Geçen hafta yazdığım gibi konferansta uluslararası kurumlar, otuza yakın devlet var. Kürtlerin gerçek temsilcileri yok. Lozan’da Zülfü Tigrel ve Fevzi Pirinçioğlu’nun uğursuz rolünü üstlenmiş beş Kürt kökenli kişi var.
PYD lideri Salih Muslim Cenevre’de. Konferans’ı ablukaya almış. Bir şeyler yapabilmek için çabalıyor. Hürriyet gazetesinde Cansu Çamlıbel ile röportaj yapmış. Uzun bir röportaj. Cansu Çamlıbel’in sorularına yer yer esprili politik cevaplar vermiş. Mesela “Amerika B.Elçisi Robert Ford bana ambargo koymuş. Üç sefer vize talebimi reddettiler. ABD’nin şahsen benimle teması yok. Ama parti ile var. Temsilcilerimizle görüşüyorlar. Ne bileyim bıyıklarımı sevmiyorlar belki” diyor. “Barzani’nin küçük kardeşi olmayız” diyor. G.batı Kürdistan’a uygulanan siyasi ve insani ambargonun altında galiba bu küçük kardeşliği kabul etmemek yatıyor. Kürtler artık G.Batı Kürdistan’ı küçük kardeş olarak görmemeli. G.Batı Kürdistan diğer üç parça gibi büyük kardeştir. Doksan yıllık pratiği, özellikle son kırk yılda ödediği bedeller ortadadır. C.Çamlıbel soruyor, “Türkiye’de ateşkes var. PKK gücünü Suriye’ye kaydırdı. YPG ile birlikte savaşıyor. Doğru mu?” Muslim yine kısa ve politik bir biçimde yanıtlıyor soruyu: “Yok, algı öyle olabilir, ama gerçek değil. PKK saflarında binlerce G.Batı Kürdistanlı var. Bunu TC de biliyor. Bu insanlar uzaydaki bir gezegene gitmemişler. Kendi topraklarına dönmüşlerdir. Türkiye toplumunun, idarecilerinin anlamadığı, anlamak istemediği sorun budur. Türkiye nasıl Orta Asya’daki kardeşleri ile ilgili ise biz Kürtlerde hangi parçada olursak olalım diğer parçadaki kardeşlerimizle o kadar ilgili olmak zorundayız. Bu bizim Kürt olma bilincimizin bize bir emridir!” Anlaşıldımı…
Cenevre’deki konferans devam ededursun. G.Batı Kürdistan’da Kobani Kantonu da özerkliğini ilan etti. Halk Kobani Kantonu’nun özerkliğini büyük bir çoşku ile karşılayıp, kutladı. Sırada Efrîn var. Keşke koşullar müsait olsa idi, bağımsızlıklarını ilan etselerdi. Ortadoğu’da 22 Arap devleti var. 4 tanede Kürt özerk bölgesi ya da bölge federasyonu olsun. Kıyamet mi kopar. Şüphesiz ki kıyamet kopmaz. Sadece sömürgeci sistemlerin tansiyonu yükselir o kadar.
Kürtler iktidar olmalılar. Bu iktidar olma biçimi çeşitli biçimlerde olabilir (Özerklik, Kürdistan Federal Bölgesi, Bağımsızlık). Ama mutlaka iktidar sahibi olmalıdırlar. Kendi kendilerini özgür bir biçimde yönetebilmelidirler. Yeraltı ve yerüstü kaynaklarını kullanabilmek için sömügeci sistemlerin, artıklarının rızasına ihtiyaçları olmamalıdır. O zaman siyasal bir subje olarak kabul edilecek, uluslararası konferanslara kimlikleri ile davet edileceklerdir. Bunu böyle bilmekte, bilince çıkartmakta Kürt toplumu açısından büyük fayda vardır.
KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA:
* 29 Ocak 1930’da Ağrı Milli Hareketini bastırabilmek için Türkiye ile İran arasında sınır düzenlenmesi yapıldı.
* 29 Ocak 1989’da Siirt’in Newala kasaban mevkiinde toplu bir mezar bulundu. Mahsun Korkmaz, Mehmet Sevgat ve birçok gerillanın cenazelerinin burada olduğu biliniyor. Türkiye devleti şimdilerde burada yol çalışması yapmakta, cenazelerin üstünü asfalt’la kapatmaktadır.
* Şark Postası dergisi Apê Musa tarafından 30 Ocak 1950’de İstanbul’da çıkarılmaya başlandı.
* 1 Şubat 1979 tarihinde Kawa dergisinin ilk sayısı İstanbul’da yayınlandı.
* Rewşen dergisi 1 Şubat 1992 de ilkönce Avrupa’da daha sonrada İstanbul’da çıkarıldı.