AKP’li Muş Belediye Başkanı Feyat Asya’nın talimatıyla Kürt yazar, şair ve çevirmen Zeynel Abidin Han’ın cenazesi cenaze aracından indirildi. İmam ise Varto kayyumunun talimatıyla cenaze namazını kılmadı.
Almanya’nın Berlin kentinde 25 Şubat gecesi geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitiren Kürt yazar, şair ve çevirmen Zeynel Abidin Han, memleketi Muş’un Varto ilçesine getirildi. Ailesi ve yakınları tarafından havaalanından alınan Han’ın cenazesi, Muş Belediyesi’ne ait cenaze nakil aracı ile memleketi Varto'ya ulaştırılmak üzere yola çıkarıldı. Polis arama noktasına takılan cenaze konvoyu, gerekçe gösterilmeksizin uzun bir süre bekletildi. Tekrar Varto'ya doğru hareket eden cenaze konvoyu bu kez Muş Belediyesi’nin AKP’li Belediye Başkanı Feyat Asya’nın talimatıyla Muş-Varto yolunda durdurularak, cenaze araçtan indirildi.
Han’ın cenazesi, karşılanma konvoyun da bulunan bir pikap kasasına konularak Varto'ya ulaştırıldı.
İkinci kez polis engeli
Varto halkı tarafından karşılanan cenaze konvoyu, yine polis engeliyle karşılaştı. Defin işlemine herkesin giremeyeceğini, "yoğun katılımın tahriklere yol açacağı" bahanesiyle izin vermeyen polis, sadece yakın akrabalarının katılımıyla Han’ın defnedilebileceğini belirtti.
Belediye bünyesinde çalışan imamın Varto kayyumunun talimatıyla cenaze namazını kılmaması üzerine Han’ın Varto Cemevi’ne getirilen cenazesi yakınları tarafından kılınan namazın ardından ilçe mezarlığa defnedildi. Han’ın taziyesi ailesinin evinde kabul ediliyor.
Kürt düşmanlığı ahlaksızlığa vardı
Han’ın cenazesine yapılanlara tepki gösteren Halkların Demokratik Partisi (HDP) Muş Milletvekili Mensur Işık, “AKP’nin Kürt düşmanlığının boyutu açısından çok çarpıcı bir ahlaksızlık örneği” olarak değerlendirdi. Işık, “Bu AKP’nin Kürt halkına düşmanlığının geldiği aşamayı gösteriyor. ‘En iyi Kürt ölü Kürt’ anlayışıdır. Bunu anlayamamış, AKP’de siyaset yapan, kendisine Kürt veya Müslümanım diyen zavallı kişiler var. Bu zihniyet için Kürt’ün HDP’lisi, KDP’lisi, Rojavalısı hiç fark etmez. Artık halkımız bunların gerçek yüzünü görmeye başlamıştır ve daha da görecektir” dedi.
Uygulamanın, 30 Ekim 2014 tarihli Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısında alınan “Çöktürme Planı”nın bir parçası olduğunu ifade eden Işık, “PKK’lilerin cenazelerinde yapılmaya başlanan bir uygulama, daha sonra Kürt siyasetçilerin cenazelerinde de uygulandı. Bunun anlamı açıktır; Kürt’ün dayanışmasını, acısını ortaklaştırmasını, bir arada bir halk olması olgusunu, değerinin ortaya çıkmasını kendisince engellemeye çalışmaktır” diye konuştu.
Kayyumlar bunu içindir
Kayyumların Kürt halkının tüm değerlerini yok etmeye çalıştığını söyleyen Işık, şunları ifade etti: “Varto kayyumunun cenaze namazına izin vermemesi insani, dini ve hukuki bir durum değildir. Kayyumları zaten bunları yapmak için görevlendirdiler. Kürt halkının bütün değerlerine düşmanlık etmek için vardırlar, Varto kayyumu ilk geldiğinde, Varto ilçedeki dil ve kültür kurumunu kapattı, kadın kurumunu kapattı. Gayri insani olmak, gayri ahlakilik, hukukun ve dinin de temel ilkelerini aşağılıkça çiğnemek, onların özünü yansıtıyor. Evet, Zeynel Abidin Han bir Alevi, Kürt yazar, şair, entelektüel ve siyaset ile ilgisi olmayan, kültürel faaliyetler yapan bir kardeşimizdi. AKP’nin Kürt düşmanlığının boyutu açısından çok çarpıcı bir ahlaksızlık örneğidir. Bunu böyle bırakmayacağız, her şekilde ve her ortamda bunun hesabını soracağız. Bundan ne ailenin ne Kürt halkının ne de buna dair içinde öfkeyi barındıran halkımızın şüphesi olmasın.”
MUŞ