İzmir’de bulunan STK temsilcileri, cezaevlerinden cenazelerin çıkmaması için taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini söyledi.
Demokratik Alevi Derneği (DAD) Eşbaşkanı Hüseyin Ozan, 7 Haziran’dan bu yana Türkiye’de demokrasi güçlerine yoğun bir saldırı olduğunu, barış umudunun ayaklar altına alınmasıyla binlerce insanın canından olduğunu vurguladı. AKP iktidarının savaş politikalarından kaynaklı şehirlerin yerle bir edildiğini ve on binlerce insanın cezaevlerine doldurulduğunu dile getiren Ozan, şunları söyledi: “Bugün için cezaevlerinde 44 günü bulan açlık grevi tutuklular üzerinde kalıcı hasarlar bırakabilir. Bu ülke çok ölüm ve zulüm gördü. Artık daha fazla ölüme tahammülümüz yok. Cezaevlerinde sürdürülen baskılar son bulmalı ve tutsakların talepleri karşılanmalı.”
Yakınları cezaevinde bulunan tutuklu ailelerinden Yahya Kezer de, 1980’li yıllarda yaşanılanların tekrarlandığını belirterek, “Şimdi aynı politika, faşist düşünce tekrar siyasi tutsaklar üzerinden deneniyor. Biz artık bunu kabul etmiyoruz” diye konuştu.
Çocuklarımız ölmesin
İzmir Barış Anneleri Meclis üyesi Behiye Yalçın ise cezaevlerinde ölümlerin yaşanmaması için Adalet Bakanlığını göreve çağırdı. Yalçın, “Çocuklarımızın üzerinden bu hukuksuzluk kalksın. Yetkililer bir an önce açlık grevine ses vermeli; baskı ve zulme son vermelidir. Onların mücadelelerini sonuna kadar destekleyip yanlarında olacağız” dedi.
KHK ile kapatılan TUHADER üyesi Selim Bahadır da cezaevlerinde yaşanan baskı ve zulme herkesin ses çıkarması gerektiğini dile getirdi. Tutsakların bedenlerini ölüme yatırdığını sözlerine ekleyen Bahadır, cezaevlerinde ölümlerin yaşanmaması için taleplerinin bir an önce kabul edilmesi gerektiğini söyledi.
Kapatılan Yakınlarını Kaybeden Aileler Derneği (YAKDER) Eş Sözcüsü Zarife Karasungur ise şunu vurguladı: “Artık cezaevlerinde ölüm değil insanların sağlıklı mutlu çıkmasını istiyoruz.”
Özgür Kadın Hareketi (TJA) aktivisti Melis Akgül ise Türkiye halklarının direnişi sahiplenmesi gerektiğini söyledi.
İZMİR