Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu Berlin’de Almanya Nasyonal Sosyalist Yeraltı Örgütü (NSU) tarafından katledilen yurttaşların aileleri ile bir araya geldi. Dışişleri Bakanı haklı olarak “Bu ırkçı bir saldırıdır. Adil bir yargılama için gereken tüm hassasiyeti göstereceğiz.” Dedi. Bakan Beye göre “Almanya’da Türkleri katletmek ırkçılık.” Ama Türkiye’de Alevileri yakmak “Irkçılık değil!!!” İnsanlığa karşı işlenmiş suç olduğu insanlık vicdanında ve hukukta tartışma götürmez olan Madımak Katliamı Davası için verilen “Zaman aşımı” kararına Başbakan, “Bu karar Türkiye’ye hayırlı uğurlu olsun!” demesi “Zinhar ırkçılık olmaz!” Sayın Bakan, siz tecrübeli ve mahir bir diplomat ve akademisyensiniz, bu ırkçılığın evrensel bir kriteri olmalı… Almanya’da insanlığa karşı suç işleyen, Türk oldukları için insanları katleden Naziler ırkçı ise (Ki öyledir) Türkiye’de aydın, yazar, sanatçı, ozan oldukları, Alevi oldukları ve Pir Sultan Abdal’ı andıkları için katledilenleri yakanlar da ırkçıdır.

“Dünyanın üstünde kurulu direk/ Emek zay olmadan sızlar mı yürek?/ Bu düzeni kim kurmuş? Bizler de bilek./ Söyle canım söyle dinlesin canlar… Pir Sultan Abdalım farz ile sünnet/ Yola gelmeyene edilmez minnet/ Cümlenin muradı dünyada cennet/ Söyle canım söyle dinlesin canlar.” Piri Piran Pir Sultan Abdal’a ait bir deyiş…
Gerçi Bülent Arınç ve ecdadı için bu “Sapkınlık, rafıziliktir.” Zira muhterem zevat “Dünyalığını hallettiği” için uhrevi algısı baskındır. Bundan olacak “Barış için” Türkiye sınırları dışına çıkan gerillalara “Cehennemin dibine gitsinler!” Bedduasını “Caiz” gördü. Bununla da yetinmedi “Ecdadı” Ebu Suud Efendi’den aldığı hüccet ile “Cennete gitmenin kriterlerini” de sıraladı. Bülent Bey vaktiyle “Kürtçe de dil mi?” manasında alay etmişti. Kendi adıma şaşırmadım Bülent Beyin “Cennet, cehennem” tefsirine. “Ecdadı” Ebu Suud da aynı dertten mustaripti! Hazret (!) Yunus Emre’den üç yüz yıl sonra, kendisine “Tevcih olunan” Yunus Emre’nin “Cennet mes’elesi” karşısında “Cennet hakkında söyledikleri kelime-i şenia küfr-i sarihtir. Kafir olduğundan gayrı katilleri mubahtır.” Demiş. Bu minval üzere kendini uhrevi alemin, “Cenneti alanın” sahibi gören zihniyet ötekilere hep cehennemi “Mubah” görmüştü.
Değerli okurlar, mutlaka izlemiş olmalısınız! Madımak Oteli’nin önünde “Tekbir” getirerek “Katliam” hazırlığı yapanlar “Yakın… Oteli yakın!” diye bağırıyorlar! Bir cani, ırkçı/faşist oteli ateşe verdiğinde yükselen alevler karşısında haz duyan caniler “İşte cehennem ateşi yandı!” diyorlardı. O vakit mensup olduğu partinin “Belediye Başkanı” Temel Karamollaoğlu katliamcı, ırkçılara “Gazanız mübarek olsun!” demiş ve yine aynı belediyenin “Meclis üyesi” Cafer Erçakmak katliamı bizzat yönetmiş, Bülent Bey bundan hiç rahatsız olmamıştı. Bülent Bey “Devri iktidarları” da dahil, 19 Yıl güya “Aranırken” evinde “Huzur içinde” ölen, insan yakan Cafer Erçakmak gibi bir katile “Cenneti reva” görmüş müdür???!!!
Bakınız Derviş Yunus ne diyor “Din ve millet sorar isen/ Aşıklara din ne hacet?/ Aşık kişi harap olur/ Aşık bilmez din diyanet!” İnsanlık tarihi için filozoflar çok yorum yaptı. Bu yorumlara şunu da eklemek gerek. Dünya insanlık tarihi Hak ve Hakikat yolunda aşk ile takvanın çatışmasıdır! Aşk Hak ve Hakikat yolunda bir ermişlik hali, takva ise “korku ve sakınma” halidir. Takvayı egemen kılmaya çalışanlar, İmam Hüseyin’ni Kerbela’da katleden, Hallacı Mansur ve Seyit Nesimi’nin derisini yüzen, Pir Sultan Abdal’ı ve Pir Seyit Rıza’yı idam eden, Madımak’ta 35 canımızı yakan canilerdir. Hak ve Hakikat aşığı ermiş Yunus “Sen sana ne sanırsan/ Ayruğa da onu san/ Dört kitabın manası/ Budur eğer var ise” diyor.  
Ve Bülent Bey’in “Cenneti” için bakınız Aleviliğin serencamı Yunus Emre ne diyor? “Aşkın aldı benden beni/ Bana seni gerek seni/ Ben yanarım dünü günü/ Bana seni gerek seni… Ne varlığa sevinirim/ Ne yokluğa yerinirim/ Aşkın ile avunurum/ Bana seni gerek seni… Aşkın aşıklar öldürür/ Aşk ummanına daldırır/ Tecelli ile doldurur/ Bana seni gerek seni… Aşkın şarabından içem/ Esrik olup benden geçem/ Sensin dünü gün endişem/ Bana seni gerek seni… Sofilere sohbet gerek/ Ahilere ahret gerek/ Mecnunlara Leyli gerek/ Bana seni gerek seni… Cennet cennet dedikleri/ Birkaç köşkle birkaç huri/ İsteyene ver anları/ Bana seni gerek seni… Yunus durur benim adım/ Gün geçtikçe artar odum/ İki cihanda maksudum/ Bana seni gerek seni” Bülent Bey, Cennet sizin olsun! Halkların, inançların eşit ve emeğin özgür olduğu bir dünya da bizim…