiyoruz. Çünkü hepiniz bu şiddetin kurbanı olacaksınız. Humus’taki karşılıklı devam eden şiddeti durdurmanızı istiyoruz. Bu şiddet, istisnasız hepinize zarar verecek. Bu şiddet, ulusal birliğinize ve ortak yaşamınıza zarar verecek” denildi.
ŞAM