
Sur, İdil ve Cizre’de katledilenlerden 5’i daha son yolculuklarına uğurlandı. Sur’da katledilen Mahsum Gürkan ve Sinan Duman Amed’de, Dilber Bozkurt Dargeçit’te toprağa verildi. İdil’de şehit düşen Fidan Arslan Bulanık’ta; Cizre’de katledilen Selami Yılmaz ise Cizre’de defnedildi.
Sur’da şehit düşen Mahsum Gürkan ve Sinan Duman'ın cenazeleri dün sabah saatlerinde Elazığ Devlet Hastanesi'nden alınarak onlarca araç eşliğinde Amed’e getirildi. Kent merkezinden geçerek Yeniköy Mezarlığı’na götürülen cenaze konvoyu zafer işaretleriyle selamlandı. Mezarlıkta binlerce kişi tarafından "Şehîd namirin" sloganıyla karşılanan cenazeler omuzlara alındığı sırada bir kadın "Kahramanlarımıza yol açın, onlar Kürdistan şehitleridir" diye haykırdı. Duman ve Gürkan'ın PKK bayraklarına sarılı tabutlarının taşındığı yürüyüşte sık sık "Adalet PKK'le gelecek", "İntikam" ve "Bijî Berxwedana Sûrê" sloganları atıldı.
Vakti gelmiş bir fikrin militanıydı
Törende konuşan Sinan Duman'ın babası Zülküf Duman, kanlarının son damlasında kadar çocuklarının verdikleri mücadelenin takipçileri olacaklarını söyledi. Gürkan Ailesi adına ise Mahsum’un dayısı Orhan Yakışır konuştu: "Çok az direnişçi vardır ki aynı zamanda düşmanın saygısını da kazansın. Bugün uğurladığımız şehitlerde onlardan biriydiler. Dört ayı aşkın süredir ellerinde çok küçük imkanlara rağmen, her türlü tekniğe, saldırıya, vahşete ve barbarlığa karşı direndiler. Onlar kendilerine yakışanı yaptılar. Onlar vakti gelmiş bir fikrin militanıydı, bunun için hiçbir ordu önlerinde duramadı, duramayacakta. Geride kalanlar onların mücadelelerinin takipçileri olacaktır."
Cenazeye saldırı
Elazığ Devlet Hastanesi’nden alınarak Mardin’e götürülen Dilber Bozkurt’un cenazesi Dargeçit’te kitlesel olarak karşılandı. Kitleyi ablukaya alan polis herkesi tek tek GBT kontrolünden geçirdi. Esnafın kepenk açmadığı ilçede halk cenazeyi omuzlayarak ilçe mezarlığına doğru yürüyüşe geçti. Kitleyi dağıtmak için gaz bombası ve tazyikli su kullanan polis, tabutu taşıyanlara da saldırdı. Saldırılara direnişle karşılık veren halk yürüyüşe devam ederek Seyid Hasan Mezarlığı'na vardı. Bozkurt sloganlarla toprağa verilirken babası Ramazan Bozkurt, "Şehitlerimizin yolunda yürümeye devam edeceğiz. Kürdistan'ın başı sağ olsun" dedi.
İdil’in 2 şehidi daha
Şırnak'ın İdil ilçesinde katledilen Fidan Arslan, Muş'un Bulanık ilçesine bağlı Çataklı (Hesengoran) Köyü'nde toprağa verildi. Kızıltepe Devlet Hastanesi'nden alınan Arslan'ın cenazesi köy mezarlığında "Şehîd namirin" sloganıyla toprağa verildi.
İdil'de katledilen ve cenazesi Mardin’de bekletilen Siirt doğumlu Asya isimli kadının ise cenazesi için başvuru olmadığı için bugün kimsesizler mezarlığına defnedilmesi bekleniyor.
Yoldaşlarının yanına
Şırnak'ın Cizre ilçesinde katledilen ve cenazesi otopsi için götürüldüğü Antep'te defnedilen Selami Yılmaz'ın cenazesi, kimliğinin kesinleşmesinin ardından ailesi tarafından alınarak Cizre'ye götürüldü. Yılmaz'ın cenazesi ilçe girişindeki polis noktasında uzun süre bekletildikten sonra zırhlı polis araçları eşliğinde Yafes Mahallesi'ndeki çocuk mezarlığına getirildi. Yılmaz'ın naaşı, Cizre'de katledilen ve isimleri belirlenemeyen direnişçilerin yanında toprağa verildi.
Taziyeye engel
Türk devleti cenaze törenleri gibi taziyeleri de engelliyor. İdil'de katledilen Vasfi Kaya için Muş'un Bulanık ilçesine bağlı Yenimahalle'de bulunan Hz. Ömer Camii'nde kurulmak istenen taziye valilik tarafından engellendi. Nusaybin’de şehit düşen Urfa doğumlu YPS’li Mehmet Temizer için memleketi Ceylanpınar'da kurulmak istenen taziye ise AKP'li belediyenin engeline takıldı. Yeğenin cenazesinin halen direniş alanında ve arkadaşlarının yanında bulunduğunu ve vasiyeti üzerine Nusaybin'de defnedileceğini belirten Fikret Temizer, engelleme nedeniyle taziyeleri Barış Mahallesi'ndeki evlerinde kabul ettiklerini söyledi.
Amed’de 40 cenaze
Amed’de devlet güçlerinin saldırılarının 99. günü olan 9 Mart’ta "operasyon sona erdi" açıklaması ardından "çatışma süsü" verilerek ilçede 23 kişi katledildi. Sur’dan çıkartılan cenazelerden 8’i Amed’de kalırken, 15’i de Elazığ ve Malatya’ya gönderildi. 21 Mart’ta Sur’dan 5 cenaze daha Malatya’ya götürüldü. Amed’de Sur’un dışında Kaynartepe ve Bağlar’da katledilenlerle birlikte morglarda bekletilen cenazelerin sayısı 40’a ulaşıyor. Kimlik teşhisi için DNA test sonuçları beklenirken, bazı cenazeler tanınmayacak durumda.
MALATYA
Sur’da çatışma süsü verilerek katledilenlerden 8’i 14 Mart tarihinde Malatya ATK'ye götürüldü. Mazlum Karakoç ile Cihat Türkan'ın (32) cenazeleri aileleri tarafından alınarak defnedildi. Dün de DNA eşleşmesi sonucunda Mehmet Ramazan Yalvarma ve Cüneyt Aydemir'in kimlikleri teşhis edildi. Aileler cenazelerini alarak memleketlerine götürerek defnetti. 21 Mart’ta Sur’dan Malatya ATK’ye götürülen ve kimi ailelerce yapılan başvurulara rağmen kimlikleri teşhis edilemeyen 5 cenazeyle birlikte buradaki morgda bekletilen cenazelerin sayısı 9’a ulaştı.
ELAZIÐ
Elazığ Adli Tıp Kurumu'na, 14 Mart tarihinde Sur'dan getirilen 7 cenazeden Dilber Bozkurt'un cenazesi kimliğinin belirlenmesi üzerine önceki gün ailesi tarafından teslim alınmıştı. "Güvenlik" gerekçesi nedeniyle önceki gün ailelerine verilmeyen Mahsum Gürkan ve Sinan Duman'ın cenazeleri ise dün teslim alınarak defin için Amed’e götürüldü. Halen Elazığ ATK'de bulunan 4 cenazeden Eşref Polat ve Uğur Burakmak'ın cenazeleri de teşhis edilmelerine rağmen ailelerine teslim edilmiş değil.
AMED
Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki Sur’dan çıkartılan 8 cenazeden şimdiye kadar Fırat Çelik ve Oğuz Yılmaz toprağa verildi. Kimlik teşhisi yapılan Gülistan Aysal da önceki gün ailesi tarafından alınarak defin için Bitlis’e götürüldü. Hastanede hala Sur’dan götürülen 5 cenaze teşhis için bekliyor. Kayapınar’da polisin bir eve yaptığı baskında infaz edilen HPG’li olduğu açıklanan Beşti Tasalı’nın (Rizgar Çewlik) ile Bağlar’da katledilen 6 kişinin cenazesi de aynı hastanede bulunuyor. Selahattin Eyyübi Devlet Hastanesi morgunda ise 4 cenaze bulunuyor. Cenazelerden birisi Yenişehir ilçesinde bilinmeyen bir cismin patlaması sonucu yaşamını yitiren Eyüp Yılmaz’a (19) ait. Aile, cenazeyi almak için DNA test sonucunu bekliyor. Aynı hastanede 1’i Bağlar, 2’si de Sur’dan götürülen iki cenaze daha bulunuyor.
SUR
Sokağa çıkma yasağının devam ettiği Sur’da en az 11 cenaze ise aylardır devam eden sokağa çıkma yasağı ve abluka nedeniyle alınamıyor. 16 yaşındaki Ramazan Öğüt 30 Aralık; 17 yaşındaki Rozerin Çukur 8 Ocak; 19 yaşındaki Turgay Girçek ve 28 yaşındaki Gündüz Akmeşe 16 Ocak; Hakan Aslan 22 Ocak; 13 yaşındaki Cihat Morgül 2 Şubat; 23 yaşındaki Mahmut Oruç 5 Şubat; 21 yaşındaki Vedat-Welat Bilen 6 Şubat; 18 yaşındaki Erhan Keskin’in cenazesi 12 Şubat’tan bu yana abluka altındaki ilçeden alınamıyor. Sur’da ayrıca yaşamını yitirdikleri açıklanan YPS’li Barış Koç ve Erdal Tekin’in cenazeleri de bulunuyor.
DNA testleri bekleniyor
MEYA-DER yöneticisi Ayşe Dicle’nin verdiği bilgiye göre, aileler çocuklarının cenazelerini alabilmek DNA eşleşmesinden çıkacak sonuçları bekliyor. Amed’de cenazelerini almak için hastaneye giden aileler TEM Şube’ye yönlendiriliyor, hakaret ve baskıya maruz kalıyor. DNA testi için kardeşlerden alınan kan örneği ise geçersiz sayılıyor. Cenazelerini almaları daha büyük bir zulme dönüşen aileler ikinci kez kan vermek zorunda kalıyor. Sadece anne ve babalardan kan örneği isteniyor.
HABER MERKEZİ